Kategoriler
atölye

Bağışık (Yuva) Atölyesi Katılımcıları

Çeşitli duygu gelgitleriyle deneyimlediğimiz küresel salgın sürecinde, kendimizin ve dolayısı ile toplumun önemli değişimlere gebe olduğunu görebiliyoruz. Bu anı yaşayana dek, konuda çok az bilgimiz ve öngörümüz olsa da, araştırdıkça, milattan önce 400lü senelerden başlayarak kayıtlara geçen her salgın döneminin doğada ve insanlık tarihinde büyük uyanışlar gerçekleştirdiğini öğreniyoruz. İnsanlığı zorda hissettiren bu gibi süreçleri incelediğimizde, durumun getirdiği şaşkınlıkla birlikte güncellenmemiş eski usuller ile yeni hastalığın mücadelesinin verilmesi, toplumların “yeni” döneme uyum sağlamasında en büyük zaman ve yaşam kaybını yaşatan bölüm olmuş. Deneyimlediğimiz yeni ve farklı dönemden geçerken, duygularımız, ihtiyaçlarımızın hızla değiştiğini hissedebiliyor, yaşam tarzımızın evrilip evcilleştiğini görebiliyoruz. Evimize yeni bir gözle bakıyor, sokağı alışılmışın dışında kullanıyoruz. Sosyal fayda sağlamaya yönelik olan, bizim de içinde bulunduğumuz yaratıcı sektörlerin değişime yanıt verme düzeneği de burada ortaya çıkıyor. Toplum yaşantısını oluşturan temel duygular, ihtiyaçlar ve veriler; yaşam tarzını ve toplumsal gelişimi körüklüyor, yaşantının oylumlarını/mekanlarını oluşturuyor, kullanıcıların veya mimarların yöre mimarlığını oluştururken tutunduğu ana kollardan biri oluyor. Anadolu’nun besleyip büyüttüğü kadim uygarlıklardan bu yana, bu tutumu toplumsal yapının yerel yerleşke özellikleriyle ilişkisinde  belirgin bağlarla görebiliyoruz. Bir taraftan teknolojinin, uzay biliminin yeni kulvarlar açtığı, diğer yandan doğanın kendini dengelemeye çalıştığı bu dönemde, elimizdeki araçlar ve güncel deneyimlerimiz ile geçmişin bilgeliği buluşup yaşantımızın oylumlarında neleri dönüştürebiliriz ve sağlıkla geleceğe taşıyabiliriz?

Bağışık atölyemizde, çeşitli uzmanlık ve ilgi alanlarından kişiler ile güncel küresel salgın durumunu, geçmiş tecrübelerden günümüze çözümler uyarlayacak şekilde ele alıp tartışmayı hedefliyoruz. Çalışmamızı halk bilimci, psikolog, arkeolog vb alanında uzman ve konuya katkı verecek kişiler ile genişleteceğiz. Ufuk çizgimiz, geleneğin içinden doğup özgünlüğe taşınacak fikirleri yakalamak. Çoklu disiplin pratiklerinden katılan kişilerden öğrenip farklı alanların potansiyellerini değerlendirerek, sürekli gelişen deneyimlerle proaktif çözümler geliştirmek. Kişisel sınırlarımızdan başlayarak, evrensel değerlere uzanan bu yolculuğumuzda, önemli bir arşivleme ile tartışma konularında ivmelenme yakalanmasına katkıda bulunmayı umuyoruz.

Atölye katılımcıları:

  1. Umut Kaya, İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci 4. Sınıf
  2. Zeynep Tekin, İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci 4. Sınıf
  3. İrem Kıral, Yeditepe Üniversitesi, Mimarlık, Mezun
  4. Damla Doğaner, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İç Mimarlık Bölümü, Mezun
  5. Ayşin Karabay, Ankara Üniversitesi, Sosyal Çevre Bilimleri, YL Lisans/Doktora Öğrencisi
  6. Begüm Gümüşel, Doğuş Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci 4. Sınıf
  7. Zeynep Seda Atlı, Fırat Üniversitesi, Mimarlık, Öğrenci 3. Sınıf
  8. Halime Türkmen, KTO Karatay Üniversitesi, YL Lisans/Doktora Öğrencisi
  9. Beyza Özengül, Kocaeli Üniversitesi, Mimarlık, YL Lisans/Doktora Öğrencisi
  10. Yeşim Ustaoğlu, Sakarya Üniversitesi, Sanat ve Tasarım, Seramik sanatçısı, YL Lisans/Doktora Öğrencisi
  11. Doğa Su Kıralıoğlu, ODTÜ, Mimarlık, Öğrenci 4. Sınıf
  12. Vera Yıldız, Erciyes Üniversitesi, Mimarlık Bölümü / Sosyoloji, Öğrenci 3. Sınıf

Bu süreci ilerletirken, ilişkileri çerçevelemek adına toplumsal gelişim süreçlerinden yararlanacağız. Japonya önderliğinde, Endüstri 5.0 ile birlikte duyurulan Toplum 5.0 kavramı, anlam arayışımıza ortak olacak.  Bu yönergede Anadolu’da tüm yerleşim örneklerini gördüğümüz toplum gelişim süreçleri beş kısımda toplanıyor:

• Avcı-toplayıcı yaşam tarzı (Toplum 1.0)
• İlk ve orta çağ tarım odaklı yerleşimler; insanlığın en içgüdüsel yerleşim çağı (Toplum 2.0)
• Endüstriyel seri üretimler ve küresel ticaret dönemi (Toplum 3.0)
• Bilgisayarlarla bilgi paylaşımı ve dijitalleşme dönemi (Toplum 4.0)
• Sanal ve gerçeğin güçlerini birleştirmesi, insan odaklı, anlamlı dönüşümler dönemi (Toplum 5.0)

Alacahöyük
 Alina Sonea – The layered city illustrasyonu

Yakın geleceğe atfedilen böylesi bir anlam arayışı dönemi, tam da insanların kendilerini dönüşüm ve değişimin içinde bulduğu küresel salgın zamanına denk geldi. Bu süreçte biz de bütünü eksik ve yenilenen parçaları ile tekrar birleştirmeye çalışmaktan öte, tamamen parçalayıp yeniden özgün şekilde yapımını öneriyoruz. Bu yeniden yapım evresinde, “yuva” dediğimiz yer(ler)imizde, ritmi yakalayan, güncel deneyimlerimize alan açan, güzel hissettiğimiz bir sürece ilerleyebiliriz. Yuvamız kimi zaman evimiz, çadırımız, karavanımız, kimi zaman okulda ya da işyerinde kıvrıldığımız bir köşe. Yuvamız, bize yapılıp hazır verilen değil, bizim anlamlandırıp biçimlendirdiğimiz bir yer. Uzun süredir anlamından koparılmış bir kelime belki de… Kültürel ve toplumsal belleğimize kazınmış, ilmek ilmek işleyerek bu güne kadar evrilttiğimiz yaşama alanımız. Dış dünyayla yüzleşmiş, kendisini korumuş ve toparlamış en bağışık yanımız. Sizce de bağışıklığımızın ayrımına vararak daha “mutlu” yuvalar yeniden ele alınmayı hak etmiyor mu?

İçinde yaşadıkları çevre koşullarına biyolojik açıdan uyum sağlamış olan canlıların, değişken bir ortamda yaşam sürdürmeleri beklenemez. Ayrıca bulundukları ortamda oluşabilecek ani ve köklü bir değişim, önceki koşullara biyolojik açıdan uyum sağlamış olan canlıların, yaşamlarını yitirmelerine ve dolaylı yoldan köklerinin de kurumasına sebebiyet verir. Bu biyolojik kuramın tek istisnası, günümüz verileriyle 4,5 milyon yıl önce ortaya çıkan ve daha sonra ‘insan’ olarak adlandırılacak primatlardır.

İnsan denen canlı çok uzun süredir dünyanın her yerinde ve her tür ortamda yaşamını sürdürebilmekte, köklü iklimsel değişimlerle bile başa çıkabilmektedir. Yalnızca insana özgü bu ‘değişken koşullara uyum sağlama’ durumunun temelinde ‘insanın yaşadığı çevreye en alt düzeyde biyolojik uyum sağlaması’ yatar. Kendi donanımlarını yaşadığı çevre koşullarına uygun hale getiren hayvanların aksine biyolojik anlamda insan,bedensel açıdan yetersiz ve bu sebeple de yapısal olarak yeteneksiz bir canlıdır. İnsan, bu bedensel eksikliğini ve evrimsel sürekliliğini, önce yaptığı aletler, sonra da geliştirdiği makinalarla tamamlamıştır. İlk önce bedensel gücünü, çok daha sonralarıda yeteneklerini arttırarak içinde bulunduğu farklı ortamlara uyum sağlamayı başarabilmiştir. Bu somut gerçek, insan türünün tüm canlılardan farklı olduğunu ve diğerlerinin aksine bir kültür yaratımının var olduğunu ortaya koyar.

Başlangıçta ağaç dallarına tırmanarak, bunların diplerine veya kovuklarına sığınarak, jeolojik olarak mevcutsa kaya altlarına, mağaralara sığınmış ve çevre koşullarından korunmuş olan insan, diğer canlı türleriyle benzer davranışlar sergilemiştir. Bu durumda insan, var olanı olduğu gibi-bir değiştirme çabası gütmeden kullanmış dolayısıyla kendinden bir şey katmamış, kültürel iz bulundurmayan ‘sığınaklar’ kullanmıştır.

Alt pleistosen dönemde insan türünün kendisini doğa koşullarından korumak adına bir takım somut önlemler aldığı görülmektedir. Bu bağlamda arkeolojik olarak saptanabilmiş en eski yapısal belge rüzgâr çitidir. İnsan elinden çıkma bir kültür ürünüdür ve ilk ‘barınak’ niteliğini taşır.İnsan kendisini (ve belki de ailesinin diğer bireylerini) doğanın bedene olan etkilerinden korumak istemiş, herhangi bir sebeple belli bir yerde daha uzun barınabilmeyi amaçlamıştır.

Biyokültürel sebeplerle insan, daimî olarak başını bir dam altına sokma isteği içindedir. Bilinmeyeni bilinir kılmanın bilimi arkeoloji, yaşadığımız topraklar üzerindeki ilk barınak örneklerinin günümüzden 400.000 yıl önce İstanbul’da olduğunu ortaya koymuştur. Sığınaklardan, barınaklara, yerleşik yaşamdan Anadolu’da mimarlığın ilk örneklerine, höyüklerden köylerin oluşumuna, kasabaya gelişim süreçlerine dek yaşanan tüm olaylar bugünü anlamamızın en önemli araçlarıdır.

Kategoriler
atölye

Tarihe Rengini Kat Etkileşim Panosu Süreci ve Sonuçları

Tarihe Rengini Kat! çağrısı ile yola çıktığımız etkileşimli panomuz, 27-29 Nisan tarihleri arasında Heritage İstanbul Restorasyon, Arkeoloji ve Müzecilik Teknolojileri Fuarı ve Konferansları Alanında katılımcılar ile buluştu. 3 günde sektör uzmanlarının ve ilgililerinin yoğun katılımının olduğu, fuar sonunda da Kültürel Miras Sohbetleri alanında değerlendirme forumunu düzenlediğimiz “Tarihe Rengini Kat” pano sonuçlarını saydık. Türkiye coğrafyasının renkliliği ve çeşitliliği, tarih, arkeoloji ve müzecilik ile ilgili sorulan sorulara yansıdı. Alanın farklı disiplinlerinden uzmanlarının ve ilgililerinin görüş çeşitlilikleri heyecan uyandırıcı oldu.

Panodaki boş kalan yerler, Türkiye kültürel mirasından kaçırılan eser parçalarına ithaf edilmiştir.

https://www.facebook.com/sehrinesesver/videos/1489320871130004/

 

sehrine ses ver etkileşimli pano interaction board

Süreç içi gelişimi ve süreci fotoğraflardan takip edebilirsiniz. Çıkan sonuçlara dair değerlendirmelerinizi merakla bekliyoruz!

Tüm katılımcılarımıza renklerini kattıkları için, Arkeofili ekibine içerikteki katkıları için teşekkür ederiz.

 

Kategoriler
araştırma atölye data etkinlik kent şehir TASARIM

Düşlerinle Gel Beşiktaş Etkileşimli Panosu Veri Analizi Sonuçları

Şehrine Ses Ver olarak geliştirdiğimiz çeşitli alan araştırmalarından sonra, kamusal alan kullanımlarını daha detaylı değerlendirebilmek, katılımı yoğunlaştırmak, kent kullanımlarındaki görüşleri haritalayabilecek bir yöntem geliştirmek hedefiyle Düşlerinle Gel panosunu tasarladık. İnfografiklerle kenti tanımıştık, ‘yavaşla ve keşfet’ diyerek görüşümüzü zenginleştirmiştik. İnsanların daha yoğun katılacağı ve bu yoğun bilgiden tasarım yoluna girebileceğimiz bir teknik arayışı içerisindeydik. 2015 yılında Düşle Beşiktaş Festival ekibinin daveti ile kamusal alanda deneysel bir araştırma yapma fırsatımız doğmuş oldu. Öncesinde bu konuda bir altyapı araştırması yapmış olduğumuzdan bu fırsatı yakalayabildik. Hem naif, hem de insanların gönüllerine dokunabilecek bir çağrı ile “düşlerinle gel” dedik. İnsanlar önce düş kursunlar, bunun için elleriyle işlesinler ve harekete geçsinler diyerek tasarladık.

Etkileşimli pano, 2015 yılında Beşiktaş Meydanı’nda, 2016 yılında Sanatçılar Parkı’nda kuruldu ve birkaç günlük de olsa kendi örüntüsünü oluşturdu. Çeşitli yaşlardan, fikirlerden, kullanıcılardan sadece doğal yönlendirilmelerle gelenlerden büyük ilgi gördü. Analiz edilmiş içeriği yönlendiren doğru bir soru-cevap ilişkisi ve etkili bir iletişim stratejisini, el işi ile birleştirerek deneysel bir yaklaşım getirmek ana hedeflerimizden biriydi. Nitekim insanlar bu motivasyonumuzu yakalayarak güven duydu ve el birliği ile panoyu her gün bir kere daha renklendirdi. Toplam 403 katılım yapılan panodaki cevapları, her kişisel cevabı değerlendirebilecek şekilde gün sonunda tek tek saydık. Nadasa bıraktığımız verilerimizi yakın bir zamanda tekrar çıkararak analiz etmeye başladık ve değerlendirdik.

İki sene üst üste yapılan çalışmada, öncelikle tekil sorular üzerinden bir oranlama yaptık. Sonrasında çapraz ilişkiler kurarak anlamlı yorumlamalar çıkabiliyor mu diye analiz ettik. Kentte açık verinin herkese ulaşabilmesi hedefi ile tüm verileri paylaştığımız analiz çalışmamıza, okuyucularımızın veya katılımcılarımızın katkı sunmasını bekliyoruz.

Öncelikle 2015 yılında Beşiktaş Özgürlük Meydanı’ndaki katılımcılarımızın görüşlerini derledik:

sehrinesesver düslerinlegel

Çalışmamıza 2016’da katılanların %43’ü Beşiktaş’ta oturuyor, %20’si Beşiktaş’ta çalışıyor/okuyor, %37’si ise Beşiktaş’ı kullanıyor. Görüşülen kişilerin yarısından fazlasının 18-25 yaş aralığında, kalan %47’nin ise çeşitli yaşlardan olduğunu görüyoruz. Beşiktaş’ta oturanların %7lik bir kısmının sakini oldukları semtte 8 saatten daha az zaman geçirmesi bize dikkat çekici gelen bir oran. Çok çalıştıklarından mı, yoksa çok gezdiklerinden mi eve ulaşamıyorlar dersiniz? Hem deniz yolu, hem de köprü yoğunluklarını karşılayan bir ulaşım aktarım bölgesi olması sebebiyle, Beşiktaş’ı kullananlar çok çeşitli zaman aralıklarını bu ilçeye ayırdıklarını belirtmişler. Sadece yarım saatlik bir kullanım yapanların %10luk bir dilimde olması, ilçe çok büyük olsa da bu soruyu merkez aktarma alanları üzerinden değerlendirdikleri izlenimine yol açtı. Alandaki ulaşım yöntemi olarak 30%lik bir yürüyüş oranı, sosyal-kültürel ve ekonomik ihtiyaçların yürüyüş mesafesinde rahatça karşılanabildiğini gösteriyor. Asıl dikkat çekici olan ise toplam %60lık bir toplu taşıma kullanımı! Özel araç kullananların duraklama yapıp festivale katılmadıklarını göz önüne alsak bile, alan kullanımı açısından diğer bir dikkate değer veri olarak bunu kabul edebiliriz. Bu kadar yoğun kullanımlı toplu taşıma ve bekleme alanları acaba yaşayanların servis ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu? Ya da ilçe genelinde, yaya ve toplu taşıma dostu olma konusunda neler sunulabilir? Bu konuyu da birden ona kadar aralıkta (10 en yüksek memnuniyet puanı) değerlendirilen memnuniyet soruları ile çapraz değerlendirebiliriz. Bu sorularda görülüyor ki, ulaşım rahatlığı konusunda yüksek olmayan, ortalama bir memnuniyet durumu var. Özel işlevlendirilmiş yollar (kaldırımlar, engelli, bisiklet yolları vb.) konusu ise, bizim pano başında iken de çok dikkatimizi çekecek şekilde düşük puanlanan bir seçenek oluyor.

Yukarıdaki tabloda memnuniyet sorularına verilmiş yanıtların ortalamalarını ve dağılımlara dair bazı temel bilgileri görüyoruz.  Ortalama değerlere baktığımızda “”özel işlevlendirilmiş yollar” sorusunun en düşük puanı almış. 5,190 değeri en düşük değer olsa da, bu konuda tam bir memnuniyetsizlik / yetersizlik düşüncesi olduğundan bahsetmek güç. Değer, 5’in altına düşerek net bir memnuniyetsizlik ifadesine dönüşmemiş. Meseleye böyle baktığımızda sorulan hiçbir soruya açık bir memnuniyetsizlik ifadesiyle yaklaşılmadığını görüyoruz. Ortalama olarak en yüksek skorun ise “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorusuna verilmiş olduğunu görüyoruz.  8.118 ortalama değeri bu konuda oldukça net bir tavrı işaret ediyor.

“Beşiktaş’a ulaşım rahat mı”, ” Beşiktaş’taki sokak sanatları” “Beşiktaş’ta kendimi güvende hissediyorum”, “Beşiktaş güzel ve estetik bir semt”, “Beşiktaş yaşanabilir bir semt” ve “Beşiktaşlı hissediyor musun” sorularına en çok verilen yanıtın (mod) 10 olduğunu görüyoruz. Ortalama değerlerin yanı sıra bu bilgi de sorulan sorulara dair genel bir memnuniyet halini ifade ediyor. Bu bağlamda ortalama değeri en düşük soru olan “özel işlevlendirilmiş yollar” sorusuna baktığımızda, en sık verilen yanıt olarak 1 değeriyle karşılaşıyoruz. Bu soruya yanıt veren kişilerden, 27’sinin 1 yanıtını vermiş olduğunu görüyoruz.

Sorulara verilen yanıtların çeşitliliğini, ortalama değere göre nasıl dağıldığını incelediğimizde en yüksek çeşitliliğin “özel işlevlendirilmiş yollar” sorusunda gerçekleştiğini, en düşük çeşitliliğin ise “ışıklandırma, aydınlatma” ve “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorularında gerçekleştiğini görüyoruz.

give sound of your city besiktas istanbul

Yaşa göre memnuniyet sorularının değerlendirilmesi

Daha sonra verideki yaş dağılımını gruplayıp veriyi daha anlamlı kılmak ve daha sağlıklı analizler yapabilmek adına 25 yaş üstü ve altı olmak üzere tekrar baktık. Katılımcılarımızın %68’inin 25 yaş altı, %32’sinin de 25 yaş üstü olduğunu gördük.

SEHRİNESESVER interactive board

Çapraz tablolarla, bir değişkene bağlı olarak memnuniyet puanlarının değişimine de bakmak istedik. Yaş değişkenini bu şekilde çalışmak için 25- ve 25+ olarak değiştirdik (grupladık). Bu yeni gruplama sonucunda memnuniyet sorularına verilen yanıtların ortalama değerleri üstteki slaytta yer alıyor. Yaş gruplamasına göre en yüksek fark “sahil şeridi” sorusundaydı. 25- kesimin bu soruya verdiği ortalama yanıt 6,43 iken 25+ kesimin ortalaması 5,10 idi. Bu analizde istatistiki olarak anlamlı farkların çıktığı sorular, sahil şeridi dışında, “özel işlevlendirilmiş yollar”, “aktivite mekanları” ve “tasarımlar ve tarihi yerler” sorularıydı. Bu sorulardan sadece “tasarımlar ve tarihi yerler” sorusuna 25+ kesim, 25- kesime göre daha yüksek puan vermişti. Bundan da alanların yaş gruplarının eşit kullanımını yüreklendirecek şekilde tasarlanmadığı yorumuna varabiliriz.

sehrinesesver düslerinlegel

Beşiktaş’ta olma haline göre memnuniyet sorularının değerlendirilmesi

Tabloyu incelediğimizde sorulan sorulara en yüksek memnuniyetli yanıtların Beşiktaş’ta oturanlardan gelmiş olduğunu görüyoruz.  Bu bağlamda Beşiktaş’ta oturanlar, aynı zamanda Beşiktaş’tan en çok memnun olanlar.

Üç soruda Beşiktaş’ta oturanların diğer gruplara göre en düşük puanı verdiğini görüyoruz.

  • Sahil şeridini verimli kullanabiliyor mu?
  • Etkinlik mekanları – imkanları yeterli mi?
  • Kültür yapıları yeterli mi?

Bu sorular, Beşiktaş’ta yaşamayan gruplar tarafından daha yüksek puanlanırken, Beşiktaş’ta yaşayanlar tarafından daha düşük puanlanmış.

Bu durum Beşiktaş’ta yaşamayanların Beşiktaş’la kurdukları sahil, etkinlik ve kültür ilişkisinin tatmin ediciliği üzerine fikir vermektedir.  Beşiktaş’ta yaşayanlar bu üç başlık bağlamında daha sınırlı bir tatmin içindedir.  Beşiktaş’ta yaşamayanların, Beşiktaş’la kurdukları ilişkinin bu üç başlıkta görece sınırlı olması da bu tatmin farkını açıklayabilir.

Yukarıdaki tablo ve grafik yardımıyla Beşiktaş’ta oturmayanların en yüksek puanı verdikleri soruları da okumak anlamlı olacaktır.  Sokak sanatları sorusuna en yüksek puanı verenlerin Beşiktaş’ı kullananlar olması gibi.

Beşiktaş’ta oturanlar, Beşiktaş’ı kullanan ya da orada çalışan-okuyanlara göre anlamlı derecede kendilerini daha fazla Beşiktaşlı hissediyorlar. Bu anlamda kendisini en az Beşiktaşlı hisseden grup Beşiktaş’ı kullananlar.

give sound of your city beşiktaş

2016 yılında Düşlerinle Gel Beşiktaş etkileşimli panomuzu Çiçek Festivali kapsamında Sanatçılar Parkı’na kurduk ve oradaki katılımcılarımızın görüşlerini derledik:

sehrinesesver 2016 çiçek festivali

2015-2016 karşılaştırma tablosuna baktığımızda değerlerin yapısında benzer bir örüntü görüyoruz. Özel işlevlendirilmiş yollar yine memnuniyet olarak en düşük puanı alırken, “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorusu yine en yüksek puanı alıyor.

Bu bulguyu aslında başlı başına çok değerli ve heyecan verici olarak görüyoruz. İlk araştırmanın temel örüntüsünün devam etmesi, süreç aşamaları ile deneysel olan bu çalışmamızın sürdürülebilirliği açısından bize azim katıyor.

Karşılaştırma tablosunda ilk göze çarpan veri, 2016 puanlarının 2015 puanlarından neredeyse her soruda daha düşük olması. Sadece yeşil alanlar sorusunda bu anlamda olumlu bir fark var. 2016 değeri, 2015 değerinden daha yüksek… Bunu da 2016’da bir parkın tam içinde olmamıza ve kullanıcıların parktan yararlanma halinin yüksek olmasına bağlayabiliriz.

sehrinesesver 2016 çiçek festivali

sehrinesesver_besiktas_düslerinlegel kültür sanat

SEHRİNESESVER interactive board

SEHRİNESESVER interactive board

Mümkün olduğunca çeşitli görüşlerin aktarılmasına çalıştığımız Düşlerinle Gel panosunu, iki farklı, sene iki farklı alanda kurduğumuzda karşımıza çıkan sonuçlar bu şekilde oldu. Bu süreçte, sorunun insanları yönlendirme kabiliyetini daha iyi anladık. Örneğin, ön araştırmalarını yaparak özel işlevlendirilmiş yolların bir değer olarak öne çıkarılması, ya da yollardaki aydınlatmaların güven duyumu ile ilişkisi gibi. Belki bizi en az, birçok insanı ise en çok şaşırtan katılım yoğunluğu oldu. Gördük ki insanlar yaşadıkları, kullandıkları alanlar ile ilgili kendilerine danışılmasını bekliyorlar. Yine anladık ki, kapıdan yapılan kurum anketleri bu konuda çok yetersiz. Özellikle de yeşil alanların kullanımı konusunda ilçe belediyesi üst düzey bir verimlilik sunduğunu savunurken, kullanıcıların ortalama bir beğeniye sahip olduklarını aktarmaları, eminiz ki ilçe belediyesini şaşırtacaktır. Buna ek olarak, panoyu kurduğumuzdan itibaren katılım gösteren, panoya sahip çıkan sokakta yaşayan çocuklarının aydınlatmalar ve sokak tasarımları ile ilgili olumsuz geri bildirimleri, bu yerleri tasarlarken “kimin için?” tasarlandığı sorusunu bize sordurdu.

Kentte her bireyin kullanım hakkı olan kamusal alanlarda daha yenilikçi stratejiler, iletişim kanalları, katılımcı tasarımlar beklendiği açık. İstanbul gibi koca bir şehrin bir parçası olan Beşiktaş’ta yaptığımız bir çalışmada, orada yaşayanların fikirleri, görüşleri ile zenginleşen bir süreç ilerlettik. Bu akışta çeşitli disiplinlerden oluşan Şehrine Ses Ver ekibimizle, sivil toplum kuruluşları tecrübesi olanlar,  tasarım ve iletişim ile ilgilenenler, sosyal bilim dalları ile uğraşan kişilerden çok değerli katkılar edindik. Beşiktaş’taki ritime ve düşlere kulak verdik. Bir sonraki basamak, düşlediğimiz alanları benzer bir süreçle tasarlayarak hayat vermek olacak.

Kategoriler
atölye kent

bomontiada Keşif ve İnfografik Atölyesi Süreci

bomontiada keşif ve infografik atölyesi, 4 Haziran cumartesi günü başladı. Başvurulardan seçilen 4 ekip ile başlayan çalışmalarda tanışma ve çalışma etiği anlatıldıktan sonra, katılımcılar atölyeden beklediklerini dile getirdiler. Disiplinlerarası etkileşim, tasarım ve iletişim yöntemleri ile kamuya yararlı ortak bir iş üretmek ilk sıralardaki beklentiler oldu. 4 farklı üniversiteden, 9 farklı bölümden, 50% öğrenci 50% mezun olan katılımcılar, yürütücü ekip ile atölye ortamını beslediler.

Bomonti’nin geçmişten günümüze köklerini araştırmak için seçilen beş konu; yapısal dönüşüm, sanayi, kamusal alanlar, rotalar ve potansiyel kesişim alanları olarak belirlendi. Konular hakkında yapılan sunuşlarla alanın farklı yönleri, değişimleri ve dönüşümleri tartışıldı.

 

Ekiplerle ilk haftasonu çalışmasında veri analizleri, infografik ve iletişim stratejileri ile Bomonti tarihi, dönüşümler ve kültürel kimlikleri ile ilgili bilgiler paylaşıldı. Bomonti’nin ilk sanayi fabrikaları süreci, 1973 köprü inşaatı süreci ve Bomonti tüneli sonrasındaki dönüşümleri ele alındı. Alanın kent içi küçük sanayi kimliği ile yıllarca İstanbul’un merkez noktalarından birinde olması sosyal yapıları ile birlikte ele alındı. Kentsel tasarımın toplumsal ilişkileri de tasarladığı, alanın coğrafi potansiyellerinin sanayi hafızasındaki yeri değerlendirildi.

Ekipler ilgi duydukları konulara yönelerek bu konularda detaylı çalışmalara başladılar.

bomonti_1 (5)

9.20 EKİBİ : Gamze Yaşar, Ferhat Akbaba, Alperen Bal

Yürütülen atölye kapsamında İstanbul’un eski sanayi yerleşimlerinden biri olan Bomonti bölgesini ele alıyoruz. Biz de grup 9.20 olarak bu çalışmaya “Yapı” kategorisinde katkı sunmaya çalışıyoruz. Bomonti, İstanbul’un tam merkezinde yer alan, bunun dışında da kendine has pek çok özellik barındıran özgün bir alan. Gerek sınıfsal, gerekse demografik yapısıyla da ilgi çekici. Şimdi ise yeniden önemli bir değişim ve dönüşüm sürecinin içinde.
Atölye bu noktada bu dönüşümü ve niteliğini incelemek açısından önemli bir yerde duruyor. Biz de bölgenin mevcut ve muhtemel dönüşümünü incelerken,hem geçmişten günümüze bölgedeki yapıların fonksiyonel değişimlerine odaklanıyor, hem de yapıların mevcut durumlarını kategorilere ayırıyoruz. Bu noktada günümüzdeki değişimin “ikonları” haline gelebilecek “Hilton, Anthill, MSGSÜ, Bomonti bira fabrikası” gibi kendi içinde de kategorilendirilebilecek binaları detaylıca inceleyerek bu dönüşüm hakkında fikir sahibi olmaya çalışıyoruz. Ayrıca bölgedeki gecekondular, metruk yapılar, hala işleyen sanayi binaları ile bu yeni durumun ikonlarının ilişkisini de inceleyerek Bomonti’de gerçekleşen dönüşümün mahalleye yansımalarının izini sürüyoruz. Günümüzdeki öneminin yanı sıra geçmişi de hayli önemli olan ve bugün pek çok yenilikle birlikte, pek çok kontrasta, çarpıklığa sahip olan bu bölgenin geçmişine ve geleceğine ilişkin çalışma yapmanın atölyenin başından bu yana bizi oldukça heyecanlandırdığını söylemek mümkün.

bomonti_1 (8)
İZ EKİBİ : Ezgi Güler, Anıl Emmiler, Gözde Karahan

İz grubunda, iki şehir plancı ve bir iletişim tasarımcısıyız. Atölye öncesinde üçümüz de Bomonti’ye dair farklı noktalardan küçük detaylar biliyorduk. Bomonti’yi keşfetmek ve bu süreçte tarihi boyunca yaşadığı değişimlerin izini sürmek çalışmamızın temelini oluşturdu. Grup ismimiz bu şekilde ortaya çıktı. Projenin ilk başında bölgede yaşanan dönüşümü ele almaya karar verdik. Dönüşümü incelemek ise bizi değişen değerler, oluşan veya daha da belirginleşen sınırlar ve tüm bunların ortasında bölgesel odaklara götürdü. Bomonti konumu nedeniyle doğal, fiziksel ve sosyal açıdan çok fazla bileşeni ve sınırlayıcıyı barındıran bir mahalle.Tarihsel süreçte, Bomonti’de değişen bağlantıları, kesişim noktalarını, açık ve yeşil alanları ve yapıların sokaklarda yaratttığı etkileri (yükseklikler, sokak genişlikleri, yapısal etkenler vb.) inceleyerek sokaktaki hikayelerin izlerini sürmeye başladık. Çalışma alanı ve yakın çevresinde 5 bölge olduğunu farkettik. Bomonti içerisinde hareket etmek, çevre ile iletişime geçmek için çok kullanılan sokak sayısı da 5 olunca proje adımız da “Beşi bir yerde” oluverdi. Projede, Bomonti’nin 5 farklı sokağının hikayesinin izlerini bulmayı hedefledik.

bomonti_1 (4)

YOL YOK EKİBİ : Burcu Akbaba, Başak Nur Vanlıoğlu, Melih Fırat Ayaz

 

Planlama, sosyoloji ve grafik tasarım öğrencilerinden oluşan bir grup olarak, bize, kentsel mekanı anlamayı ve anladığımızı infografik yöntemiyle yalın, basit bir şekilde insanlara aktarmayı öğrenme imkanı sunan böyle bir atölye çalışmasında yer aldığımız için oldukça mutluyuz. Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı ve İstanbul’un en önemli endüstriyel miras yapılarından biri olan Bomonti Bira Fabrikası’na ev sahipliği yapan ve Bomonti semtini konu alan bir çalışma bizi çok heyecanlandırdı.

Grup olarak, Bomonti’de 20. yüzyılın ikinci yarısından bu yana süren dönüşümünün sosyo-mekansal boyutunu inceleme alanı olarak seçtik. Bu kapsamda, tarihsel anlamda semtin karakterini oluşturan iki önemli demografik unsur olarak etnik yapı ve işçi sınıfını ele aldık. Bu iki demografik unsuru, mekansal ölçekte yarattığı etkiler (fabrikalar, işçi konutları, kiliseler vb.) üzerinden değerlendirdik. 80’li yıllarda küresel ölçekte yaşanan iktisadi dönüşümlerle paralel bir şekilde Bomonti’de sanayi üretiminin yerini hizmetler sektörüne bırakmasının mekansal ölçekte ve semte yeni dahil olan kesimlerin de sosyal yapıda yarattığı dönüşümü ele aldık. Semt sakinlerinin yanı sıra Bulgar, Gürcü, Fransız Katolik, Rum ve Ermeni kiliseleriyle görüştük, semtin tarihsel serüvenini onlardan dinledik, günümüzdeki dönüşüm süreci hakkında değerlendirmelerini aldık.

Bu sürecin sonunda, tarihsel anlamda Bomonti’deki farklı demografik öğelerin kentsel mekana etkilerini ve sonrasında yaşanan sosyo-mekansal dönüşümün Bomonti’ye etkisini aktaracak olan keyifli bir infografik çalışmasına imza atmayı hedefliyoruz.

bomonti_1 (3)

AKS EKİBİ : Melike Üresin, Elif Kadayıf, Enes Emin Bahadır

İlk gün Bomonti Bira Fabrikası’nda atölyede buluştuk. Atölye çalışmasına tanışarak başladık. Herkesin farklı disiplinlerden olması hepimizi heyecanlandırmıştı. Gruplar belirlendi. Biz üç kişi; endüstriyel tasarımcı, şehir plancısı ve peyzaj mimarı olarak bir grup olduk. Atölyedeki konu başlıklarıyla ilgili bilgilendirildik. Yürütücülerimiz; veri kavramları, analizi ve infografikle ilgili bir sunum yaptılar. Daha sonra Bomonti bölgesi ve Bomontiada oluşumunu gözlemlemek için alan gezisi yaptık. Atölyeye dönüp Bomonti bölgesinin ve bu alandaki dönüşümün süreciyle ilgili bilgi alıp, tüm ekip aramızda tartıştık. Daha sonra grup olarak toplandık ve Bomonti bölgesindeki gözlemlerimizi paylaşırken konu başlığı olarak rotaları incelemeye karar verdik. Alt başlığımız da kullanıcı profillerini incelemekti. Atölyedeki yürütücülerimizin daha önce yapılan kentsel atölyelerle ilgili sunumlarından sonra, konumuz daha da belirginleşti. Bomonti bölgesinde yaşayan ya da bölgeye dışarıdan katılan kullanıcı profilini araştırıp, farklı yaş grubu, meslek grubu ya da sosyo-ekonomik duruma göre hangi rotalar kullanılıyor ya da kullanılmıyor, hangi sokaklarda insanların yolları kesişiyor ya da hiç kesişmiyor bunu gözlemlemek için sokağa çıkacaktık, insanlarla konuşacaktık. Bunun için de ilk olarak bölgedeki odak noktalarını belirledik. Üç araştırma metodu geliştirdik; ilki, kullanıcı profili anketiydi, bu anket bizim kullanıcıları alt baslıklar altında kategorize etmemize yardımcı olacaktı. İkincisi, elimize aldığımız haritalara kullanıcıların kullandıkları rotaları çizdirmekti. Sonuncusu ise Bomonti içinde adres tarif edilirken hangi yapı ya da noktalar referans noktası olarak algılanıyor bunu analiz etmekti. Elde edeceğimiz bütün veriler bizi kentsel dönüşüm ve organik yapılaşma sonrası oluşan rota ve referans noktalarına götürecekti. Grup ismimizi de rota ve izlenen yol kavramlarıyla ilişkili olan “aks” olarak kararlaştırdık ve grup logomuzu tasarladık.

Sokağa çıkmadan önce bu kadar çok hikaye duymayı beklemiyorduk, ilk durağımız olan Bomonti antika pazarında tezgah açanlar ve alışverişe gelenlerle sohbet şeklinde hikayelerini dinledik. Çok keyifliydi, farklı profilden insanlarla konuşma imkanı bulduk. Bu çalışmamız haftasonu Bomonti kullanıcı profilinin gözlemiydi. Hafta içi de Bomonti’nin farklı kısımlarına gidip anket ve rota çalışmalarımızı yaptık, gezimiz sırasında bira fabrikasının eski bir çalışanına, rezidans sakinine, evinin kapısının önünde örgüsünü ören gecekondu sahibine ve pazara alışverişe gelen bir mimar gibi çok farklı profilden insanlara rastladık. Veri topladıkça zihin haritalarımızı çizdik.

Yaptığımız çalışmayı infografik bir dille aktardıktan sonra, Bomonti bölgesindeki kentsel dönüşümün yarattığı rotalar ve rotaların arkasındaki hikayeleri, sahipleriyle birlikte açıklayan toplu bir veri aktarımı sağlayabileceğimize inanıyoruz. Sadece gönüllülerle dolu bir atölyede çalışmak ve civardaki insanlarla iletişime geçmek, onların değerli hikayelerini dinlemek çok keyifliydi!

Atölye yürütücü ekibi Merve Akdağ Öner, Kemal Şahin ve Ersan Avcı ile katılımcı ekipler, hafta boyu sürecek çalışmalardan sonra 11 Haziran Cumartesi saat 17.00da açık atölye forumunda konuları tartışmaya açacaklar. İlgili herkes bomontiada’da yapılacak açık foruma katılabilir.

 

Kategoriler
atölye

Bomontiada Keşif ve İnfografik Atölyesi Katılımcılar ve Program

Şehrine Ses Ver ile kültürler arası ve disiplinler arası etkileşimi hedefleyen bomontiada‘nın ilk keşif ve infografik atölyesine bu haftasonu başlıyoruz. Tarihsel, yapısal ve kültürel katmanları çok geniş olan alandaki yapacağımız atölyede, bu izleri bulmayı, ortaya çıkarmayı ve etkileşimlerini tasarlamayı hedefliyoruz.

“Köklerin Hikayesi” başlıklı bir dizi etkinlik planlanan bomontiada’da tarihin ve mirasın izini sürüyoruz. Semtin geçmişiyle bağlarını güçlendirmek ve farklı kültürlerin miras sofralarını bir araya getirmek için, Bomonti semt dokusuna özel bir hafta sonu düzenliyor. Etkinlikler için detaylı bilgiye Köklerin Hikayesi sayfasından erişebilirsiniz. Merve Akdağ Öner, Kemal Şahin ve Ersan Avcı’nın önderliğinde; Prof. Dr. Salih Ofluoğlu ve bomontiada Yaratıcı Komitesi’nin danışmanlığıyla yapılacak çalışmalarda semtin yerel karakteristikleri incelenecek. Katılımcılar ve konu ile ilgililer, 11 Haziran günü düzenlenecek açık forumda Bomonti sakinleriyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak.

Yoğun ilgi ile karşılanan Keşif ve İnfografik Atölyemiz için tüm başvuranlara teşekkür ediyoruz. Atölye katılımcılarımızı belirlenen gün ve saatlerde programa katılmak üzere heyecanla bekliyoruz.

Keşif ve İnfografik Atölyesi Katılımcıları

Bireysel Başvurulardan Katılımcılar

Ezgi Güler, İstanbul Teknik Üniversitesi, ŞBP (mezun), Kentsel Tasarım (YL)

Anıl Emmiler, Yıldız Teknik Üniversitesi, İletişim Tasarımı (öğrenci)

Melike Üresin, İstanbul Teknik Üniversitesi, Peyzaj Mimarlığı (YL)

Gözde Karahan, Yıldız Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama (mezun)

Elif Kadayıf, Anadolu Üniversitesi, Endüstriyel Tasarım (mezun)

Enes Emin Bahadır, Yıldız Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama (YL)

Ekip Başvurularından Katılımcılar

Ekip 1

Burcu Akbaba, MSGSÜ, Sosyoloji (öğrenci)

Başak Nur Vanlıoğlu, MSGSÜ, Grafik Tasarım (öğrenci)

Melih Fırat Ayaz, MSGSÜ, Şehir ve Bölge Planlama (öğrenci)

Ekip 2

Gamze Yaşar, MSGSÜ, Şehir ve Bölge Planlama (öğrenci)

Ferhat Akbaba, MSGSÜ, Grafik Tasarım (öğrenci)

Alperen Bal, MSGSÜ, Mimarlık (öğrenci)

Tüm başvuru yapanlar 11 Haziran’da yapılacak açık foruma davetlidir.

  • Çalışmaların başlaması: 4 Haziran 2016 saat 10.00, bomontiada, İstanbul (5-11 Haziran’da çalışmalar devam edecek.)
  • Sunumlar ve açık forum: 11 Haziran 2015 Cumartesi saat 17.00

 

ÇALIŞMA KONULARI

* YAPI (Kütlesel, ekonomik ve sosyo-kültürel yapıların etkileşimi)

– Bomonti Fabrikası

– Çevresel yapılar (İski Lojmanı ve Su Deposu, Osmanbey Konakları vb)

– Parklar, mezarlıklar

– Dönüşüm, doku değişimi

* SANAYİ

– Üretim Sektörünün Dönüşümü

– Perpa / Osmanbey arasında olmak

– Fabrikalardan dönüşümler

* ROTALAR

– Mahalledeki kullanıcı profilleri çeşitlilikleri, rotaları, kesişimleri

* KAMUSAL ve YARI KAMUSAL ALANLAR

– Parklar, bahçeler, mezarlıklar, açık alanlar

* POTANSİYEL ANALİZLERİ

– Şehircilik ölçeğinde çevresel kullanımlar, akslar, sosyal odaklar, kesişim potansiyelleri

 

TAKVİM

Bülten ve websitelerinden duyuru: 25 Mayıs 2016

Seçilen ekiplerin duyurulması:        30 Mayıs 2016

Çalışmaların başlaması:                   4 Haziran 2016 (5 ve 11 Haziran’da atölye devam eder.)

Sunumlar ve forum:                          11 Haziran 2015 saat 17.00 bomontiada

 

  1. çalışma günü // 4 Haziran

10.00 – 11.00     Tanışma, konu tanıtımları

11.00 – 12.30     Veri kavramları ve analizi, infografik

13.00 – 14.00     Alan gezisi ve ekiplerin oluşturulması

14.00- 14.45      Yer-Hafıza-Antropoloji ilişkileri

15.00- 15.30      Ekiplerin Oluşturulması

15.15 – 16.30     İnfografik, bilgi görselleştirme ve örnekler

17.00 – 18.00     Konu seçimleri, beyin fırtınası, ekiplerin sunumları

  1. çalışma günü // 5 Haziran

10.00 – 11.00     Senaryo, hikayelendirme ve iletişim araçları

11.00 – 12.30     Eskiz çalışmaları, ekiplerin sunumları

13.30 – 14.15     Bomontiada, kentli yaşamı, tasarım ilişkisi sunumu

14.30 – 15.30     Ekiplerin çalışmaları

15.30 – 16.30     Ekiplerin sunumları

  1. çalışma günü // 11 Haziran

10.00 – 10.30     Veri ve çalışma değerlendirmeleri

11.00 – 12.30     Grafik iletişim ve senaryo çalışmaları

13.30 – 15.30     Ekiplerle birebir çalışmalar

14.30 – 15.30     Ekiplerin sunumları

15.30 – 16.30    Ekiplerin çalışmaları

Sunumlar ve forum // 11 Haziran

17.00-18.00    Ekiplerin sunumları üzerinden  herkese açık atölye forumu

 

Kategoriler
atölye

ŞSV TASARIM KAMPI | 1 KATILIMCILARI

5-6 Haziran tarihlerinde 24 saatlik maraton şeklinde gerçekleşecek tasarım kampımıza başvurularınız için teşekkür ederiz. 5 Haziran saat 19.00 da başlayacak atölyemiz, 6 Haziran saat 16.00 da tanışma toplantısı ve atölye sunumları ile sona erecektir.

Katılımcılarımız;

Abdullah Taşdönderen, İzmir Gediz Üniversitesi, mimarlık, öğrenci 3. Sınıf

Ayşesu Çelik, Boğaziçi Üniversitesi, ekonomi, öğrenci 4. Sınıf

Ayşe Demirçalı, Akdeniz Üniversitesi, peyzaj mimarlığı, öğrenci 3. Sınıf

Başak Kılıçbeyli, Yeditepe Üniversitesi, grafik tasarım, öğrenci 4. Sınıf

Büşra Sağban, Selçuk Üniversitesi, sanat tarihi, öğrenci 3. Sınıf

Elif Şeyma Bulut, Kadir Has Üniversitesi, grafik tasarım, mezun

Emrah Özdemir, Marmara Üniversitesi, grafik tasarım, mezun

Melike Sıla Acar, Selçuk Üniversitesi, mimarlık, öğrenci 3. Sınıf

Merve Coşkun, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, mimarlık, öğrenci 3. Sınıf

Pınar Kılıç, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, mimarlık, öğrenci 3. Sınıf

Seda Sümen, Eskisehir Anadolu Üniversitesi, halkla ilişkiler, mezun

Sefa Karabulut, Uludağ Üniversitesi, hemşirelik, öğrenci 4. Sınıf

Tarık Sert, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, iç mimarlık, öğrenci 4. Sınıf

Umut Otyakmaz, Beykent Üniversitesi, iletişim sanatları ve tasarım, yüksek lisans / doktora

afıslerrr

Tüm katılımcılarımızı 5 Haziran saat 19.00’da Sosyal Kuluçka Merkezi’ne bekliyoruz. Mail ile bilgilendirme yapılacaktır. 

 

Atölye Yürütücüleri:

Merve Akdağ Öner, mimar, Şehrine Ses Ver kurucusu

Ertunç Öner, endüstri ürünleri tasarımcısı, TasarimYarismalari.com kurucusu

Sevcan Alkan , grafik tasarımcı, mimar

Yasemin Altunbulak, sosyolog

Yeşim Us, seramik sanatçısı

 

 

 

 

Kategoriler
atölye kent

Kayseri Kent Tartışmaları Atölyesi Ürünleri

Mayıs ayında Kayseri Mimarlar Odası’nın davetlisi olarak Kent Tartışmaları-2 etkinliğine katıldık. Kayseri’deki üniversitelerden çeşitli bölümlerden gelen öğrenciler ile kentin ulaşım sistemi üzerine çalışmalar gerçekleştirdik.

Ekibimizden Merve Akdağ Öner ve Sevcan Alkan’ın yürüttüğü atölyede, katılımcı öğrencilerin, en çok kullandıkları rotalardaki algıları üzerine çalıştık. Bir de baktık ki, 12 kişisel rota kesişip birbirini takip eden bir ağa dönüştü. Kişisel rotalar, algı ve bellek üzerinden geliştirilen haritalar, tasarlanan iletişim kurma yöntemleri, var edilen durum ile kişisel izlenim ilişkilerini görmemizi sağladı. Sunulan çözüm yöntemleri ile de çalışmalar zenginleşti.

Mimarlar Odası’nın Kayseri Belediyesi yetkilileri, ulaşım ve kent alanında uzman kişiler, yerel halk katılımı ile oluşturduğu konferansta sunumlar yapılıp çalışmalar tartışıldı.

KAYMİMOD‘a daveti ve güzel ilgisi için, tüm katılımcı öğrencilere azimleri ve emekleri için teşekkür ediyoruz.

 

Kategoriler
atölye

Şehrine Ses Ver | Tasarım Kampı 1 Çağrısı

Şehrine Ses Ver, kentlerimizdeki ortak üretim kültürünü oluşturan ve yaygınlaştıran tasarım odaklı bir sosyal girişim platformudur. Şehrine Ses Ver tarafından organize edilen atölye, etkinlik vb. çalışmaların tamamı, kent yaşamına ilgi duyan mimar, grafiker, ürün tasarımcısı ve sosyologlar gibi çeşitli uzmanlık alanlarının katılımıyla hayat buluyor. Yerel/bölgesel ürünlerin geliştirildiği çalışmalarımıza Haziran ayında bir yenisini ekliyoruz.

sehrine ses ver tasarim kampi

ŞSV Tasarım Kampı | 1

Tarih: 5-6 Haziran 2015

Adres: Sosyal Kuluçka Merkezi / İstanbul

Etkinlik Süresi: 24 saat

Başlangıç: 5 Haziran saat 19.00

Tanışma Toplantısı ve Atölye Sunumları: 6 Haziran saat 16.00-19.00

* Atölyeye katılım 15 kişi ile sınırlıdır.

Etkinlik Detayları: Tasarım kampında, Mayıs 2015 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Düşlerinle Gel Beşiktaş Panosu ve Kasım 2014 tarihinde yaptığımız Yavaşla Keşfet Kent Atölyelerinin verileri üzerinden çıktılar elde edilecek. Sosyal tasarımlar, infografikler, videolar ve haritalar şeklindeki çıktıların birçok alanda görünürlüğü sağlanacak. Büyük bir kitleye ulaşmasını hedeflediğimiz çalışmalar ile bu alanlarda farkındalık ve uygulamalar sağlamayı hedefliyoruz.

Sizleri de 24 saatlik tasarım kampımızda ortak üretime dahil olmaya, birikimlerinizi keyifli bir ortamda paylaşmaya davet ediyoruz. Çalışmada tüm atölyelerimizde olduğu gibi farklı disiplinlerden bir araya gelerek ortak dile ulaşılmasına öncelik verilecektir. Kekinizi, meyvenizi, uyku tulumuzunu ve tabii ki bilgisayarınızı kapıp bize dahil olmanızı heyecanla bekliyoruz!

Başvurular kapanmıştır. Yarın sabah sonuçlar açıklanacaktır. Ilginiz için teşekkür ederiz.

Kategoriler
araştırma atölye etkinlik

YAVAŞLA VE KEŞFET KENT ATÖLYELERİ |1 ARDINDAN…

Kasım ayında gerçekleştirmiş olduğumuz Üsküdar ve Beşiktaş merkezlerindeki Yavaşla ve Keşfet atölyeleri, bize yaşadığımız yerler ve insanların geçtikleri yerleri algılamaları ile ilgili önemli izlenimler kazandırdı. İstanbul Tasarım Bienali-2015 paralel etkinliği olarak da duyurulan atölyelerde, yine farklı pratiklerden ve uzmanlık düzeylerinden kişiler ile bir araya gelerek yerel halkın katılımı ile çalışmalar yaptık

İstanbul’un hızlı ve karmaşık şehir hayatında, geçip gittiğimiz yerlerin farkına varmak, bir araya gelerek kentin senaryoları üzerine tartışmak için düzenlediğimiz atölyeler, yapılan forumlarla sonuçlandı. Şehrine Ses Ver ekibi olarak atölye ekipleri ile birlikte, Beşiktaş ve Üsküdar merkezlerini araştırdık, varolan potansiyelleri çıkardık ve tartıştık. Yaşadığımız alanları daha fazla görerek müdahil olabileceğimize karar kıldık.

Çalışmalarımız, her iki semt için belirlediğimiz temaların anlatımı ile başladı.

Bu temalar;

1. Katmanlar (plan, yapı, işlev)

besiktas_1958

2. Su Kültürü (su yolları, yapıları ve ürünleri)

damat ibrahim paşa su yolu

3. Kapalı-Yarı Kapalı – Açık Alan Kurguları (kentsel tasarım, bekleme, toplanma ve son cemaat yerleri, pasajlar, örtüler)

besiktas_ssv

4. Sokakta Yaşam / Yaşanabilirlik (kamusal alan, sokak, çocuklar, göçmenler, esnaf, seyyar satıcılar, canlılar)

başlıkları altında detaylandırıldı.

Alanda yapılacak araştırmalar için etkileşimli senaryolar ön plana çıkarıldı. Halkla yapılacak araştırmalar için çeşitli iletişim ve sergileme yöntemleri paylaşıldı.

Picture2 Picture1

Her iki semt merkezlerinde yapılan haritalar ile detaylı anlatım yapılan keşif gezisi düzenlendi. Alanın tarihi ile güncel kullanım ilişkileri değerlendirildi, çağdaş yaklaşımlar ile kullanımların ilişkilendirilmesi üzerine beyin fırtınaları yapıldı.

uskudar_sehrinesesver_harita Model

uskudar_kuskonmaz_camisi cami_mihrimah_avlu

Keşif gezisinden sonra ekipler, ilgilerini çeken yerlerin eskizleri yaptılar. Alanlardaki tespitler, tüm ekiplerce tartışılarak çözüm yolları arandı. Haftasonları soğuk havaya rağmen yapılan buluşmalarda, her iki belediyenin de semt merkezinde ortak kullanım alanı sağlayamamasından ötürü zorluklar yaşandı. Soğuğa aldırmadan yapılan söyleşiler, görsel haritaların eşlik ettiği görüşmeler, yerel halkın heyecanlı katılımı ile devam etti.

besiktas_yavaslavekesfet

besıktas_etkilesimli harita

Çalışma sürecini zenginleştirmek amacı ile son haftasonu İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü öğretim üyesi Mehmet Erkök’ün atölyesini ziyaret ederek ilham verici tasarımları eşliğinde sohbet ettik. İTÜ Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Oruç Çakmaklı ile yapılan mini atölyede de hayal evrenimize bir yolculuk yaptık.

mehmeterkok_sehrinesesver_yavaslavekesfet

oruccakmaklı_sehrinesesver_yavaslakesfet

Yapılan tüm çalışmalar ve tartışmalar, haftalık raporlar ve son hafta her iki semtte düzenlenen forumlar ile sonuçlandı. Çalışmalar, kağıt üzerinde yapılan tüm projelerin sahaya çıkıldığında üçüncü ve dördüncü boyutunu kazandığını kanıtlar nitelikte idi.

Yavaşla ve Keşfet | Beşiktaş Süreci ve Çalışmaları

Ekipler ile iki haftasonu süren bir ön paylaşım ve değerlendirme sürecinin ardından yerel halkın etkileşimini sağlamak ve bunu bir ürüne dönüştürmek üzere çalışıldı.

Beşiktaş ilk değerlendirme haftası, Üsküdar ilk değerlendirme haftası, birçok kişinin zihninde yarattığı izlenimler ile alandaki gerçeklerin farklılaştığını ortaya koydu.

BİLİNMEYEN EKİBİ; İbrahim Özvarış, Derya Yaman, Seda Altan

Ekip, sokak ve cephe dokularını sorgularken tarihi yapılar ve “yeşil”in işlevsizleştirilmesine dikkat çekiyor. Sunumlarında, tarihi yapıların işlevselliklerini koruması ya da çağdaş kullanımlarla yeniden işlevlendirilmesi üzerine değerlendirmeler yaptılar.

 

KAŞİFLER EKİBİ; Tuğçe Ungan, Ece Doğan

Ekip, Beşiktaş’taki yaşamı, tarihi yapılar ve odak noktalarının kullanımı üzerinden inceliyor. Beşiktaş merkezde ve Beşiktaş-Kadıköy vapurunda görüşmeler yapan ekip, insanların dikkatini “an”a çekiyor.

Ekip, Kadıköy-Beşiktaş bağlantısını eğlenceli bir dille videoda aktarıyor:

http://vimeo.com/117728449

Getback Ekibi; Cansev RAKİPSİZ, Gubse KÜREŞ, Elif TEZEL

Ekip, yöre halkının kullanım ihtiyacının ne olduğuna dair bir araştırma yaptı. Daha sonra en fazla oy alan “yeşil alan” kavramını derinleştirerek “nasıl bir yeşil alan?” sorusunu tartıştı.

Beşiktaş’ın interaktif katılımla ihtiyacı olan ögelerinin keşfedilmeye çalışılması amaçlanmıştır. 2. aşamada, yeşil alan ihtiyacına yönelik çalışmamızı gerçekleştirdik. İnteraktif pano sayesinde, Beşiktaş Meydanı ve Kartal Meydanı’nda çalışma fırsatı elde ettik. 60 kişiyle görüşme fırsatı bulduk. Bu çalışma sonucunda; 16 park, 10 bisiklet yolu, 10 yol üstü dinlenme alanı, 6 ağaçlandırma çalışmaları, 5 oturma alanı, 5 paten alanı, 3 kaykay alanı, 2 balık tutma alanı, 2 köpek gezdirme alanı ve 1 adet mangal alanı talep edilmiştir. Rekreasyon ve spor alanları kategorilerini çeşitlendirerek, farklı düşünceleri yakalamak istemiştik. Bu yöntem ile, başarıyı yakaladığımızı düşünmekteyiz. Park ihtiyacının fazla çıkması aslında Abbasağa ve Yıldız parklarının etkin bir şekilde kullanılmadığını düşündürttü. Özellikle, denizle bağlantılı yeşil alanların eksikliğinin giderilmesi gerektiği belirtildi. Topoğrafya açısından bizi zorlayabilen Beşiktaş, bizi yavaşlatmakta fakat yaşlı insanlara belli zorluklar yaşatmaktadır. Yol üzerinde dinlenme alanları ihtiyacının yüksek oranda çıkması, buna bağlanabilir. Uygulama konusunda, soğuk hava dışında hiçbir sorun yaşamadık. Katılımın yüksek olması, sevindirici bir sonuç oldu.

* Yavaşla ve Keşfet | Üsküdar süreci ve çalışmalarını, forumlardaki tartışmaları, blogumuzdan bir sonraki gönderide takip edebilirsiniz…

 

Kategoriler
atölye etkinlik kent

YAVAŞLA VE KEŞFET | ÜSKÜDAR&BEŞİKTAŞ KENT ATÖLYELERİ FORUMLARI

“Yavaşla ve Keşfet!” Kent Atölyeleri ile yaşadığımız yerleri tanıdık, üzerine düşündük, tartıştık. Beşiktaş ve Üsküdar merkezlerine farklı bir gözle baktık. Kent için oluşan fikirlerin “kentli” ile etkileşime geçince nasıl üçüncü ve dördüncü boyutu kazandığını gördük, evrildik.

Çeşitlilik içerisinde tartıştık, birbirimizden yeni şeyler öğrendik. Meraklar edindik. Uzman ziyaretleri yaptık, ilham aldık. Ekipler ile birlikte tekrar tekrar konularımızı, araştırmaları ve yöntemleri ele aldık… Geleceğimizi şimdiden harekete başlayarak düşleyip hayallerimizi birlikte gerçekleştirebileceğimize inandık.

Ele aldığımız konular “sadece” bizim değil, çoklu ögelerin bir araya gelerek oluşturduğu toplumsal konular… Ve ancak özgür bir ortamda, çeşitlilik sağlanarak, toplumsal farkındalık uyandırarak ele alınabilir. Bunun için de süreçte karşılıklı etkileşim “cesaret”ini ve bir adım daha atma hareketliliğini göstermek adına sizleri aramıza davet ediyoruz.

Print şehrine ses ver yavaşla ve keşfet forumu

Üsküdar | Yavaşla ve Keşfet Kent Atölyesi Forumu : 5 Aralık 2014, 18.30-21.00 Bağlarbaşı Kültür Merkezi

Beşiktaş | Yavaşla ve Keşfet Kent Atölyesi Forumu : 9 Aralık 2014, 18.30-21.00, Ortaköy Kültür Merkezi

Etkinliğimizi, Facebook sayfamızdan gözlemleyebilirsiniz.

Tüm ilgilileri, tartışıp ortak akıl üretmek adına bekliyoruz..