Kategoriler
güncel

SALGINLAR VE KENTSEL YOĞUNLUĞUN GELECEĞİ

Covid-19 salgını, kent yoğunluğu konusunda planlamacılar, mimarlar ve politika yapıcılar için birçok zorlu soruyu ortaya attı. Uzun süredir araştırmacılar yoğun kullanımlar için gerekçeler hazırlamasına rağmen, Covid-19 virüsünün yarattığı tehdidin, yoğun şehirlerin bir risk alanı olarak görülmesine ve yoğunlaşmanın gözden düşmesine neden olacağına dair endişeler var. Gerçekten de birçok çaba, virüsün yayılmasını kontrol etmek için açıkça “yoğunlaşmayı azaltma” stratejilerine odaklanıyor. Buna kampüsteki insanların yoğunluğunu azaltmak için lisans öğrencilerinin evlerine gönderildiği Harvard vb. üniversiteler de dahil.

Birçok planlamacı, yoğunlaşma alanlarını önlenmeye odaklanmanın, pandemi bittiğinde insanların yoğunlukta daha az bulunmak istemesini getirmesinden endişe duyduklarını ifade etti. Planlamacılar yoğunlaşmayı sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için kilit bir strateji olarak görüyorlar. İklim değişikliğinin etkileri belirgin hale geliyor ve şehirlerin dağınık gelişim ve yayılmasıyla ilişkili enerji ve çevresel maliyetleri ele almak zorunda kalınıyor. Kompakt şehirlerin, akıllı büyümenin ve yüksek yoğunluğun pandemi nedeniyle kaybedilebileceğine dair endişelere rağmen, bu tür durumlarda potansiyel etkiyi tahmin etmek zor oldu. Yüksek yoğunluklu yerleşimlerde, hijyen endişeleri ve yoğunluk algıları arasındaki ilişkinin iyi anlaşılmadığı ve yeterince araştırma yapılmadığı ortaya çıktı.


Virginia Sağlık Bülteni’ndeki 1908 tarihli bir illustrasyon örneği, banliyö yaşamının kırsal koşullarını tehdit eden kentsel hastalıkları gösteriyor.

Orta çağın sonlarında, Avrupa şehirlerinin varlıklı sakinlerinin veba sırasında şehirlerden çekildiler. Benzer bir paterni (deseni) takiben, mevcut Covid-19 pandemisinde de, haberlerde, zengin şehirlilerin kırsal tatil mülkleri veya ikinci evlerine taşındığı örnekleri gördük.Bu süreçte, şehirler sefalet, banliyöler ise kırsal ve güvenli ortamlar olarak görülüyor.

Pandemi öncesinde, hijyen ve yoğunluğun zıtlığı arasındaki ilişki hakkında çağdaş araştırmaların olmaması benim ilgimi çekiyordu. Bu boşluk özellikle ilginçti, çünkü insanların kentsel yoğunluğa yönelik tutumlarının, hijyen endişelerinden etkilenebileceğini öne süren önemli bir önemli kanıtlar var. Tarihsel olarak, örneğin, yoğun yerleşimler artan hastalık riski ile ilişkilendirilmiştir. Mikroorganizmalara bağlı olarak araştırmacılar, neredeyse tüm bulaşıcı hastalıkların şehirciliğin ortaya çıkmasından kaynaklandığını iddia etmişlerdir (1).

Yoğun kentsel yerleşimler ve hastalık iletimi arasındaki ilişkinin bir sonucu olarak – halk sağlığında “kentsel ceza” olarak adlandırılan bir fenomen – şehirlerden dağılma,bulaşıcı hastalık salgınlarına bir tür etkili bir yanıt olarak görülmektedir. Orta çağın sonlarında, Avrupa şehirlerinin varlıklı sakinleri sık sık veba sırasında şehirlerden çekildiler (2,3). Benzer şekilde, Oxford Üniversitesi’ndeki öğrenciler ve öğretim üyeleri, salgın zamanlarında kırsal alanlara taşındı. Hijyen, sağlık ve kentsel yoğunluk algıları arasındaki bağlantı, şehirlerin genellikle fırtınalı ve banliyö ortamlarının daha pastoral ve güvenli olarak (4) olarak tasvir edildiği, 19. ve 20. yüzyılın başlarındaki sağlık yayınlarında (bu makaleye eşlik eden görüntüde olduğu gibi) görülebilir. Benzer bir paterni takiben, mevcut Covid-19 pandemisinde de, haberlerde, kırsal tatil mülklerine veya ikinci evlerine kaçan zengin şehirlilerin örneklerini bildirmiştir (5). Biyomedikal açıdan bakıldığında da, popülasyon yoğunluğunun influenza dahil fekal-oral ve solunum yolları yoluyla bulaşan hastalıkların bulaşma oranlarıyla pozitif ilişkili olduğu gösterilmiştir (6,7).

“Şehirlerin bulaşıcı hastalıklardan dolayı artan riskli bölgeler olarak görülebileceğine dair tarihsel ve çağdaş kanıtlar karşısında, insanların yoğunluk algıları gerçekten hijyen endişelerinden etkileniyor mu?” Bu soruya yönelik doğrudan bir araştırma yapılmaması, bu konuyu keşfetmek için bir deney tasarlamamı sağladı. Deney, “bir insanın günlük yaşamının çoğunun bilinçli niyetleri tarafından değil, bilinçli farkındalığın dışında çalışan bilinçaltı zihinsel süreçler tarafından belirlendiğini iddia eden psikoloji ve ilgili davranış bilimleri araştırmalarının üzerine kurulmuştur. (8)”

Algıları şekillendiren bilinçaltı faktörler üzerine yapılan kapsamlı araştırmamızın bir yönü, bir uyarıya maruz kalmanın diğerine olacak yanıtı etkilediği bir alan olan “ön-hazırlama” üzerine yoğunlaşmıştır. Ön-hazırlama çalışmaları, örneğin, bir şişe el dezenfektanı veya el mendilleri kullanma talebi gibi fiziksel temizlik ile ilgili bir hatırlatmaya veya “ön-hazırlanmaya” maruz kalan bireylerin, daha politik ve ahlaki olarak muhafazakar olduklarını bildirmişlerdir (9). Ön-hazırlama çalışmaları sosyal psikoloji ve ilgili davranış alanlarında neredeyse her yerde yaygınlaşmıştır, ancak kentsel bağlamları nadiren incelemişlerdir ve yoğunluk konusunu ele almamıştır. Denemem, yoğunluk algılarının, diğer pek çok sosyal, politik ve ahlaki tutum gibi, ön-hazırlama yoluyla etkilenip etkilenmediğini inceleyerek bu boşluğu ele almaya çalıştı.


Rio de Janeiro. Yasemin Olgunoz Berber/Shutterstock

Deney, davranışsal deneyler için alan sağlayan Harvard Karar Bilim Laboratuarı’nda gerçekleştirildi. İki görsel tercih anketine ve iki anlatı senaryosuna katılan 437 katılımcı deneyde yer aldı. Katılımcılar rastgele dört gruba ayrıldı. Kontrol grubundaki kişiler, farklı yoğunluk ayarlarının görüntülerini (Lincoln Enstitüsü’nün Görselleştirme Yoğunluğu Veritabanından) inceledi ve puanladı. Ayrıca mahallelerinde varsayımsal yoğunluk artışı ile ilgili soruları cevapladılar. Üç ayrı odaya yerleştirilen diğer gruplardaki katılımcılar da aynı görevleri üstlenmiş ancak hijyenle ilgili üç farklı tutuma maruz kalmışlardır. Bir gruptan soğuk algınlığı ve grip riskine bağlı soruları yanıtlamadan önce ve sonra ellerini dezenfekte etmesi istendi; bir grubun, çalışma alanlarına muz kabukları bırakıldı ve soruları cevaplamadan önce bunları çöp kutusuna atmak zorunda kaldı; ve son grup seansın başında odaya sokulmuş olan osuruk spreyine (evet, osuruk spreyi!) maruz kaldı. Bu tutumların her birinin ilkelerinin politik, sosyal tutumları ve ahlaki yargıları etkilediği gösterilmiştir ve amaç yoğunluk algılarının benzer şekilde biçimlendirilebilir olup olmadığını görmektir.


Köyceğiz/ CittaSlow

Çalışmanın bulguları, hijyen hazırlığının yoğunluk algıları üzerinde tutarlı bir etkisi olmadığını göstermiştir. Ön-hazırlama araştırmalarının geniş içeriği, şimdiye kadar test edilen neredeyse tüm algıların ve tutumların görünüşe göre hazırlanabileceğini gösterdiğinden bu sonuç şaşırtıcıdır. Yoğunluk algılarının benzer şekilde biçimlendirilebilir olmadığı tespit edilmişse de, bu algıları değiştirmek için bir dizi bilinçaltı müdahale yolu açılmış olabilir. Bu yöntem kulağa çok uzak gelebilir veya sadece bilim kurgu alanından örnekler görülebilir, ancak hükümetler ve özel şirketler henüz kentsel planlama konusunda ciddi yaklaşmamalarına rağmen, bu tür çabalara girmeye başladılar.

Hazırlama ile ilgili araştırmanın pratikte ve bazen endişe verici bir şekilde uygulanmasının birçok yolu vardır. Örneğin, kamu politikasında daha geniş çapta birçok hükümet, vatandaşların davranışlarını etkilemek için “dürtme” uygulamaya çalışmıştır. Bu bağlamda, Birleşik Krallık/İngiltere hükümeti, davranışsal araştırmaları kullanmayı amaçlayan bir Davranışsal Analiz Ekibi veya “Dürtme Birimi” kurmuştur. (10) Özel sektörde çikolatanın kokusunun insanları daha fazla kitap satın almaya motive ettiğini ileri süren araştırmalar da dahil olmak üzere, kullanıma hazır araştırmalar, şirketlerin, müşteri algılarını ve satın alma davranışlarını etkilemek için mağazalara 300’den fazla farklı koku dağıtabilen koku teknolojileri geliştirmesine yol açmıştır.


Dünyanın en kalabalık şehri/ Shibuya Crossing, Tokyo. tomlamela/iStock

Ön-hazırlama literatüründe ele alınan olguların büyük çoğunluğunun aksine, burada açıklanan deney, yoğunluk algılarının hijyenön- hazırlamasına nispeten dirençli olduğunu düşündürmektedir. Bu bulgunun önemli planlama sonuçları vardır. İlk olarak, mevcut Covid-19 salgınının insanların yoğunluktan uzak durma tutumlarını etkileyeceğine dair planlamacıların ve tasarımcıların endişelerini değerlendirmek için bir yol olabilir. Çalışma, insanların değişken yoğunluk tercihlerine sahip olmalarına rağmen, bunların hijyen ipuçlarına-dürtmelerine maruz kalınmasıyla önemli ölçüde değişmeyeceğini gösterdi. Sonuçlar, pandeminin insanların yoğunluk tercihlerini etkilemeyebileceğini düşündürse de, planlamacıların ve tasarımcıların, neden kentsel yoğunlukları değiştiren müdahalelerine tepkilerde bu kadar zorlandığını da açıklamaya yardımcı oluyorlar.

Deney, yoğunluk tercihlerinin şimdiye kadar incelenen diğer algıların çoğunluğundan daha kararlı olabileceğini kanıtlıyor. Buna bağlı olarak yoğunlukları değiştirme çabalarını şüpheyle karşılayan halkları kazanmak için daha kapsamlı çabaların çalışmalara eşlik etmesi gerekeceğini de gösteriyor. Belirli hijyen ve yoğunluk konularını göz önünde bulundurmasının ötesinde, burada açıklanan çalışma, planlama ve tasarımın davranışsal boyutlarına çok daha fazla dikkat gösterilmesini ve kentsel planlama araştırmalarında daha fazla deney kullanımı da dahil olmak üzere çeşitli yöntemleri genişletmeyi/geliştirmeyi tartışmaktadır.

Michael Hooper, Harvard Tasarım Enstitüsü’nde (GSD) Şehir Planlama Doçentidir.  “Flatulence, Filth, and Urban Form: Do Primes for Hygiene Influence Perceptions of Urban Density?” çalışması, Journal of Planning Education and Research Dergisinde yayınlandı.

(1) James C. Scott, Against the Grain: A Deep History of the Earliest States (New Haven, CT: Yale University Press, 2017).

(2) Ann G. Carmichael, Plague and the Poor in Renaissance Florence (Cambridge: Cambridge University Press, 1986).

(3) William J Courtenay, “The Effect of the Black Death on English Higher Education,” Speculum 55, no. 4 (October 1980): 696-714.

(4) Virginia Department of Health, “Scarlet fever, diphtheria, and disinfection,” Virginia Health Bulletin 1, no. 6 (1908): 216.

(5) Amanda Holpuch, “Luxury resorts face coronavirus crisis as the 1% flee cities for holiday hideaways,” The Guardian, April 4, 2020.

(6) Alirol, E., L. Getaz, B. Stoll, F. Chappuis, and L. Loutan. 2011. “Urbanisation and Infectious Diseases in a Globalized World.” The Lancet Infectious Diseases 11 (2): 131-141.

(7) Xiao, H., X. Lin, G. Chowell, C. Huang, L. Gao, B. Chen, Z. Wang, L. Zhou, X. He, H. Liu, X. Zhang, and H. Yang. 2014. “Urban Structure and the Risk of Influenza A (H1N1) Outbreaks in Municipal Districts.” Chinese Science Bulletin 59 (5-6): 554-562.

(8) John A. Bargh and Tanya L. Chartrand, “The Unbearable Automaticity of Being,” American Psychologist 54, no. 7 (July 1999): 462–79.

(9) Erik G. Helzer and David A. Pizarro, “Dirty Liberals! Reminders of Physical Cleanliness Influence Moral and Political Attitudes,” Psychological Science 22, no. 4 (March 2011): 517-522.

(10) United Kingdom Cabinet Office. 2018. “Behavioural Insights Team.” Accessed June 15, 2018. https://www.behaviouralinsights.co.uk/.

Kategoriler
atölye

Tarihe Rengini Kat Etkileşim Panosu Süreci ve Sonuçları

Tarihe Rengini Kat! çağrısı ile yola çıktığımız etkileşimli panomuz, 27-29 Nisan tarihleri arasında Heritage İstanbul Restorasyon, Arkeoloji ve Müzecilik Teknolojileri Fuarı ve Konferansları Alanında katılımcılar ile buluştu. 3 günde sektör uzmanlarının ve ilgililerinin yoğun katılımının olduğu, fuar sonunda da Kültürel Miras Sohbetleri alanında değerlendirme forumunu düzenlediğimiz “Tarihe Rengini Kat” pano sonuçlarını saydık. Türkiye coğrafyasının renkliliği ve çeşitliliği, tarih, arkeoloji ve müzecilik ile ilgili sorulan sorulara yansıdı. Alanın farklı disiplinlerinden uzmanlarının ve ilgililerinin görüş çeşitlilikleri heyecan uyandırıcı oldu.

Panodaki boş kalan yerler, Türkiye kültürel mirasından kaçırılan eser parçalarına ithaf edilmiştir.

https://www.facebook.com/sehrinesesver/videos/1489320871130004/

 

sehrine ses ver etkileşimli pano interaction board

Süreç içi gelişimi ve süreci fotoğraflardan takip edebilirsiniz. Çıkan sonuçlara dair değerlendirmelerinizi merakla bekliyoruz!

Tüm katılımcılarımıza renklerini kattıkları için, Arkeofili ekibine içerikteki katkıları için teşekkür ederiz.

 

Kategoriler
araştırma atölye data etkinlik kent şehir TASARIM

Düşlerinle Gel Beşiktaş Etkileşimli Panosu Veri Analizi Sonuçları

Şehrine Ses Ver olarak geliştirdiğimiz çeşitli alan araştırmalarından sonra, kamusal alan kullanımlarını daha detaylı değerlendirebilmek, katılımı yoğunlaştırmak, kent kullanımlarındaki görüşleri haritalayabilecek bir yöntem geliştirmek hedefiyle Düşlerinle Gel panosunu tasarladık. İnfografiklerle kenti tanımıştık, ‘yavaşla ve keşfet’ diyerek görüşümüzü zenginleştirmiştik. İnsanların daha yoğun katılacağı ve bu yoğun bilgiden tasarım yoluna girebileceğimiz bir teknik arayışı içerisindeydik. 2015 yılında Düşle Beşiktaş Festival ekibinin daveti ile kamusal alanda deneysel bir araştırma yapma fırsatımız doğmuş oldu. Öncesinde bu konuda bir altyapı araştırması yapmış olduğumuzdan bu fırsatı yakalayabildik. Hem naif, hem de insanların gönüllerine dokunabilecek bir çağrı ile “düşlerinle gel” dedik. İnsanlar önce düş kursunlar, bunun için elleriyle işlesinler ve harekete geçsinler diyerek tasarladık.

Etkileşimli pano, 2015 yılında Beşiktaş Meydanı’nda, 2016 yılında Sanatçılar Parkı’nda kuruldu ve birkaç günlük de olsa kendi örüntüsünü oluşturdu. Çeşitli yaşlardan, fikirlerden, kullanıcılardan sadece doğal yönlendirilmelerle gelenlerden büyük ilgi gördü. Analiz edilmiş içeriği yönlendiren doğru bir soru-cevap ilişkisi ve etkili bir iletişim stratejisini, el işi ile birleştirerek deneysel bir yaklaşım getirmek ana hedeflerimizden biriydi. Nitekim insanlar bu motivasyonumuzu yakalayarak güven duydu ve el birliği ile panoyu her gün bir kere daha renklendirdi. Toplam 403 katılım yapılan panodaki cevapları, her kişisel cevabı değerlendirebilecek şekilde gün sonunda tek tek saydık. Nadasa bıraktığımız verilerimizi yakın bir zamanda tekrar çıkararak analiz etmeye başladık ve değerlendirdik.

İki sene üst üste yapılan çalışmada, öncelikle tekil sorular üzerinden bir oranlama yaptık. Sonrasında çapraz ilişkiler kurarak anlamlı yorumlamalar çıkabiliyor mu diye analiz ettik. Kentte açık verinin herkese ulaşabilmesi hedefi ile tüm verileri paylaştığımız analiz çalışmamıza, okuyucularımızın veya katılımcılarımızın katkı sunmasını bekliyoruz.

Öncelikle 2015 yılında Beşiktaş Özgürlük Meydanı’ndaki katılımcılarımızın görüşlerini derledik:

sehrinesesver düslerinlegel

Çalışmamıza 2016’da katılanların %43’ü Beşiktaş’ta oturuyor, %20’si Beşiktaş’ta çalışıyor/okuyor, %37’si ise Beşiktaş’ı kullanıyor. Görüşülen kişilerin yarısından fazlasının 18-25 yaş aralığında, kalan %47’nin ise çeşitli yaşlardan olduğunu görüyoruz. Beşiktaş’ta oturanların %7lik bir kısmının sakini oldukları semtte 8 saatten daha az zaman geçirmesi bize dikkat çekici gelen bir oran. Çok çalıştıklarından mı, yoksa çok gezdiklerinden mi eve ulaşamıyorlar dersiniz? Hem deniz yolu, hem de köprü yoğunluklarını karşılayan bir ulaşım aktarım bölgesi olması sebebiyle, Beşiktaş’ı kullananlar çok çeşitli zaman aralıklarını bu ilçeye ayırdıklarını belirtmişler. Sadece yarım saatlik bir kullanım yapanların %10luk bir dilimde olması, ilçe çok büyük olsa da bu soruyu merkez aktarma alanları üzerinden değerlendirdikleri izlenimine yol açtı. Alandaki ulaşım yöntemi olarak 30%lik bir yürüyüş oranı, sosyal-kültürel ve ekonomik ihtiyaçların yürüyüş mesafesinde rahatça karşılanabildiğini gösteriyor. Asıl dikkat çekici olan ise toplam %60lık bir toplu taşıma kullanımı! Özel araç kullananların duraklama yapıp festivale katılmadıklarını göz önüne alsak bile, alan kullanımı açısından diğer bir dikkate değer veri olarak bunu kabul edebiliriz. Bu kadar yoğun kullanımlı toplu taşıma ve bekleme alanları acaba yaşayanların servis ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu? Ya da ilçe genelinde, yaya ve toplu taşıma dostu olma konusunda neler sunulabilir? Bu konuyu da birden ona kadar aralıkta (10 en yüksek memnuniyet puanı) değerlendirilen memnuniyet soruları ile çapraz değerlendirebiliriz. Bu sorularda görülüyor ki, ulaşım rahatlığı konusunda yüksek olmayan, ortalama bir memnuniyet durumu var. Özel işlevlendirilmiş yollar (kaldırımlar, engelli, bisiklet yolları vb.) konusu ise, bizim pano başında iken de çok dikkatimizi çekecek şekilde düşük puanlanan bir seçenek oluyor.

Yukarıdaki tabloda memnuniyet sorularına verilmiş yanıtların ortalamalarını ve dağılımlara dair bazı temel bilgileri görüyoruz.  Ortalama değerlere baktığımızda “”özel işlevlendirilmiş yollar” sorusunun en düşük puanı almış. 5,190 değeri en düşük değer olsa da, bu konuda tam bir memnuniyetsizlik / yetersizlik düşüncesi olduğundan bahsetmek güç. Değer, 5’in altına düşerek net bir memnuniyetsizlik ifadesine dönüşmemiş. Meseleye böyle baktığımızda sorulan hiçbir soruya açık bir memnuniyetsizlik ifadesiyle yaklaşılmadığını görüyoruz. Ortalama olarak en yüksek skorun ise “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorusuna verilmiş olduğunu görüyoruz.  8.118 ortalama değeri bu konuda oldukça net bir tavrı işaret ediyor.

“Beşiktaş’a ulaşım rahat mı”, ” Beşiktaş’taki sokak sanatları” “Beşiktaş’ta kendimi güvende hissediyorum”, “Beşiktaş güzel ve estetik bir semt”, “Beşiktaş yaşanabilir bir semt” ve “Beşiktaşlı hissediyor musun” sorularına en çok verilen yanıtın (mod) 10 olduğunu görüyoruz. Ortalama değerlerin yanı sıra bu bilgi de sorulan sorulara dair genel bir memnuniyet halini ifade ediyor. Bu bağlamda ortalama değeri en düşük soru olan “özel işlevlendirilmiş yollar” sorusuna baktığımızda, en sık verilen yanıt olarak 1 değeriyle karşılaşıyoruz. Bu soruya yanıt veren kişilerden, 27’sinin 1 yanıtını vermiş olduğunu görüyoruz.

Sorulara verilen yanıtların çeşitliliğini, ortalama değere göre nasıl dağıldığını incelediğimizde en yüksek çeşitliliğin “özel işlevlendirilmiş yollar” sorusunda gerçekleştiğini, en düşük çeşitliliğin ise “ışıklandırma, aydınlatma” ve “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorularında gerçekleştiğini görüyoruz.

give sound of your city besiktas istanbul

Yaşa göre memnuniyet sorularının değerlendirilmesi

Daha sonra verideki yaş dağılımını gruplayıp veriyi daha anlamlı kılmak ve daha sağlıklı analizler yapabilmek adına 25 yaş üstü ve altı olmak üzere tekrar baktık. Katılımcılarımızın %68’inin 25 yaş altı, %32’sinin de 25 yaş üstü olduğunu gördük.

SEHRİNESESVER interactive board

Çapraz tablolarla, bir değişkene bağlı olarak memnuniyet puanlarının değişimine de bakmak istedik. Yaş değişkenini bu şekilde çalışmak için 25- ve 25+ olarak değiştirdik (grupladık). Bu yeni gruplama sonucunda memnuniyet sorularına verilen yanıtların ortalama değerleri üstteki slaytta yer alıyor. Yaş gruplamasına göre en yüksek fark “sahil şeridi” sorusundaydı. 25- kesimin bu soruya verdiği ortalama yanıt 6,43 iken 25+ kesimin ortalaması 5,10 idi. Bu analizde istatistiki olarak anlamlı farkların çıktığı sorular, sahil şeridi dışında, “özel işlevlendirilmiş yollar”, “aktivite mekanları” ve “tasarımlar ve tarihi yerler” sorularıydı. Bu sorulardan sadece “tasarımlar ve tarihi yerler” sorusuna 25+ kesim, 25- kesime göre daha yüksek puan vermişti. Bundan da alanların yaş gruplarının eşit kullanımını yüreklendirecek şekilde tasarlanmadığı yorumuna varabiliriz.

sehrinesesver düslerinlegel

Beşiktaş’ta olma haline göre memnuniyet sorularının değerlendirilmesi

Tabloyu incelediğimizde sorulan sorulara en yüksek memnuniyetli yanıtların Beşiktaş’ta oturanlardan gelmiş olduğunu görüyoruz.  Bu bağlamda Beşiktaş’ta oturanlar, aynı zamanda Beşiktaş’tan en çok memnun olanlar.

Üç soruda Beşiktaş’ta oturanların diğer gruplara göre en düşük puanı verdiğini görüyoruz.

  • Sahil şeridini verimli kullanabiliyor mu?
  • Etkinlik mekanları – imkanları yeterli mi?
  • Kültür yapıları yeterli mi?

Bu sorular, Beşiktaş’ta yaşamayan gruplar tarafından daha yüksek puanlanırken, Beşiktaş’ta yaşayanlar tarafından daha düşük puanlanmış.

Bu durum Beşiktaş’ta yaşamayanların Beşiktaş’la kurdukları sahil, etkinlik ve kültür ilişkisinin tatmin ediciliği üzerine fikir vermektedir.  Beşiktaş’ta yaşayanlar bu üç başlık bağlamında daha sınırlı bir tatmin içindedir.  Beşiktaş’ta yaşamayanların, Beşiktaş’la kurdukları ilişkinin bu üç başlıkta görece sınırlı olması da bu tatmin farkını açıklayabilir.

Yukarıdaki tablo ve grafik yardımıyla Beşiktaş’ta oturmayanların en yüksek puanı verdikleri soruları da okumak anlamlı olacaktır.  Sokak sanatları sorusuna en yüksek puanı verenlerin Beşiktaş’ı kullananlar olması gibi.

Beşiktaş’ta oturanlar, Beşiktaş’ı kullanan ya da orada çalışan-okuyanlara göre anlamlı derecede kendilerini daha fazla Beşiktaşlı hissediyorlar. Bu anlamda kendisini en az Beşiktaşlı hisseden grup Beşiktaş’ı kullananlar.

give sound of your city beşiktaş

2016 yılında Düşlerinle Gel Beşiktaş etkileşimli panomuzu Çiçek Festivali kapsamında Sanatçılar Parkı’na kurduk ve oradaki katılımcılarımızın görüşlerini derledik:

sehrinesesver 2016 çiçek festivali

2015-2016 karşılaştırma tablosuna baktığımızda değerlerin yapısında benzer bir örüntü görüyoruz. Özel işlevlendirilmiş yollar yine memnuniyet olarak en düşük puanı alırken, “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorusu yine en yüksek puanı alıyor.

Bu bulguyu aslında başlı başına çok değerli ve heyecan verici olarak görüyoruz. İlk araştırmanın temel örüntüsünün devam etmesi, süreç aşamaları ile deneysel olan bu çalışmamızın sürdürülebilirliği açısından bize azim katıyor.

Karşılaştırma tablosunda ilk göze çarpan veri, 2016 puanlarının 2015 puanlarından neredeyse her soruda daha düşük olması. Sadece yeşil alanlar sorusunda bu anlamda olumlu bir fark var. 2016 değeri, 2015 değerinden daha yüksek… Bunu da 2016’da bir parkın tam içinde olmamıza ve kullanıcıların parktan yararlanma halinin yüksek olmasına bağlayabiliriz.

sehrinesesver 2016 çiçek festivali

sehrinesesver_besiktas_düslerinlegel kültür sanat

SEHRİNESESVER interactive board

SEHRİNESESVER interactive board

Mümkün olduğunca çeşitli görüşlerin aktarılmasına çalıştığımız Düşlerinle Gel panosunu, iki farklı, sene iki farklı alanda kurduğumuzda karşımıza çıkan sonuçlar bu şekilde oldu. Bu süreçte, sorunun insanları yönlendirme kabiliyetini daha iyi anladık. Örneğin, ön araştırmalarını yaparak özel işlevlendirilmiş yolların bir değer olarak öne çıkarılması, ya da yollardaki aydınlatmaların güven duyumu ile ilişkisi gibi. Belki bizi en az, birçok insanı ise en çok şaşırtan katılım yoğunluğu oldu. Gördük ki insanlar yaşadıkları, kullandıkları alanlar ile ilgili kendilerine danışılmasını bekliyorlar. Yine anladık ki, kapıdan yapılan kurum anketleri bu konuda çok yetersiz. Özellikle de yeşil alanların kullanımı konusunda ilçe belediyesi üst düzey bir verimlilik sunduğunu savunurken, kullanıcıların ortalama bir beğeniye sahip olduklarını aktarmaları, eminiz ki ilçe belediyesini şaşırtacaktır. Buna ek olarak, panoyu kurduğumuzdan itibaren katılım gösteren, panoya sahip çıkan sokakta yaşayan çocuklarının aydınlatmalar ve sokak tasarımları ile ilgili olumsuz geri bildirimleri, bu yerleri tasarlarken “kimin için?” tasarlandığı sorusunu bize sordurdu.

Kentte her bireyin kullanım hakkı olan kamusal alanlarda daha yenilikçi stratejiler, iletişim kanalları, katılımcı tasarımlar beklendiği açık. İstanbul gibi koca bir şehrin bir parçası olan Beşiktaş’ta yaptığımız bir çalışmada, orada yaşayanların fikirleri, görüşleri ile zenginleşen bir süreç ilerlettik. Bu akışta çeşitli disiplinlerden oluşan Şehrine Ses Ver ekibimizle, sivil toplum kuruluşları tecrübesi olanlar,  tasarım ve iletişim ile ilgilenenler, sosyal bilim dalları ile uğraşan kişilerden çok değerli katkılar edindik. Beşiktaş’taki ritime ve düşlere kulak verdik. Bir sonraki basamak, düşlediğimiz alanları benzer bir süreçle tasarlayarak hayat vermek olacak.

Kategoriler
araştırma etkinlik kent

bomonti keşif ve infografik atölyesi sunumları

sehrinesesver2_cover-1

bomontiada tarihin ve mirasın izini sürüyor, “Köklerin Hikayesi”nin peşine düşüyor. Sakini olduğu semtin geçmişiyle bağlarını güçlendirmek ve farklı kültürlerin miras sofralarını bir araya getirmek için, 2016 yaz aylarında Şehrine Ses Ver ile Bomonti semt dokusuna özel bir atölye düzenlendi. Atölye sonucunda çıkan ürünler 1 Ekim Cumartesi günü saat 17.00da bomontiada avluda Bomontililer ve ilgili kişilerle tartışılacak.

Kentte ortak üretim kültürünü oluşturan ve yaygınlaştıran sosyal tasarım girişimi Şehrine Ses Ver, Haziran ayında Bomonti’nin çevresel, mimari ve üretim süreçlerini inceleyen bir keşif ve infografik atölyesi gerçekleştirdi. Bomonti’nin geçmişten günümüze köklerini araştırmak için seçilen beş konu; yapısal dönüşüm, sanayi, kamusal alanlar, rotalar ve potansiyel kesişim alanları olarak belirlendi. Ekiplerle ilk haftasonu çalışmasında altyapı oluşturacak veri analizleri, infografik ve iletişim stratejileri ile Bomonti tarihi, dönüşümler ve kültürel kimlikleri ile ilgili bilgiler paylaşıldı. Bomonti’nin ilk sanayi fabrikaları süreci, 1973 köprü inşaatı süreci ve Bomonti tüneli sonrasındaki dönüşümleri ele alındı. Alanın kent içi küçük sanayi kimliği ile yıllarca İstanbul’un merkez noktalarından birinde olması, sosyal yapıları ile birlikte tartışıldı. Kentsel tasarımın toplumsal ilişkileri de tasarladığı, alanın coğrafi potansiyellerinin sanayi hafızasındaki yeri değerlendirildi.

Disiplinlerarası oluşan ekipler, edindikleri altyapı bilgileri, bilimsel yayın araştırmaları ve çevre sakinleriyle görüşmeler ile Bomonti’yi dört bakışta ele aldılar. Sonucunda, görsel anlatım tasarımları ile birlikte semtin arşivi, dönüşümü ve kesişim alanları ile Bomonti’ye ses verdiler.

Atölye yürütücüleri: Merve Akdağ Öner, Kemal Şahin, Ersan Avcı

YOL YOK : Burcu Akbaba, Başak Nur Vanlıoğlu, Melih Fırat Ayaz
Böyleyken böyle başlıklı çalışmada, sosyal ve yapısal dönüşümlerin birbiri ile ilişkisi irdeleniyor.
9.20 : Gamze Yaşar, Ferhat Akbaba, Alperen Bal
Video çalışmasında, Bomonti’deki sosyo-ekonomik dönüşümün gösterimi yapılıyor.
İZ : Ezgi Güler, Anıl Emmiler, Gözde Karahan
Bomonti’nin değişimi çalışmasında, geçmişten günümüze ayrıntılı harita analizleri sonucunda çıkan veriler görselleştiriliyor.
AKS : Elif Kadayıf, Enes Emin Bahadır, Melike Üresin
Bomonti’de alan çalışması yapan ekip, alanın kullanım çeşitlilikleri üzerinden kesişimlere odaklanıyor. bomontiada’nın bir buluşma noktası olma halini tartışmaya açıyor.

bomontiada and şehrine ses ver has organized a workshop about Bomonti in the summer months. In the workshop, interdisciplinary groups have worked on site about characteristics, transformations and social-economic realities. The studies designed into infographics and visualizations. The presentations will be in bomontiada at 1st of October 2016. 

YOL YOK_ The group has the history of buildings and people movements. They will mention about the site and minority people movement on a map illustration.

9.20_ They have the topic of transformation of Bomonti in years about buildings and constructions related with economy.

İZ_ They studies a history line of area with a very detailed map and percentage analyses. A lineer infographic and 5 streets with old and new stories&lifes&usages.

AKS_The topic is intersections of people. With an area perseption and mind research, they design a quick play Which characters use which route and what are the intersections? How bomontiada will have a role to be multicharacters meetings point.

Kategoriler
atölye

Bomontiada Keşif ve İnfografik Atölyesi Katılımcılar ve Program

Şehrine Ses Ver ile kültürler arası ve disiplinler arası etkileşimi hedefleyen bomontiada‘nın ilk keşif ve infografik atölyesine bu haftasonu başlıyoruz. Tarihsel, yapısal ve kültürel katmanları çok geniş olan alandaki yapacağımız atölyede, bu izleri bulmayı, ortaya çıkarmayı ve etkileşimlerini tasarlamayı hedefliyoruz.

“Köklerin Hikayesi” başlıklı bir dizi etkinlik planlanan bomontiada’da tarihin ve mirasın izini sürüyoruz. Semtin geçmişiyle bağlarını güçlendirmek ve farklı kültürlerin miras sofralarını bir araya getirmek için, Bomonti semt dokusuna özel bir hafta sonu düzenliyor. Etkinlikler için detaylı bilgiye Köklerin Hikayesi sayfasından erişebilirsiniz. Merve Akdağ Öner, Kemal Şahin ve Ersan Avcı’nın önderliğinde; Prof. Dr. Salih Ofluoğlu ve bomontiada Yaratıcı Komitesi’nin danışmanlığıyla yapılacak çalışmalarda semtin yerel karakteristikleri incelenecek. Katılımcılar ve konu ile ilgililer, 11 Haziran günü düzenlenecek açık forumda Bomonti sakinleriyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak.

Yoğun ilgi ile karşılanan Keşif ve İnfografik Atölyemiz için tüm başvuranlara teşekkür ediyoruz. Atölye katılımcılarımızı belirlenen gün ve saatlerde programa katılmak üzere heyecanla bekliyoruz.

Keşif ve İnfografik Atölyesi Katılımcıları

Bireysel Başvurulardan Katılımcılar

Ezgi Güler, İstanbul Teknik Üniversitesi, ŞBP (mezun), Kentsel Tasarım (YL)

Anıl Emmiler, Yıldız Teknik Üniversitesi, İletişim Tasarımı (öğrenci)

Melike Üresin, İstanbul Teknik Üniversitesi, Peyzaj Mimarlığı (YL)

Gözde Karahan, Yıldız Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama (mezun)

Elif Kadayıf, Anadolu Üniversitesi, Endüstriyel Tasarım (mezun)

Enes Emin Bahadır, Yıldız Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama (YL)

Ekip Başvurularından Katılımcılar

Ekip 1

Burcu Akbaba, MSGSÜ, Sosyoloji (öğrenci)

Başak Nur Vanlıoğlu, MSGSÜ, Grafik Tasarım (öğrenci)

Melih Fırat Ayaz, MSGSÜ, Şehir ve Bölge Planlama (öğrenci)

Ekip 2

Gamze Yaşar, MSGSÜ, Şehir ve Bölge Planlama (öğrenci)

Ferhat Akbaba, MSGSÜ, Grafik Tasarım (öğrenci)

Alperen Bal, MSGSÜ, Mimarlık (öğrenci)

Tüm başvuru yapanlar 11 Haziran’da yapılacak açık foruma davetlidir.

  • Çalışmaların başlaması: 4 Haziran 2016 saat 10.00, bomontiada, İstanbul (5-11 Haziran’da çalışmalar devam edecek.)
  • Sunumlar ve açık forum: 11 Haziran 2015 Cumartesi saat 17.00

 

ÇALIŞMA KONULARI

* YAPI (Kütlesel, ekonomik ve sosyo-kültürel yapıların etkileşimi)

– Bomonti Fabrikası

– Çevresel yapılar (İski Lojmanı ve Su Deposu, Osmanbey Konakları vb)

– Parklar, mezarlıklar

– Dönüşüm, doku değişimi

* SANAYİ

– Üretim Sektörünün Dönüşümü

– Perpa / Osmanbey arasında olmak

– Fabrikalardan dönüşümler

* ROTALAR

– Mahalledeki kullanıcı profilleri çeşitlilikleri, rotaları, kesişimleri

* KAMUSAL ve YARI KAMUSAL ALANLAR

– Parklar, bahçeler, mezarlıklar, açık alanlar

* POTANSİYEL ANALİZLERİ

– Şehircilik ölçeğinde çevresel kullanımlar, akslar, sosyal odaklar, kesişim potansiyelleri

 

TAKVİM

Bülten ve websitelerinden duyuru: 25 Mayıs 2016

Seçilen ekiplerin duyurulması:        30 Mayıs 2016

Çalışmaların başlaması:                   4 Haziran 2016 (5 ve 11 Haziran’da atölye devam eder.)

Sunumlar ve forum:                          11 Haziran 2015 saat 17.00 bomontiada

 

  1. çalışma günü // 4 Haziran

10.00 – 11.00     Tanışma, konu tanıtımları

11.00 – 12.30     Veri kavramları ve analizi, infografik

13.00 – 14.00     Alan gezisi ve ekiplerin oluşturulması

14.00- 14.45      Yer-Hafıza-Antropoloji ilişkileri

15.00- 15.30      Ekiplerin Oluşturulması

15.15 – 16.30     İnfografik, bilgi görselleştirme ve örnekler

17.00 – 18.00     Konu seçimleri, beyin fırtınası, ekiplerin sunumları

  1. çalışma günü // 5 Haziran

10.00 – 11.00     Senaryo, hikayelendirme ve iletişim araçları

11.00 – 12.30     Eskiz çalışmaları, ekiplerin sunumları

13.30 – 14.15     Bomontiada, kentli yaşamı, tasarım ilişkisi sunumu

14.30 – 15.30     Ekiplerin çalışmaları

15.30 – 16.30     Ekiplerin sunumları

  1. çalışma günü // 11 Haziran

10.00 – 10.30     Veri ve çalışma değerlendirmeleri

11.00 – 12.30     Grafik iletişim ve senaryo çalışmaları

13.30 – 15.30     Ekiplerle birebir çalışmalar

14.30 – 15.30     Ekiplerin sunumları

15.30 – 16.30    Ekiplerin çalışmaları

Sunumlar ve forum // 11 Haziran

17.00-18.00    Ekiplerin sunumları üzerinden  herkese açık atölye forumu

 

Kategoriler
atölye kent

Kayseri Kent Tartışmaları Atölyesi Ürünleri

Mayıs ayında Kayseri Mimarlar Odası’nın davetlisi olarak Kent Tartışmaları-2 etkinliğine katıldık. Kayseri’deki üniversitelerden çeşitli bölümlerden gelen öğrenciler ile kentin ulaşım sistemi üzerine çalışmalar gerçekleştirdik.

Ekibimizden Merve Akdağ Öner ve Sevcan Alkan’ın yürüttüğü atölyede, katılımcı öğrencilerin, en çok kullandıkları rotalardaki algıları üzerine çalıştık. Bir de baktık ki, 12 kişisel rota kesişip birbirini takip eden bir ağa dönüştü. Kişisel rotalar, algı ve bellek üzerinden geliştirilen haritalar, tasarlanan iletişim kurma yöntemleri, var edilen durum ile kişisel izlenim ilişkilerini görmemizi sağladı. Sunulan çözüm yöntemleri ile de çalışmalar zenginleşti.

Mimarlar Odası’nın Kayseri Belediyesi yetkilileri, ulaşım ve kent alanında uzman kişiler, yerel halk katılımı ile oluşturduğu konferansta sunumlar yapılıp çalışmalar tartışıldı.

KAYMİMOD‘a daveti ve güzel ilgisi için, tüm katılımcı öğrencilere azimleri ve emekleri için teşekkür ediyoruz.

 

Kategoriler
araştırma etkinlik güncel kent

DÜŞLERİNLE GEL ETKİLEŞİMLİ PANOSU | BEŞİKTAŞ

16-18 Mayıs tarihleri arasında naif ve romantik bir çağrıyla yola çıktığımız ‘Düşlerinle Gel’ etkileşimli panomuz Beşiktaş’ta büyük ilgi gördü. Pano çeşitli insanların fikirleri ve renkleri ile kendine bir yaşama alanı inşaa etti. Düşle Beşiktaş Gençlik Festivali için ekibimizce tasarlanan pano, Beşiktaş merkezindeki Demokrasi  Meydanı’nda, Beşiktaş hakkındaki fikirlerinizi, yaşınıza göre seçtiğiniz renkli iplerle işlediğiniz büyük, renkli bir haritaya dönüştü. Her gün sonunda panoya işlenen ipleri titizlikle tek tek saydık ve fikirlerinizi kayda geçirdik.

Düşle Beşiktaş Festivali’ndeki üç günlük etkinliğimiz boyunca, hem kentimizi paylaştığımız kişiler ve kendimize dair birçok şey öğrendik, hem de çok keyifli vakit geçirdik. Yaptığımız renkli anket aracılığıyla çeşitli bakış açılarından kimselerin şehri nasıl kullandıklarını, ilişkinliklerini (aidiyetlerini) ve memnuniyet durumlarını kaydetme fırsatı yakaladık.

Etkileşimli (interaktif) haritalama yöntemi ile oluşturduğumuz panomuzu hazırlarken son derece heyecanlıydık. Kasım ayında gerçekleştirdiğimiz Yavaşla ve Keşfet kent atölyelerinden birikimlerimizi de yansıttığımız sorulara ve cevaplara gelecek tepkileri merak ediyorduk. Acaba insanlar bu yöntemi nasıl karşılayacaklardı? Sokakta karşılaştıkları diğer anketler gibi bizi de geri çevirirler mi diye biraz çekincemiz vardı açıkçası. Sonuç olarak üç gün boyunca Beşiktaş Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizde panomuz büyük ilgi gördü! Özellikle gençlerin yoğun katılım gösterdiği panomuza (bakınız mavi renklerin cokluğu), çocukların (7-12 yaş arası) da en az büyükler kadar ilgili olduğunu ve soruları bir yetişkin ciddiyetiyle cevapladıklarını gördük. Kimisinin boyu da erişmiyordu, çocuklarla birlikte doladık ipleri… Yaşlıların çevrelerine ne kadar hassas ve duyarlı olduğunu, kentin gelişimine ne kadar yalın bir gözlemle dahil olduklarını keşfettik.

Her günün sonunda yaşlara göre sarılan ipleri tek tek sayarak toplarken, insanlar büyük merakla beklediler. Akşamları kuyruk oluşturup yapmaya devam ettiler, biz de bu ilgi karşılığında panomuzu gece yaşamına da dahil ettik. Sabah bir geldik ki, onlarca insan kendi kendine örmüş iplerini, doldurmuş anketini. Panoya zerre kadar zarar verilmemiş, ipler ve hatta makas bile yerli yerinde! Sabah gördüğümüz bu görüntü muhteşemdi!

Bizler öğrendik ki; her yaştan ve her kesimden insanın şehir ve ilişkinlikleri hakkında konuşacakları, aktaracakları varmış. Yeter ki, aktarım şekilleri keyifli ve güvenilir bir hale getirilsin… Sokakta yaşayanların panoyu sahiplenmesi, katılım göstermesi ve ilgi ile takip etmesi de bir diğer mutluluk verici gözlemimizdi. Bizler kendi dünyamızda sonu gelmeyen gündelik koşuşturmanıza saplanmış kalmışken, sokak ışıklarının rahatsız ediciliği gibi şehre ve hayata dair fark edemediğimiz gerçeklikleri bizimle paylaştılar.

Festival bitiminden sonra panomuz taşınmak üzere konacağı araca sığmadı, sığamadı, sığmak istemedi. ‘Düşlerinle Gel’ panomuz meydanda kendi yaşamını kurdu ve devam ettiriyor. Bundan sonrasında sırada yerel yönetim yetkililerinin de ilgisi olur ise ekibimizce yapılacak analiz çalışmaları var.

duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (5) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (6) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (7) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (9) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (1) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (2) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (4)

Rengarenk bir şekilde Beşiktaş’ta hayalini kurduğumuz geleceğin yolunu çizmemize yardımcı olduğunuz için tüm katılımcılarımıza ve panoyu yaşatanlara teşekkür ediyoruz.

 

Pano kurgu ve tasarım: Merve Akdağ Öner, Sevcan Alkan, Yasemin Altunbulak

Grafik Tasarım: Sevcan Alkan

Sonuç yazısı ve kayıtlar: Ayşe Taşpınar, Merve A. Öner

Çalışmaya katkıda bulunanlar: Yeşim Us, F. Yaren Akyürek, Didem Toy, Tuğba Ünal, Ertunç Öner

* Proje konsept tasarımında Dorota Grabkowska ve Kuba Kolec’in “What Made Me” sergisinden ilham alınmıştır.

Etkinliğin gerçekleşmesinde pay sahibi olan Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’a teşekkür ederiz.

Düşle Beşiktaş Gençlik Festivali koordinatörü Elif Dağıstan’a  ve katkılarını paylaşan Sosyal Kuluçka Merkezi’ne teşekkür ederiz.

 

 

Kategoriler
atölye şehir

YAVAŞLA VE KEŞFET! ATÖLYESİ KATILIMCILARI

Kent atölyeleri çalışmamız için birbirinden ilgi çekici ve renkli birçok başvuru aldık. Özenle yaptığımız seçimden sonra çekirdek ekipleri belirledik. Kişi sayısını arttırdık. Seçilen ekiplere atölye süresince katkıda bulunabilirsiniz. Herkese ilgisi için çok teşekkür ederiz.

Tanışma toplantımızı 8 Kasım Cumartesi günü saat 14.00 da Yapı Endüstri Merkezi, Fulya’da yapacağız. Seçilen tüm katılımcıları bekliyoruz.

(Gönüllü belgeleme başvuruları Cuma akşama kadar devam etmektedir.)

Print

İsimler başvuru sırasına göre açıklanmıştır.

Ekip Katılımı

Zeynep Fettahoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık, Mezun

Tuğba Ünal, İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık, Mezun

Tuğçe Arslan, Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık, Mezun

Ekip Katılımı

Cansev Rakipsiz, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama, Mezun

Gubse Küreş, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama, Mezun

Elif Tezel, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama, Mezun

Ekip Katılımı

Metin Akın, Yıldız Teknik Üniversitesi, Elektronik Haberleşme Mühendisliği, Mezun

Hüseyin Karademir, Kocaeli Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği, Öğrenci

Ömer Faruk Ünal, İstanbul Teknik Üniversitesi, İmalat Mühendisliği, Mezun

Ekip Katılımı

Melda Zeren, Maltepe Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

Elif Özyürek, Maltepe Üniversitesi, İç Mimarlık, Öğrenci

Selin Burcu Erkal, Maltepe Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

Ekip Katılımı

Büşra Yiğit, Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

Şizen Türkal, Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

Yeşim Çınar, Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

Ekip Katılımı

İbrahim Özvariş, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

Derya Yaman, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

Seda Altan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

 

Bireysel Katılımcılar

(Ekipler tanışma toplantısında açıklanacaktır.)

Ayla Ay, Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim, Mezun

Gaye Naciye Koyuncu, Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

Onur Ada, Bahçeşehir Üniversitesi, İletişim Tasarımı, Öğrenci

Bige Öktem, İstanbul Teknik Üniversitesi, Endüstri Ürünleri Tasarımı, Mezun

Melike Erkan, Yeditepe Üniversitesi, Endüstri Ürünleri Tasarımı, Öğrenci

Elif Sinem İnan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama, Öğrenci

Cansu Kırcan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama, Öğrenci

Heves Şahin, Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Mimarlık, Mezun

Dilara Tokgöz, Doğuş Üniversitesi, Grafik (Görsel İletişim Tasarımı, Mezun)

Özge Aykut, Doğuş Üniversitesi, Görsel İletişim Tasarımı/Grafik (ÇAP), Öğrenci

Tuğçe Ungan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama, Mezun

İpek Geç, İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık/ İç Mimarlık, Öğrenci

Büşra Birinci, İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

İsmail Kocataş, Kocaeli Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

Ece Doğan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci

Semih Dilekçi, Yeditepe Üniversitesi, Endüstri ve Sistem Mühendisliği, Mezun

 

 

Kategoriler
atölye

YAVAŞLA VE KEŞFET! ATÖLYESİ PROGRAMI

“Yavaşla ve Kesfet!” diyerek ne mi yapıyoruz? Önce tanışıp kaynaşıp hep birlikte çalışma amaçları üzerine konuşuyoruz. Belirlenen alanlarda önce 5 keşif öğesi seçiyoruz. Yerel katılımı da sağlayarak bunu bire indiriyoruz. Ve bu tek keşif öğesini detaylı araştırarak anlaşılır bir dille gösteriyoruz/belgeliyoruz. Ve gelecekteki imgelemeyi kurarak çalışmayı bitiriyoruz!

8 Kasım 2014

14.00 Buluşma (Tüm ekipler)

Tanışma

Proje amaçları

Ekiplerin kurulumu

Çalışma alanları ve konular

Alanlara dağılma ve ön keşif

9 Kasım 2014

10.00- 13.00 Üsküdar buluşma

14.00- 17.00 Beşiktaş buluşma

İlk iki saat: 5 Keşif ögesini tanımlama

– Keşif paylaşım paneli tasarımı (taşınabilir)

* Eskiz, fotoğraf, video, söyleşi, resim, karikatür vb.

Son bir saat: Tanımlanan keşif ögelerinin tartışılması

* Ortak dil arayışı

15 Kasım 2014

10.00- 13.00 Üsküdar buluşma

14.00- 17.00 Beşiktaş buluşma

Tek keşif ögesi seçimi

Detaylı araştırma / söyleşi

16 Kasım 2014

10.00- 13.00 Beşiktaş buluşma

14.00- 17.00 Üsküdar buluşma

Ekiplerin keşifleri ve gösterimleri üzerine ortak akıl yürütme

* Dün, bugün, gelecek

 

22 Kasım 2014 / Üsküdar Günü

23 Kasım 2014 / Beşiktaş Günü

Karşı kıyı misafirliği

5 keşif <<>> 5 keşif

Karşılıklı konuşma, dialog

Ortak imgelerin pekiştirilmesi ya da ayrışması

SENARYO-GELECEK İMGELEMİ tasarlanması

 

29 Kasım 2014 / 30 Kasım 2014

Atölye sunum forumları

 

Ekiplerin belirlenmesi ve çalışma şekli:                     

Atölye Katılımcıları :

  • Başvurulardan her iki semt için çekirdek olarak 3er kişilik 5er ekip seçilecektir.
  • Çeşitli disiplinlerden (Esnaf, serbest çalışan, ev hanımı, belediye görevlisi, şehir bölge tasarımcısı, kentsel tasarımcı, peyzaj mimarı, endüstri ürünleri tasarımcısı, grafik tasarımcı, mimar, ilk ve orta öğretim öğrencileri, lise öğrencileri, kent sosyoloğu, psikolog, moda tasarımcısı, iletişim tasarımı, sosyolog, zanaatkar, öğretmen veya mühendis vb.) katılım beklenmektedir.
  • Başvuru ve katılım ücretsizdir, katılım devamlılığı gerekmektedir.

Atölye Kayıt :

  • Atölyeye kayıt olmak ücretsiz olup katılım formu doldurulmalıdır.
  • Ekip olarak yapılan başvurular önceliklendirilecektir.
  • Atölyeye katılım, ekipler çalışma halinde iken de yapılabilir.
  • Katılımcı kişi ve gruplar, 5 Kasım günü duyurulacaktır.
  • Atölyemiz, 2. İstanbul Tasarım Bienali paralel etkinliğidir.
  • Etkinliğin sesli ve görüntülü belgelenme çalışması için lütfen gönüllü formumuzu doldurunuz.

Atölye Çalışma Mekanı:

  • Çalışmalar kent alanlarında olacaktır. Özel bir kapalı alan kurgulanması tercih edilmemiştir.
  • Katılımcıların, güncel sokak yaşantısını, o kent parçasının kullanıcıları ile deneyimlemesi önemsenmektedir.
  • İklimsel ihtiyaçlar kentsel algının bir parçası olarak kabul edilmiştir. Yağmur, kar gibi durumlarda çalışma yapılmaya devam edecektir.
  • Çalışmada gereken tüm ihtiyaçlar yakın çevreden temin edilmelidir.

Atölye yürütücü ve araştırma ekibi:

Merve Akdağ Öner, Sevcan Alkan, Zeynep Burcu Kaya, Ezgi Gül, Sümeyye Koca, Yasemin Altunbulak, Mert Ceylan, Kübra Cenk, Özge Tekçe.

 

Kategoriler
atölye

ŞEHRİNE SES VER “YAVAŞLA VE KEŞFET!” ATÖLYESİ

Şehrine Ses Ver, yaşanabilir kentlere ve üretken bir topluma ulaşma yolunda çalışmalar yapar. Yaklaşık bir senedir var olan oluşum, “tasarım”ı, ihtiyaç temelli toplumsal bir dönüşüm aracı olarak görür. Kentlerin ve toplumların evrilerek güncel ihtiyaçları yakalamaları doğrultusunda; yerel karakteristikleri keşfedip yaşatmak; toplumsal iletişimi ve farkındalığı arttırmak; ortak dil ve ortak akıl yürüterek çözüme ulaşmak önemsediği konular arasındadır. Bu doğrultuda, çeşitli pratiklerden istekli insanları bir araya getirir, yaratıcı bir ortam hazırlar ve paydaşlarla bir ağ kurar.

Kent, içinde yaşayanlarla birlikte canlı bir sistem oluşturur. Kentin, yerin veya toplumun niteliklerini var edebilmesi, kendini farklı ve anlaşılabilir yollardan ifade etmesi ile mümkündür. Dünya tarihindeki ilk yerleşimlere ev sahipliği yapan, binlerce yıllık insanlık tarihine uzanan Anadolu topraklarında, çeşitlilikten beslenen bir kültürel devinim vardır. Hedefimiz, bu yolda, kentin ana imgelerinden “karşılıklı konuşma” ve “üretim” kavramlarını disiplinlerarası düzeyde ve yerel bağlarla işleyebilmektir.

Oluşumumuz, şu ana kadar 2 atölye, 1 forum, 1 yaz okulu düzenledi. Bu çalışmalara, çeşitli yaratıcı pratiklerden insanlar katılarak değerli çalışmalar yaptılar. Çalışmalara katılanlarda, yeteneklerini ve ilgi alanlarını keşfederek bunu toplum yararına kullanabileceği yönünde farkındalık oluştu. Birçok çalışma, yerel yönetimlerde, basılı yayınlarda ve sosyal medyada ses getirdi. Tüm çalışma ve programlarda, sürecin açık bir şekilde paylaşılmasına, anlaşılır ve yalın bir dil kullanılmasına özen gösterildi.

şehrine ses ver yavaşla ve Keşfet

 

8- 30 Kasım tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz “Yavaşla ve Keşfet” atölyesi de bu bağlamda, hızlıca geçip gittiğimiz Beşiktaş ve Üsküdar’daki yaşama alanlarımızı keşfedip ifade etmeye yönelik düzenlendi. Çalışmalar, 4 haftasonu 3’er saatlik zaman dilimleri şeklinde yapılacaktır.

“Yavaşla ve keşfet!”, 2. İstanbul Tasarım Bienali’ne paralel etkinlik olarak kabul edildi. Her iki belediyenin kültür müdürlüklerinden olumlu tepkiler almaktadır.

Sizleri, bu arayışta fikirleriniz ve üretimleriniz ile yanımızda olmaya çağırıyoruz. Atölye, kamusal açık alanlarda yapılacak. Tasarımcıların, yerel ögeler, insanlar ve iklimsel etmenlerle ilişki kurması, ana hedeflerden biri olarak belirlendi.

“Yavaşla ve Kesşfet!”le ne mi yapıyoruz? Önce hep birlikte çalışma amaçları üzerine konuşuyoruz. Belirlenen alanlarda önce 5 keşif öğesi seçiyoruz. Yerel katılımı da sağlayarak bunu bire indiriyoruz. Ve bu keşif öğesini detaylı araştırarak anlaşılır bir dille belgeliyoruz. Ve gelecekteki imgelemeyi kurarak çalışmayı bitiriyoruz!

Haftasonları yapılacak çalışmaya tüm ilgilileri bekliyoruz.

Başvuru için lütfen katılım formlarından birini doldurunuz.

Katılımcılar en kısa zamanda açıklanacaktır. Katılım, çalışma halinde iken de yapılabilir.

Görüntülü, sesli ve yazılı belgeleme çalışmaları için lütfen aşağıdaki bilgilendirme formunu doldurunuz: (Atölye süresince devam edecek)

[vfb id=5]