Kategoriler
araştırma atölye data etkinlik kent şehir TASARIM

Düşlerinle Gel Beşiktaş Etkileşimli Panosu Veri Analizi Sonuçları

Şehrine Ses Ver olarak geliştirdiğimiz çeşitli alan araştırmalarından sonra, kamusal alan kullanımlarını daha detaylı değerlendirebilmek, katılımı yoğunlaştırmak, kent kullanımlarındaki görüşleri haritalayabilecek bir yöntem geliştirmek hedefiyle Düşlerinle Gel panosunu tasarladık. İnfografiklerle kenti tanımıştık, ‘yavaşla ve keşfet’ diyerek görüşümüzü zenginleştirmiştik. İnsanların daha yoğun katılacağı ve bu yoğun bilgiden tasarım yoluna girebileceğimiz bir teknik arayışı içerisindeydik. 2015 yılında Düşle Beşiktaş Festival ekibinin daveti ile kamusal alanda deneysel bir araştırma yapma fırsatımız doğmuş oldu. Öncesinde bu konuda bir altyapı araştırması yapmış olduğumuzdan bu fırsatı yakalayabildik. Hem naif, hem de insanların gönüllerine dokunabilecek bir çağrı ile “düşlerinle gel” dedik. İnsanlar önce düş kursunlar, bunun için elleriyle işlesinler ve harekete geçsinler diyerek tasarladık.

Etkileşimli pano, 2015 yılında Beşiktaş Meydanı’nda, 2016 yılında Sanatçılar Parkı’nda kuruldu ve birkaç günlük de olsa kendi örüntüsünü oluşturdu. Çeşitli yaşlardan, fikirlerden, kullanıcılardan sadece doğal yönlendirilmelerle gelenlerden büyük ilgi gördü. Analiz edilmiş içeriği yönlendiren doğru bir soru-cevap ilişkisi ve etkili bir iletişim stratejisini, el işi ile birleştirerek deneysel bir yaklaşım getirmek ana hedeflerimizden biriydi. Nitekim insanlar bu motivasyonumuzu yakalayarak güven duydu ve el birliği ile panoyu her gün bir kere daha renklendirdi. Toplam 403 katılım yapılan panodaki cevapları, her kişisel cevabı değerlendirebilecek şekilde gün sonunda tek tek saydık. Nadasa bıraktığımız verilerimizi yakın bir zamanda tekrar çıkararak analiz etmeye başladık ve değerlendirdik.

İki sene üst üste yapılan çalışmada, öncelikle tekil sorular üzerinden bir oranlama yaptık. Sonrasında çapraz ilişkiler kurarak anlamlı yorumlamalar çıkabiliyor mu diye analiz ettik. Kentte açık verinin herkese ulaşabilmesi hedefi ile tüm verileri paylaştığımız analiz çalışmamıza, okuyucularımızın veya katılımcılarımızın katkı sunmasını bekliyoruz.

Öncelikle 2015 yılında Beşiktaş Özgürlük Meydanı’ndaki katılımcılarımızın görüşlerini derledik:

sehrinesesver düslerinlegel

Çalışmamıza 2016’da katılanların %43’ü Beşiktaş’ta oturuyor, %20’si Beşiktaş’ta çalışıyor/okuyor, %37’si ise Beşiktaş’ı kullanıyor. Görüşülen kişilerin yarısından fazlasının 18-25 yaş aralığında, kalan %47’nin ise çeşitli yaşlardan olduğunu görüyoruz. Beşiktaş’ta oturanların %7lik bir kısmının sakini oldukları semtte 8 saatten daha az zaman geçirmesi bize dikkat çekici gelen bir oran. Çok çalıştıklarından mı, yoksa çok gezdiklerinden mi eve ulaşamıyorlar dersiniz? Hem deniz yolu, hem de köprü yoğunluklarını karşılayan bir ulaşım aktarım bölgesi olması sebebiyle, Beşiktaş’ı kullananlar çok çeşitli zaman aralıklarını bu ilçeye ayırdıklarını belirtmişler. Sadece yarım saatlik bir kullanım yapanların %10luk bir dilimde olması, ilçe çok büyük olsa da bu soruyu merkez aktarma alanları üzerinden değerlendirdikleri izlenimine yol açtı. Alandaki ulaşım yöntemi olarak 30%lik bir yürüyüş oranı, sosyal-kültürel ve ekonomik ihtiyaçların yürüyüş mesafesinde rahatça karşılanabildiğini gösteriyor. Asıl dikkat çekici olan ise toplam %60lık bir toplu taşıma kullanımı! Özel araç kullananların duraklama yapıp festivale katılmadıklarını göz önüne alsak bile, alan kullanımı açısından diğer bir dikkate değer veri olarak bunu kabul edebiliriz. Bu kadar yoğun kullanımlı toplu taşıma ve bekleme alanları acaba yaşayanların servis ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu? Ya da ilçe genelinde, yaya ve toplu taşıma dostu olma konusunda neler sunulabilir? Bu konuyu da birden ona kadar aralıkta (10 en yüksek memnuniyet puanı) değerlendirilen memnuniyet soruları ile çapraz değerlendirebiliriz. Bu sorularda görülüyor ki, ulaşım rahatlığı konusunda yüksek olmayan, ortalama bir memnuniyet durumu var. Özel işlevlendirilmiş yollar (kaldırımlar, engelli, bisiklet yolları vb.) konusu ise, bizim pano başında iken de çok dikkatimizi çekecek şekilde düşük puanlanan bir seçenek oluyor.

Yukarıdaki tabloda memnuniyet sorularına verilmiş yanıtların ortalamalarını ve dağılımlara dair bazı temel bilgileri görüyoruz.  Ortalama değerlere baktığımızda “”özel işlevlendirilmiş yollar” sorusunun en düşük puanı almış. 5,190 değeri en düşük değer olsa da, bu konuda tam bir memnuniyetsizlik / yetersizlik düşüncesi olduğundan bahsetmek güç. Değer, 5’in altına düşerek net bir memnuniyetsizlik ifadesine dönüşmemiş. Meseleye böyle baktığımızda sorulan hiçbir soruya açık bir memnuniyetsizlik ifadesiyle yaklaşılmadığını görüyoruz. Ortalama olarak en yüksek skorun ise “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorusuna verilmiş olduğunu görüyoruz.  8.118 ortalama değeri bu konuda oldukça net bir tavrı işaret ediyor.

“Beşiktaş’a ulaşım rahat mı”, ” Beşiktaş’taki sokak sanatları” “Beşiktaş’ta kendimi güvende hissediyorum”, “Beşiktaş güzel ve estetik bir semt”, “Beşiktaş yaşanabilir bir semt” ve “Beşiktaşlı hissediyor musun” sorularına en çok verilen yanıtın (mod) 10 olduğunu görüyoruz. Ortalama değerlerin yanı sıra bu bilgi de sorulan sorulara dair genel bir memnuniyet halini ifade ediyor. Bu bağlamda ortalama değeri en düşük soru olan “özel işlevlendirilmiş yollar” sorusuna baktığımızda, en sık verilen yanıt olarak 1 değeriyle karşılaşıyoruz. Bu soruya yanıt veren kişilerden, 27’sinin 1 yanıtını vermiş olduğunu görüyoruz.

Sorulara verilen yanıtların çeşitliliğini, ortalama değere göre nasıl dağıldığını incelediğimizde en yüksek çeşitliliğin “özel işlevlendirilmiş yollar” sorusunda gerçekleştiğini, en düşük çeşitliliğin ise “ışıklandırma, aydınlatma” ve “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorularında gerçekleştiğini görüyoruz.

give sound of your city besiktas istanbul

Yaşa göre memnuniyet sorularının değerlendirilmesi

Daha sonra verideki yaş dağılımını gruplayıp veriyi daha anlamlı kılmak ve daha sağlıklı analizler yapabilmek adına 25 yaş üstü ve altı olmak üzere tekrar baktık. Katılımcılarımızın %68’inin 25 yaş altı, %32’sinin de 25 yaş üstü olduğunu gördük.

SEHRİNESESVER interactive board

Çapraz tablolarla, bir değişkene bağlı olarak memnuniyet puanlarının değişimine de bakmak istedik. Yaş değişkenini bu şekilde çalışmak için 25- ve 25+ olarak değiştirdik (grupladık). Bu yeni gruplama sonucunda memnuniyet sorularına verilen yanıtların ortalama değerleri üstteki slaytta yer alıyor. Yaş gruplamasına göre en yüksek fark “sahil şeridi” sorusundaydı. 25- kesimin bu soruya verdiği ortalama yanıt 6,43 iken 25+ kesimin ortalaması 5,10 idi. Bu analizde istatistiki olarak anlamlı farkların çıktığı sorular, sahil şeridi dışında, “özel işlevlendirilmiş yollar”, “aktivite mekanları” ve “tasarımlar ve tarihi yerler” sorularıydı. Bu sorulardan sadece “tasarımlar ve tarihi yerler” sorusuna 25+ kesim, 25- kesime göre daha yüksek puan vermişti. Bundan da alanların yaş gruplarının eşit kullanımını yüreklendirecek şekilde tasarlanmadığı yorumuna varabiliriz.

sehrinesesver düslerinlegel

Beşiktaş’ta olma haline göre memnuniyet sorularının değerlendirilmesi

Tabloyu incelediğimizde sorulan sorulara en yüksek memnuniyetli yanıtların Beşiktaş’ta oturanlardan gelmiş olduğunu görüyoruz.  Bu bağlamda Beşiktaş’ta oturanlar, aynı zamanda Beşiktaş’tan en çok memnun olanlar.

Üç soruda Beşiktaş’ta oturanların diğer gruplara göre en düşük puanı verdiğini görüyoruz.

  • Sahil şeridini verimli kullanabiliyor mu?
  • Etkinlik mekanları – imkanları yeterli mi?
  • Kültür yapıları yeterli mi?

Bu sorular, Beşiktaş’ta yaşamayan gruplar tarafından daha yüksek puanlanırken, Beşiktaş’ta yaşayanlar tarafından daha düşük puanlanmış.

Bu durum Beşiktaş’ta yaşamayanların Beşiktaş’la kurdukları sahil, etkinlik ve kültür ilişkisinin tatmin ediciliği üzerine fikir vermektedir.  Beşiktaş’ta yaşayanlar bu üç başlık bağlamında daha sınırlı bir tatmin içindedir.  Beşiktaş’ta yaşamayanların, Beşiktaş’la kurdukları ilişkinin bu üç başlıkta görece sınırlı olması da bu tatmin farkını açıklayabilir.

Yukarıdaki tablo ve grafik yardımıyla Beşiktaş’ta oturmayanların en yüksek puanı verdikleri soruları da okumak anlamlı olacaktır.  Sokak sanatları sorusuna en yüksek puanı verenlerin Beşiktaş’ı kullananlar olması gibi.

Beşiktaş’ta oturanlar, Beşiktaş’ı kullanan ya da orada çalışan-okuyanlara göre anlamlı derecede kendilerini daha fazla Beşiktaşlı hissediyorlar. Bu anlamda kendisini en az Beşiktaşlı hisseden grup Beşiktaş’ı kullananlar.

give sound of your city beşiktaş

2016 yılında Düşlerinle Gel Beşiktaş etkileşimli panomuzu Çiçek Festivali kapsamında Sanatçılar Parkı’na kurduk ve oradaki katılımcılarımızın görüşlerini derledik:

sehrinesesver 2016 çiçek festivali

2015-2016 karşılaştırma tablosuna baktığımızda değerlerin yapısında benzer bir örüntü görüyoruz. Özel işlevlendirilmiş yollar yine memnuniyet olarak en düşük puanı alırken, “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorusu yine en yüksek puanı alıyor.

Bu bulguyu aslında başlı başına çok değerli ve heyecan verici olarak görüyoruz. İlk araştırmanın temel örüntüsünün devam etmesi, süreç aşamaları ile deneysel olan bu çalışmamızın sürdürülebilirliği açısından bize azim katıyor.

Karşılaştırma tablosunda ilk göze çarpan veri, 2016 puanlarının 2015 puanlarından neredeyse her soruda daha düşük olması. Sadece yeşil alanlar sorusunda bu anlamda olumlu bir fark var. 2016 değeri, 2015 değerinden daha yüksek… Bunu da 2016’da bir parkın tam içinde olmamıza ve kullanıcıların parktan yararlanma halinin yüksek olmasına bağlayabiliriz.

sehrinesesver 2016 çiçek festivali

sehrinesesver_besiktas_düslerinlegel kültür sanat

SEHRİNESESVER interactive board

SEHRİNESESVER interactive board

Mümkün olduğunca çeşitli görüşlerin aktarılmasına çalıştığımız Düşlerinle Gel panosunu, iki farklı, sene iki farklı alanda kurduğumuzda karşımıza çıkan sonuçlar bu şekilde oldu. Bu süreçte, sorunun insanları yönlendirme kabiliyetini daha iyi anladık. Örneğin, ön araştırmalarını yaparak özel işlevlendirilmiş yolların bir değer olarak öne çıkarılması, ya da yollardaki aydınlatmaların güven duyumu ile ilişkisi gibi. Belki bizi en az, birçok insanı ise en çok şaşırtan katılım yoğunluğu oldu. Gördük ki insanlar yaşadıkları, kullandıkları alanlar ile ilgili kendilerine danışılmasını bekliyorlar. Yine anladık ki, kapıdan yapılan kurum anketleri bu konuda çok yetersiz. Özellikle de yeşil alanların kullanımı konusunda ilçe belediyesi üst düzey bir verimlilik sunduğunu savunurken, kullanıcıların ortalama bir beğeniye sahip olduklarını aktarmaları, eminiz ki ilçe belediyesini şaşırtacaktır. Buna ek olarak, panoyu kurduğumuzdan itibaren katılım gösteren, panoya sahip çıkan sokakta yaşayan çocuklarının aydınlatmalar ve sokak tasarımları ile ilgili olumsuz geri bildirimleri, bu yerleri tasarlarken “kimin için?” tasarlandığı sorusunu bize sordurdu.

Kentte her bireyin kullanım hakkı olan kamusal alanlarda daha yenilikçi stratejiler, iletişim kanalları, katılımcı tasarımlar beklendiği açık. İstanbul gibi koca bir şehrin bir parçası olan Beşiktaş’ta yaptığımız bir çalışmada, orada yaşayanların fikirleri, görüşleri ile zenginleşen bir süreç ilerlettik. Bu akışta çeşitli disiplinlerden oluşan Şehrine Ses Ver ekibimizle, sivil toplum kuruluşları tecrübesi olanlar,  tasarım ve iletişim ile ilgilenenler, sosyal bilim dalları ile uğraşan kişilerden çok değerli katkılar edindik. Beşiktaş’taki ritime ve düşlere kulak verdik. Bir sonraki basamak, düşlediğimiz alanları benzer bir süreçle tasarlayarak hayat vermek olacak.

Kategoriler
araştırma etkinlik kent

bomonti keşif ve infografik atölyesi sunumları

sehrinesesver2_cover-1

bomontiada tarihin ve mirasın izini sürüyor, “Köklerin Hikayesi”nin peşine düşüyor. Sakini olduğu semtin geçmişiyle bağlarını güçlendirmek ve farklı kültürlerin miras sofralarını bir araya getirmek için, 2016 yaz aylarında Şehrine Ses Ver ile Bomonti semt dokusuna özel bir atölye düzenlendi. Atölye sonucunda çıkan ürünler 1 Ekim Cumartesi günü saat 17.00da bomontiada avluda Bomontililer ve ilgili kişilerle tartışılacak.

Kentte ortak üretim kültürünü oluşturan ve yaygınlaştıran sosyal tasarım girişimi Şehrine Ses Ver, Haziran ayında Bomonti’nin çevresel, mimari ve üretim süreçlerini inceleyen bir keşif ve infografik atölyesi gerçekleştirdi. Bomonti’nin geçmişten günümüze köklerini araştırmak için seçilen beş konu; yapısal dönüşüm, sanayi, kamusal alanlar, rotalar ve potansiyel kesişim alanları olarak belirlendi. Ekiplerle ilk haftasonu çalışmasında altyapı oluşturacak veri analizleri, infografik ve iletişim stratejileri ile Bomonti tarihi, dönüşümler ve kültürel kimlikleri ile ilgili bilgiler paylaşıldı. Bomonti’nin ilk sanayi fabrikaları süreci, 1973 köprü inşaatı süreci ve Bomonti tüneli sonrasındaki dönüşümleri ele alındı. Alanın kent içi küçük sanayi kimliği ile yıllarca İstanbul’un merkez noktalarından birinde olması, sosyal yapıları ile birlikte tartışıldı. Kentsel tasarımın toplumsal ilişkileri de tasarladığı, alanın coğrafi potansiyellerinin sanayi hafızasındaki yeri değerlendirildi.

Disiplinlerarası oluşan ekipler, edindikleri altyapı bilgileri, bilimsel yayın araştırmaları ve çevre sakinleriyle görüşmeler ile Bomonti’yi dört bakışta ele aldılar. Sonucunda, görsel anlatım tasarımları ile birlikte semtin arşivi, dönüşümü ve kesişim alanları ile Bomonti’ye ses verdiler.

Atölye yürütücüleri: Merve Akdağ Öner, Kemal Şahin, Ersan Avcı

YOL YOK : Burcu Akbaba, Başak Nur Vanlıoğlu, Melih Fırat Ayaz
Böyleyken böyle başlıklı çalışmada, sosyal ve yapısal dönüşümlerin birbiri ile ilişkisi irdeleniyor.
9.20 : Gamze Yaşar, Ferhat Akbaba, Alperen Bal
Video çalışmasında, Bomonti’deki sosyo-ekonomik dönüşümün gösterimi yapılıyor.
İZ : Ezgi Güler, Anıl Emmiler, Gözde Karahan
Bomonti’nin değişimi çalışmasında, geçmişten günümüze ayrıntılı harita analizleri sonucunda çıkan veriler görselleştiriliyor.
AKS : Elif Kadayıf, Enes Emin Bahadır, Melike Üresin
Bomonti’de alan çalışması yapan ekip, alanın kullanım çeşitlilikleri üzerinden kesişimlere odaklanıyor. bomontiada’nın bir buluşma noktası olma halini tartışmaya açıyor.

bomontiada and şehrine ses ver has organized a workshop about Bomonti in the summer months. In the workshop, interdisciplinary groups have worked on site about characteristics, transformations and social-economic realities. The studies designed into infographics and visualizations. The presentations will be in bomontiada at 1st of October 2016. 

YOL YOK_ The group has the history of buildings and people movements. They will mention about the site and minority people movement on a map illustration.

9.20_ They have the topic of transformation of Bomonti in years about buildings and constructions related with economy.

İZ_ They studies a history line of area with a very detailed map and percentage analyses. A lineer infographic and 5 streets with old and new stories&lifes&usages.

AKS_The topic is intersections of people. With an area perseption and mind research, they design a quick play Which characters use which route and what are the intersections? How bomontiada will have a role to be multicharacters meetings point.

Kategoriler
atölye kent

bomontiada Keşif ve İnfografik Atölyesi Süreci

bomontiada keşif ve infografik atölyesi, 4 Haziran cumartesi günü başladı. Başvurulardan seçilen 4 ekip ile başlayan çalışmalarda tanışma ve çalışma etiği anlatıldıktan sonra, katılımcılar atölyeden beklediklerini dile getirdiler. Disiplinlerarası etkileşim, tasarım ve iletişim yöntemleri ile kamuya yararlı ortak bir iş üretmek ilk sıralardaki beklentiler oldu. 4 farklı üniversiteden, 9 farklı bölümden, 50% öğrenci 50% mezun olan katılımcılar, yürütücü ekip ile atölye ortamını beslediler.

Bomonti’nin geçmişten günümüze köklerini araştırmak için seçilen beş konu; yapısal dönüşüm, sanayi, kamusal alanlar, rotalar ve potansiyel kesişim alanları olarak belirlendi. Konular hakkında yapılan sunuşlarla alanın farklı yönleri, değişimleri ve dönüşümleri tartışıldı.

 

Ekiplerle ilk haftasonu çalışmasında veri analizleri, infografik ve iletişim stratejileri ile Bomonti tarihi, dönüşümler ve kültürel kimlikleri ile ilgili bilgiler paylaşıldı. Bomonti’nin ilk sanayi fabrikaları süreci, 1973 köprü inşaatı süreci ve Bomonti tüneli sonrasındaki dönüşümleri ele alındı. Alanın kent içi küçük sanayi kimliği ile yıllarca İstanbul’un merkez noktalarından birinde olması sosyal yapıları ile birlikte ele alındı. Kentsel tasarımın toplumsal ilişkileri de tasarladığı, alanın coğrafi potansiyellerinin sanayi hafızasındaki yeri değerlendirildi.

Ekipler ilgi duydukları konulara yönelerek bu konularda detaylı çalışmalara başladılar.

bomonti_1 (5)

9.20 EKİBİ : Gamze Yaşar, Ferhat Akbaba, Alperen Bal

Yürütülen atölye kapsamında İstanbul’un eski sanayi yerleşimlerinden biri olan Bomonti bölgesini ele alıyoruz. Biz de grup 9.20 olarak bu çalışmaya “Yapı” kategorisinde katkı sunmaya çalışıyoruz. Bomonti, İstanbul’un tam merkezinde yer alan, bunun dışında da kendine has pek çok özellik barındıran özgün bir alan. Gerek sınıfsal, gerekse demografik yapısıyla da ilgi çekici. Şimdi ise yeniden önemli bir değişim ve dönüşüm sürecinin içinde.
Atölye bu noktada bu dönüşümü ve niteliğini incelemek açısından önemli bir yerde duruyor. Biz de bölgenin mevcut ve muhtemel dönüşümünü incelerken,hem geçmişten günümüze bölgedeki yapıların fonksiyonel değişimlerine odaklanıyor, hem de yapıların mevcut durumlarını kategorilere ayırıyoruz. Bu noktada günümüzdeki değişimin “ikonları” haline gelebilecek “Hilton, Anthill, MSGSÜ, Bomonti bira fabrikası” gibi kendi içinde de kategorilendirilebilecek binaları detaylıca inceleyerek bu dönüşüm hakkında fikir sahibi olmaya çalışıyoruz. Ayrıca bölgedeki gecekondular, metruk yapılar, hala işleyen sanayi binaları ile bu yeni durumun ikonlarının ilişkisini de inceleyerek Bomonti’de gerçekleşen dönüşümün mahalleye yansımalarının izini sürüyoruz. Günümüzdeki öneminin yanı sıra geçmişi de hayli önemli olan ve bugün pek çok yenilikle birlikte, pek çok kontrasta, çarpıklığa sahip olan bu bölgenin geçmişine ve geleceğine ilişkin çalışma yapmanın atölyenin başından bu yana bizi oldukça heyecanlandırdığını söylemek mümkün.

bomonti_1 (8)
İZ EKİBİ : Ezgi Güler, Anıl Emmiler, Gözde Karahan

İz grubunda, iki şehir plancı ve bir iletişim tasarımcısıyız. Atölye öncesinde üçümüz de Bomonti’ye dair farklı noktalardan küçük detaylar biliyorduk. Bomonti’yi keşfetmek ve bu süreçte tarihi boyunca yaşadığı değişimlerin izini sürmek çalışmamızın temelini oluşturdu. Grup ismimiz bu şekilde ortaya çıktı. Projenin ilk başında bölgede yaşanan dönüşümü ele almaya karar verdik. Dönüşümü incelemek ise bizi değişen değerler, oluşan veya daha da belirginleşen sınırlar ve tüm bunların ortasında bölgesel odaklara götürdü. Bomonti konumu nedeniyle doğal, fiziksel ve sosyal açıdan çok fazla bileşeni ve sınırlayıcıyı barındıran bir mahalle.Tarihsel süreçte, Bomonti’de değişen bağlantıları, kesişim noktalarını, açık ve yeşil alanları ve yapıların sokaklarda yaratttığı etkileri (yükseklikler, sokak genişlikleri, yapısal etkenler vb.) inceleyerek sokaktaki hikayelerin izlerini sürmeye başladık. Çalışma alanı ve yakın çevresinde 5 bölge olduğunu farkettik. Bomonti içerisinde hareket etmek, çevre ile iletişime geçmek için çok kullanılan sokak sayısı da 5 olunca proje adımız da “Beşi bir yerde” oluverdi. Projede, Bomonti’nin 5 farklı sokağının hikayesinin izlerini bulmayı hedefledik.

bomonti_1 (4)

YOL YOK EKİBİ : Burcu Akbaba, Başak Nur Vanlıoğlu, Melih Fırat Ayaz

 

Planlama, sosyoloji ve grafik tasarım öğrencilerinden oluşan bir grup olarak, bize, kentsel mekanı anlamayı ve anladığımızı infografik yöntemiyle yalın, basit bir şekilde insanlara aktarmayı öğrenme imkanı sunan böyle bir atölye çalışmasında yer aldığımız için oldukça mutluyuz. Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı ve İstanbul’un en önemli endüstriyel miras yapılarından biri olan Bomonti Bira Fabrikası’na ev sahipliği yapan ve Bomonti semtini konu alan bir çalışma bizi çok heyecanlandırdı.

Grup olarak, Bomonti’de 20. yüzyılın ikinci yarısından bu yana süren dönüşümünün sosyo-mekansal boyutunu inceleme alanı olarak seçtik. Bu kapsamda, tarihsel anlamda semtin karakterini oluşturan iki önemli demografik unsur olarak etnik yapı ve işçi sınıfını ele aldık. Bu iki demografik unsuru, mekansal ölçekte yarattığı etkiler (fabrikalar, işçi konutları, kiliseler vb.) üzerinden değerlendirdik. 80’li yıllarda küresel ölçekte yaşanan iktisadi dönüşümlerle paralel bir şekilde Bomonti’de sanayi üretiminin yerini hizmetler sektörüne bırakmasının mekansal ölçekte ve semte yeni dahil olan kesimlerin de sosyal yapıda yarattığı dönüşümü ele aldık. Semt sakinlerinin yanı sıra Bulgar, Gürcü, Fransız Katolik, Rum ve Ermeni kiliseleriyle görüştük, semtin tarihsel serüvenini onlardan dinledik, günümüzdeki dönüşüm süreci hakkında değerlendirmelerini aldık.

Bu sürecin sonunda, tarihsel anlamda Bomonti’deki farklı demografik öğelerin kentsel mekana etkilerini ve sonrasında yaşanan sosyo-mekansal dönüşümün Bomonti’ye etkisini aktaracak olan keyifli bir infografik çalışmasına imza atmayı hedefliyoruz.

bomonti_1 (3)

AKS EKİBİ : Melike Üresin, Elif Kadayıf, Enes Emin Bahadır

İlk gün Bomonti Bira Fabrikası’nda atölyede buluştuk. Atölye çalışmasına tanışarak başladık. Herkesin farklı disiplinlerden olması hepimizi heyecanlandırmıştı. Gruplar belirlendi. Biz üç kişi; endüstriyel tasarımcı, şehir plancısı ve peyzaj mimarı olarak bir grup olduk. Atölyedeki konu başlıklarıyla ilgili bilgilendirildik. Yürütücülerimiz; veri kavramları, analizi ve infografikle ilgili bir sunum yaptılar. Daha sonra Bomonti bölgesi ve Bomontiada oluşumunu gözlemlemek için alan gezisi yaptık. Atölyeye dönüp Bomonti bölgesinin ve bu alandaki dönüşümün süreciyle ilgili bilgi alıp, tüm ekip aramızda tartıştık. Daha sonra grup olarak toplandık ve Bomonti bölgesindeki gözlemlerimizi paylaşırken konu başlığı olarak rotaları incelemeye karar verdik. Alt başlığımız da kullanıcı profillerini incelemekti. Atölyedeki yürütücülerimizin daha önce yapılan kentsel atölyelerle ilgili sunumlarından sonra, konumuz daha da belirginleşti. Bomonti bölgesinde yaşayan ya da bölgeye dışarıdan katılan kullanıcı profilini araştırıp, farklı yaş grubu, meslek grubu ya da sosyo-ekonomik duruma göre hangi rotalar kullanılıyor ya da kullanılmıyor, hangi sokaklarda insanların yolları kesişiyor ya da hiç kesişmiyor bunu gözlemlemek için sokağa çıkacaktık, insanlarla konuşacaktık. Bunun için de ilk olarak bölgedeki odak noktalarını belirledik. Üç araştırma metodu geliştirdik; ilki, kullanıcı profili anketiydi, bu anket bizim kullanıcıları alt baslıklar altında kategorize etmemize yardımcı olacaktı. İkincisi, elimize aldığımız haritalara kullanıcıların kullandıkları rotaları çizdirmekti. Sonuncusu ise Bomonti içinde adres tarif edilirken hangi yapı ya da noktalar referans noktası olarak algılanıyor bunu analiz etmekti. Elde edeceğimiz bütün veriler bizi kentsel dönüşüm ve organik yapılaşma sonrası oluşan rota ve referans noktalarına götürecekti. Grup ismimizi de rota ve izlenen yol kavramlarıyla ilişkili olan “aks” olarak kararlaştırdık ve grup logomuzu tasarladık.

Sokağa çıkmadan önce bu kadar çok hikaye duymayı beklemiyorduk, ilk durağımız olan Bomonti antika pazarında tezgah açanlar ve alışverişe gelenlerle sohbet şeklinde hikayelerini dinledik. Çok keyifliydi, farklı profilden insanlarla konuşma imkanı bulduk. Bu çalışmamız haftasonu Bomonti kullanıcı profilinin gözlemiydi. Hafta içi de Bomonti’nin farklı kısımlarına gidip anket ve rota çalışmalarımızı yaptık, gezimiz sırasında bira fabrikasının eski bir çalışanına, rezidans sakinine, evinin kapısının önünde örgüsünü ören gecekondu sahibine ve pazara alışverişe gelen bir mimar gibi çok farklı profilden insanlara rastladık. Veri topladıkça zihin haritalarımızı çizdik.

Yaptığımız çalışmayı infografik bir dille aktardıktan sonra, Bomonti bölgesindeki kentsel dönüşümün yarattığı rotalar ve rotaların arkasındaki hikayeleri, sahipleriyle birlikte açıklayan toplu bir veri aktarımı sağlayabileceğimize inanıyoruz. Sadece gönüllülerle dolu bir atölyede çalışmak ve civardaki insanlarla iletişime geçmek, onların değerli hikayelerini dinlemek çok keyifliydi!

Atölye yürütücü ekibi Merve Akdağ Öner, Kemal Şahin ve Ersan Avcı ile katılımcı ekipler, hafta boyu sürecek çalışmalardan sonra 11 Haziran Cumartesi saat 17.00da açık atölye forumunda konuları tartışmaya açacaklar. İlgili herkes bomontiada’da yapılacak açık foruma katılabilir.

 

Kategoriler
araştırma kent TASARIM

Zanaatin Algoritması

İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim görevlilerinden Zeynep Ataş ve Nizam Sönmez, Mardin Artuklu üniversitesinde stüdyo öğrencileri ile birlikte bir araştırma ve üretim süreci gerçekleştiriyor. Kolektif bir çalışma olan “Zanaatin Algoritması” zanaatleri derinlemesine araştırıp bir algoritma üretmeyi deniyor. Kentin Girdapları isimleri bloglarında ise proje stüdyosunda gerçekleştirdikleri projeleri paylaşıyorlar.
Grup, zanaat süreçlerini görselleştirerek zanaatleri bir sisteme oturtmayı hedefliyor. Çalışmanın ikinci aşamasında ise bu süreçlerden 90 saniyelik birer film üretilecek. Ekip, yaptıkları çalışmayı şu şekilde tanımlıyor:
“Zanaatin Algoritması”, “Bişey Dönüştüren Stüdyo” adını verdiğimiz, Mardin Artuklu Üniversitesi’nde bir dönem sürecek bir kolektif araştırma ve üretim sürecinin parçası, hazırlığı ve yan işi olarak kurgulandı. Stüdyoda araştırdığımız konular mekanı-mekanda-mekansal hesaplama / fiziksel hesaplama / yapma etme kültürü gibi başlıklardan zanaatlere uzanana bir aralıkta yer alıyor. Kentteki tetikleyiciler ve etkileşim süreçlerinin yanısıra öngörülemeyeni de barındıran sistemler tasarlayarak kentte mevcut mekanı gerçek zamanlı, fiziksel ölçekte hesaplama üzerinden yeniden üretmeyi hedefliyoruz. Mekandaki akış, döngü ve sistemlerin ve bunların etkileşerek birbirlerini dönüştürme potansiyellerinin yani kentin girdaplarının keşfedilmesi yoluyla mekanı dönüştürmek için, önerilen sistemin bilgisi üzerine arama, anlama, kaydetme, anlatma ve üretme denemeleri yapıyoruz. Amacımız tasarıma dair bir zanaatkarlık ile olası prototip ve birebir uygulamaları gerçekleştirmeye yönelik imalat becerisini yanyana kullanmak.
“Zanaatin Algoritması” işi zanaatleri derinlemesine araştırırken, bir algoritma üretimi denemesi olarak da dolaylı yollarla “Bişey Dönüştüren” önerilerinin sistem bilgisini oluşturmaya destek oluyor. İlk aşamada bir zanaatkar ile tanışılması, zanaatin incelenmesi, çözümlenmesi ve verinin diyagrama çevrilerek aktarılması isteniyor. İkinci aşamada ise bu çözümlemeleri 90 saniyelik bir tür algoritma-film üretmek için kullanıyoruz.
Stüdyo yürütücüleri: Zeynep Ataş, Nizam Sönmez
[Elekçi] Mikail Oğuz – Esra Keklik
[Kasketçi] Dilan Yalçın – Hülya Olğaç
[Kavurma sacı ustası] Zübeyir Çetin – Veysel Özmen
[Marangoz] Cemal Temel – Ahmet Özdemir
[Şahmaran ustası] Hasan Berat Aydın – Abdürrahim Karataş
[Çömlekçi] Mehmet Emin Yavuz – Mehmet Yanar
[Telkari ustası] Fırat Bakır – Ali Aksoy
[Ayakkabıcı] Rümeysa Başak – Ebru Yolaçan
[Kalaycı] Şeyda Örnek – Rania Al Bassir
[Takunyacı] Ahmet Şimşek – Bahattin Güneyli
[Terzi] Yasemin Turan
[Bakırcı] Osman Tekin – Botan Gümüş
[Hattat] Zeynep Ataş

dilan_hülya_ZANAAT ALGORİTMASI


OZxEvf45BymbuAeXzNP4cctIqJGPYgbSPQP5pOHE6OY,NQ4_1ihnaHvs6_idqe6HQhJ42WqCtyetpbhfX8p-jxA


elek_zanaatkarı_esra.keklik_mikail.oğuz


 

mA8BQI21s0urmHRS3i39_nxVfCrnOScu04qPQHdWz5Q


bahattinAHMET_zanaatkarın_algoritması


_OgFJGjJvnq3uOWUCPOJ_M3_ncn6cQSfWDiEXG9RuqY


ahşap işleme diyagramı_Cemal Temel_Ahmet Özdemir


mehmet_emin-zanaatkardiyagramı


nSLAsG9QLBOcJcqdOo-ZuMl0vTLqJ_mH5298MJlTjUQ


rmys_ebru_zanaatpaftası


zanaatinalgoritmasi_zeynep2


RbDEITclFiTMzG1ZTPdl7Yg-ZvkRD4bfKIVewUVq4DI

 

Kategoriler
atölye kent

Kayseri Kent Tartışmaları Atölyesi Ürünleri

Mayıs ayında Kayseri Mimarlar Odası’nın davetlisi olarak Kent Tartışmaları-2 etkinliğine katıldık. Kayseri’deki üniversitelerden çeşitli bölümlerden gelen öğrenciler ile kentin ulaşım sistemi üzerine çalışmalar gerçekleştirdik.

Ekibimizden Merve Akdağ Öner ve Sevcan Alkan’ın yürüttüğü atölyede, katılımcı öğrencilerin, en çok kullandıkları rotalardaki algıları üzerine çalıştık. Bir de baktık ki, 12 kişisel rota kesişip birbirini takip eden bir ağa dönüştü. Kişisel rotalar, algı ve bellek üzerinden geliştirilen haritalar, tasarlanan iletişim kurma yöntemleri, var edilen durum ile kişisel izlenim ilişkilerini görmemizi sağladı. Sunulan çözüm yöntemleri ile de çalışmalar zenginleşti.

Mimarlar Odası’nın Kayseri Belediyesi yetkilileri, ulaşım ve kent alanında uzman kişiler, yerel halk katılımı ile oluşturduğu konferansta sunumlar yapılıp çalışmalar tartışıldı.

KAYMİMOD‘a daveti ve güzel ilgisi için, tüm katılımcı öğrencilere azimleri ve emekleri için teşekkür ediyoruz.

 

Kategoriler
araştırma etkinlik güncel kent

DÜŞLERİNLE GEL ETKİLEŞİMLİ PANOSU | BEŞİKTAŞ

16-18 Mayıs tarihleri arasında naif ve romantik bir çağrıyla yola çıktığımız ‘Düşlerinle Gel’ etkileşimli panomuz Beşiktaş’ta büyük ilgi gördü. Pano çeşitli insanların fikirleri ve renkleri ile kendine bir yaşama alanı inşaa etti. Düşle Beşiktaş Gençlik Festivali için ekibimizce tasarlanan pano, Beşiktaş merkezindeki Demokrasi  Meydanı’nda, Beşiktaş hakkındaki fikirlerinizi, yaşınıza göre seçtiğiniz renkli iplerle işlediğiniz büyük, renkli bir haritaya dönüştü. Her gün sonunda panoya işlenen ipleri titizlikle tek tek saydık ve fikirlerinizi kayda geçirdik.

Düşle Beşiktaş Festivali’ndeki üç günlük etkinliğimiz boyunca, hem kentimizi paylaştığımız kişiler ve kendimize dair birçok şey öğrendik, hem de çok keyifli vakit geçirdik. Yaptığımız renkli anket aracılığıyla çeşitli bakış açılarından kimselerin şehri nasıl kullandıklarını, ilişkinliklerini (aidiyetlerini) ve memnuniyet durumlarını kaydetme fırsatı yakaladık.

Etkileşimli (interaktif) haritalama yöntemi ile oluşturduğumuz panomuzu hazırlarken son derece heyecanlıydık. Kasım ayında gerçekleştirdiğimiz Yavaşla ve Keşfet kent atölyelerinden birikimlerimizi de yansıttığımız sorulara ve cevaplara gelecek tepkileri merak ediyorduk. Acaba insanlar bu yöntemi nasıl karşılayacaklardı? Sokakta karşılaştıkları diğer anketler gibi bizi de geri çevirirler mi diye biraz çekincemiz vardı açıkçası. Sonuç olarak üç gün boyunca Beşiktaş Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizde panomuz büyük ilgi gördü! Özellikle gençlerin yoğun katılım gösterdiği panomuza (bakınız mavi renklerin cokluğu), çocukların (7-12 yaş arası) da en az büyükler kadar ilgili olduğunu ve soruları bir yetişkin ciddiyetiyle cevapladıklarını gördük. Kimisinin boyu da erişmiyordu, çocuklarla birlikte doladık ipleri… Yaşlıların çevrelerine ne kadar hassas ve duyarlı olduğunu, kentin gelişimine ne kadar yalın bir gözlemle dahil olduklarını keşfettik.

Her günün sonunda yaşlara göre sarılan ipleri tek tek sayarak toplarken, insanlar büyük merakla beklediler. Akşamları kuyruk oluşturup yapmaya devam ettiler, biz de bu ilgi karşılığında panomuzu gece yaşamına da dahil ettik. Sabah bir geldik ki, onlarca insan kendi kendine örmüş iplerini, doldurmuş anketini. Panoya zerre kadar zarar verilmemiş, ipler ve hatta makas bile yerli yerinde! Sabah gördüğümüz bu görüntü muhteşemdi!

Bizler öğrendik ki; her yaştan ve her kesimden insanın şehir ve ilişkinlikleri hakkında konuşacakları, aktaracakları varmış. Yeter ki, aktarım şekilleri keyifli ve güvenilir bir hale getirilsin… Sokakta yaşayanların panoyu sahiplenmesi, katılım göstermesi ve ilgi ile takip etmesi de bir diğer mutluluk verici gözlemimizdi. Bizler kendi dünyamızda sonu gelmeyen gündelik koşuşturmanıza saplanmış kalmışken, sokak ışıklarının rahatsız ediciliği gibi şehre ve hayata dair fark edemediğimiz gerçeklikleri bizimle paylaştılar.

Festival bitiminden sonra panomuz taşınmak üzere konacağı araca sığmadı, sığamadı, sığmak istemedi. ‘Düşlerinle Gel’ panomuz meydanda kendi yaşamını kurdu ve devam ettiriyor. Bundan sonrasında sırada yerel yönetim yetkililerinin de ilgisi olur ise ekibimizce yapılacak analiz çalışmaları var.

duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (5) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (6) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (7) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (9) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (1) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (2) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (4)

Rengarenk bir şekilde Beşiktaş’ta hayalini kurduğumuz geleceğin yolunu çizmemize yardımcı olduğunuz için tüm katılımcılarımıza ve panoyu yaşatanlara teşekkür ediyoruz.

 

Pano kurgu ve tasarım: Merve Akdağ Öner, Sevcan Alkan, Yasemin Altunbulak

Grafik Tasarım: Sevcan Alkan

Sonuç yazısı ve kayıtlar: Ayşe Taşpınar, Merve A. Öner

Çalışmaya katkıda bulunanlar: Yeşim Us, F. Yaren Akyürek, Didem Toy, Tuğba Ünal, Ertunç Öner

* Proje konsept tasarımında Dorota Grabkowska ve Kuba Kolec’in “What Made Me” sergisinden ilham alınmıştır.

Etkinliğin gerçekleşmesinde pay sahibi olan Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’a teşekkür ederiz.

Düşle Beşiktaş Gençlik Festivali koordinatörü Elif Dağıstan’a  ve katkılarını paylaşan Sosyal Kuluçka Merkezi’ne teşekkür ederiz.

 

 

Kategoriler
araştırma etkinlik kent TASARIM

DÜŞLERİNLE GEL | DÜŞLE BEŞİKTAŞ GENÇLİK FESTİVALİ

16-18 Mayıs tarihleri arasında düşlerinizi topluyoruz! Beşiktaş Düşle Beşiktaş Gençlik Festivali kapsamında, Demokrasi  Meydanı (Beşiktaş merkezi) ve Ortaköy Meydanında kendinizi ve görüşlerinizi yansıtabileceğiniz büyük bir “Düşlerinle Gel” panosu kuruyoruz.

Düşle Beşiktaş Festivalinde, Beşiktaş hakkındaki fikirlerinizi renkli iplerle panomuza işleyebileceksiniz… Etkinlik içerisinde, düşlerinizin resimlerini yapabilir, görselleştirmelerinizi paylaşabilir, semtle ilgili sanat eserleri üretebilirsiniz. Düşlerinle Gel panosu sizinle renklenecek!

Düşlerinizle gelin, geleceğimize ve Beşiktaş düşlerimize doğru birlikte yol alalım.

 düslebesiktas_duslerinlegel_yayin

 

  • Düş kurarken, Ekim 2014’te yaptığımız Yavaşla ve Keşfet Beşiktaş Kent Atölyeleri zihin açıcı olabilir…
  • Şehrine Ses Ver, kentte ortak üretim kültürünü oluşturan ve yaygınlaştıran bir sosyal tasarım girişimidir.

 

Kategoriler
atölye etkinlik kent

YAVAŞLA VE KEŞFET | ÜSKÜDAR&BEŞİKTAŞ KENT ATÖLYELERİ FORUMLARI

“Yavaşla ve Keşfet!” Kent Atölyeleri ile yaşadığımız yerleri tanıdık, üzerine düşündük, tartıştık. Beşiktaş ve Üsküdar merkezlerine farklı bir gözle baktık. Kent için oluşan fikirlerin “kentli” ile etkileşime geçince nasıl üçüncü ve dördüncü boyutu kazandığını gördük, evrildik.

Çeşitlilik içerisinde tartıştık, birbirimizden yeni şeyler öğrendik. Meraklar edindik. Uzman ziyaretleri yaptık, ilham aldık. Ekipler ile birlikte tekrar tekrar konularımızı, araştırmaları ve yöntemleri ele aldık… Geleceğimizi şimdiden harekete başlayarak düşleyip hayallerimizi birlikte gerçekleştirebileceğimize inandık.

Ele aldığımız konular “sadece” bizim değil, çoklu ögelerin bir araya gelerek oluşturduğu toplumsal konular… Ve ancak özgür bir ortamda, çeşitlilik sağlanarak, toplumsal farkındalık uyandırarak ele alınabilir. Bunun için de süreçte karşılıklı etkileşim “cesaret”ini ve bir adım daha atma hareketliliğini göstermek adına sizleri aramıza davet ediyoruz.

Print şehrine ses ver yavaşla ve keşfet forumu

Üsküdar | Yavaşla ve Keşfet Kent Atölyesi Forumu : 5 Aralık 2014, 18.30-21.00 Bağlarbaşı Kültür Merkezi

Beşiktaş | Yavaşla ve Keşfet Kent Atölyesi Forumu : 9 Aralık 2014, 18.30-21.00, Ortaköy Kültür Merkezi

Etkinliğimizi, Facebook sayfamızdan gözlemleyebilirsiniz.

Tüm ilgilileri, tartışıp ortak akıl üretmek adına bekliyoruz..

 

Kategoriler
atölye kent

YAVAŞLA VE KEŞFET KENT ATÖLYELERİ, İLK DEĞERLENDİRME HAFTASI | BEŞİKTAŞ

Yavaşla ve Keşfet” Kent Atölyelerimizin çalışmalarına, 8 Kasım Cumartesi günü, Beşiktaş ve Üsküdar ‘keşif’ ekipleri ile başladık. Hızla akan hayatlarımızda yavaşlayıp yaşadığımız alanlara daha dikkatli gözlerle baktığımız atölyemizde, çekirdek olarak 3er kişilik toplam 10 ekip çalışma yapıyor. Tanışma toplantısı ve Üsküdar bilgilerini ilgili sayfamızdan inceleyebilirsiniz.

Tanışma toplantısı ile başlayan atölye çalışmamızın ikinci gününde, Üsküdar ve Beşiktaş’ta ayrı zaman dilimlerinde buluştuk. Beşiktaş turumuz, Deniz Müzesi önünde ekiplerin toplanmasıyla başladı. Akaretler’de başlayan yürüyüşümüze, Beşiktaş Çarşısı’nda ekiplerin serbest çalışmasıyla devam ettik. Hızın ve popülasyonun fazla olduğu bu bölgede yapılan çalışmalarımızda yavaşlatan, yavaşlamayı engelleyen ve çarşı etrafında kullanımı düşündürten yorumlar geliştirildi. Ekiplerin tekrardan toplanmasından sonra ara sokaklardan Tuzcubaba Camii ve çevresine keşif yürüyüşlerimiz devam etti. Beşiktaş merkezinin kalabalık ve hızlı akışından sonra yerleşim bölgelerindeki sakinliğin eşlik ettiği yürüyüş, sokaklardaki yokuşlarla daha da yavaşladı. Yerleşim bölgesinde göze çarpan ve başımızı yukarı kaldırmamız gerektiğini de hatırlatan eski binalar ile yeninin kesiştiği bölgelerde, ekipler sokakları, insanları ve semt kedilerini fotoğrafladı. Abbasağa Parkı’ında verilen küçük moladan sonra Vişnezade bölgesine geçti. Kısa bir serbest çalışmadan sonra Sinanpaşa Camii avlusunda toplandık. Ekiplerle yapmış olduğumuz gezilerden sonra günü özetleyen çalışma olarak bilişsel haritalamalar -cognitive map- yaptık. Her ekip kendi bilişsel haritasını oluşturdu ve ardından diğer ekiplerin haritalarına bakarak “bizim keşfetmediğimiz neler keşfedildi?” sorusu üzerinden konuşmalar gerçekleşti.

Atölyenin ikinci cumartesi günü, Beşiktaş ekipleri ile ETMK (Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu) toplantı salonunda buluşarak tüm keşif öğelerini birlikte değerlendirdik. Her ekip kendi keşiflerini paylaştı. Ekiplerle birlikte mekanların güncel kullanımlarını yeniden düşündük; mahalle dönüşümlerini tartıştık; mimarlık ve tüketim üzerinden oluşmuş kavramları yeniden değerlendirdik.

BEŞİKTAŞ KEŞİFLERİ

KEŞMEKEŞFET EKİBİ; Melda Zeren, Elif Özyürek.

Ekip, Beşiktaş’ta geçişleri, engelleri ve bağlantıları sorguluyor. Sokak isimlerinin hikayelerini ele alıyor. 

Tarihi Öğeler

  • Akaretler
  • Ertuğrul Tekke Camii ve Türbesi
  • Tuzcu baba Camii
  • Tarihi Simit ve Sokağı

İhtiyaç Öğeleri

  • Yeşil Alan ve Toprak
  • Araç, Motor Alanı
  • Gelip Geçenlerin Duraksaması
  • Toplu Duyuru Alanı
  • Çocuk Alanı

ÇIKARIMLAR

Yavaşla ve Keşfet atölyesi dahilinde Beşiktaş’a her zamankinden farklı şeyler görmeye geldik. Beşiktaş’ın daha önceleri gözümüzden kaçan tarihi zenginliğini, kültürel çeşitliliğini fark ettik. İnsanların kullanım alanlarını, alışkanlıklarını sorguladık. Kısacası bu keşifte Beşiktaşlı gibi hissetmeye çalıştık.

SORULAR

  • Abbasağa Parkı canlandırılabilir mi? Alışkanlıklar değişebilir ve açık alanlara rağbet artabilir mi?
  • Beşiktaş Köyiçi dışında daha iç ve yukarı bölgelerine insanlar çekilebilir mi?
  • Tarihi yapılar, sokak aralarında kalmış yapılar işlevlendirilip yeniden kullanıma açılabilir mi?
  • Gelip geçenlerin veya Beşiktaşlı’nın sokak isimlerinin tarihçesi hakkında bir fikri var mı, öğrenmeye merakları var mı?

 

BİLİNMEYEN EKİBİ; İbrahim Özvarış, Derya Yaman, Seda Altan

Ekip, sokak ve cephe dokularını sorgularken tarihi yapılar ve “yeşil”in işlevsizleştirilmesine dikkat çekiyor.

Tarihi Öğeler

  • Tuzcu baba camii
  • Balık pazarı
  • Tarihi çeşmeler
  • İşlevsiz harabe yapılar
  • Ertuğrul Tekke Camii

Yaşam Öğeleri

  • Abbasağa Parkı
  • Çarşı
  • Vapur İskelesi ve otobüs terminali
  • Balık pazarı
  • İnönü Stadı

İhtiyaç Öğeleri

  • Manavlar
  • Cafe-restoranlar
  • İskele ve otobüs terminali
  • Yeşil alanlar – park

DEĞERLENDİRME

Beşiktaş insanların gündüz ve gece yoğun olarak kullandığı transfer, kültür-sanat ve eğlence merkezidir. Bunun yanı sıra konutların da yaygın olduğu bir yerleşmedir. Farklı dönemlere ait farklı yapı tipolojilerini barındırmaktadır. Topografyası organik sokak dokusunun oluşmasını sağlamış, sosyal ilişkilerin yansımasını sokaklar üzerinden okumamızı kolaylaştırmıştır.

Deniz kenarında bulunmasına rağmen bu özel konumunu yeteri kadar kullanamamaktadır. Çarşı içerindeki yoğun nüfus ve ticari faaliyetlerin mekanı hor kullanması yeşil alanların hapsolmasına ve nefes alma alanlarının azalmasına neden olmuştur.

Beşiktaş içerisinde keşfedilmeyi bekleyen potansiyellerinin kullanılarak (sahip olduğu çeşitlilik nedeniyle algılanması zor olan) semt içerisinde yavaşlama alanları belirlenmesi kentsel ritmi de büyük ölçüde etkileyip, mekanın algılanmasını kolaylaştıracaktır.

SORULAR

1 – Merkezdek tarihi yapılar tekrar işlevlendirilebilir mi? Kamuya açık yavaşlama odakları haline getirilebilir mi?

2 – Çarşı ve çevresindeki sokaklar arasında keskin bir insan yoğunluğu ve hareketliliği farkı var mı? Bu keskin geçiş nasıl yumuşatılabilir?

3 – Semt su kenarında olmasına rağmen su ile ilişkisi kopuk durumdadır. Su ögesi insanları yavaşlatmak için kullanılabilir mi?

4- Köyiçi ile Vişnezade arasındaki mekansal ve sosyal kopukluk nasıl giderilebilir?

 

GETBACK EKİBİ; Cansev Rakipsiz, Gubse Küreş, Elif Tezel

Ekip, ihtiyaç farklılıklarını çeşitli canlıların ve bölgelerin özelinde değerlendiriyorlar.

Tarihi Öğeler

  • Balık Pazarı
  • Tuzcu baba Camii
  • Akaretler
  • Deniz Müzesi
  • Ertuğrul Tekke Camii

Yaşam Öğeleri

  • Sinan Paşa Camii önü
  • Abbasağa Parkı
  • Meydan
  • Meyhaneler Caddesi
  • İskeleler

İhriyaç Öğeleri

  • Kahvaltıcılar
  • Pasajlar
  • İskele
  • Balık Pazarı
  • Otobüs Durakları

Beşiktaş kendi içerisinde hem yaşayanlar hem de kullananlar açısından değerlendirildiğinde dinamik bir mekan olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu algının ortaya çıkmasının nedeni başta konumu olmak üzere atölye kapsamında tespit edilen tarih, yaşam ve ihtiyaç öğelerinin hepsini bir arada barındırmasıdır. Birçok kişi için kentin odak noktası ve transfer merkezi olarak değerlendirilebilir. Sahip olduğu bu düzensizliğin nedeni farklı kullanımlara açık olmasından da gelmektedir.
Farklı öğelerin bir biri üzerine birikmesiyle gelen bu oluşum aslında bir noktada insanları yavaşlatıp bazen hızlandırmaktadır.
Karşılaşma mekanları olarak düşünülen alanlar kentte dinamizmin çok yüksek olduğu noktalar olarak düşünülse de aslında bu kalabalık insanı yavaşlatır mı?
İnsanların birçok odak öğesini bir mekanda kullanmak istemesinden gelen hızlılık aslında bir noktada insanları yavaşlatır mı?
Kenti algılamak için kullandığımız yavaş ve hızlı kavramları semtlerin özelliğine göre birbirlerine entegre olarak mı çalışır?
Semtin sahip olduğu bu karma kullanım mekanda kaousu dengeler mi yoksa belirli bir kapasiteye ulaştıktan sonra mekanı uçuruma mı sürükler?
Semtin sahip olduğu kapasite bu yükü daha ne kadar kaldırabilir?
Verilen sorular fotoğlarla bağlantılı olarak kurgulamıştır. Bunun yanı sıra bu sorular: gece gündüz kullanımının güvenliği, kullanıcı profilleri, sokak hayvanlarının kente etkileri, yeşil alanların semte yeterliliği ve mevcut yeşilin bu sorguda hangi noktada olduğu… değerlendirebileceğimiz diğer kavramlar olarak ele alınabilir.

Semtin iki yakasındaki sosyal yapı farklarının fiziksel mekana aktarılması olarak tespit edilen fotoğrafta Beşiktaş Köyiçi bölgesinde yaşayanlar sokaklarda oturup birbirleriyle konuşurken Yıldız tarafında insanlar daha içe kapanık halde yaşamaktadır.

şehrne ses ver yavaşla ve keşfet

Beşiktaşın kaotizmini sadece meydan ve yaşayan alanlarında değil bina cephelerindede görmek mümkündür. Semtin dinamik yaşantısı sadece tek bir formda kalmayıp kentin diğer öğeleriyle özellikle bu fotoğrafta görüldüğü gibi konut tipolojisiyle iç içe geçerek kaos, denge ve düzeni bize her alanda gösterir.

şehrne ses ver yavaşla ve keşfet

Beşiktaş her ne kadar gelip geçilen bir mekanda olsa yaşayan için öyle bir yer değildir. Bu fotoğrafta bizim en çok dikkat ettiğimiz şey kişinin evinin güzelliğiyle yetinmeyip sokak içinde bir şeyler yapmaya çalışmış olmasıdır. Ekip olarak bu tür karelerle Beşiktaşta sıkça karşılaşıp dikkatimizi çeken özelliklerden biridir.

şehrne ses ver yavaşla ve keşfet

Semt sakinlerinin mekana yansıması olarak görülen ve yüzlerde tebessüm uyandıran bir fotoğraf olduğunu düşünüyoruz.Çünkü semtler her ne kadar insanlarında olsa yaşayan canlılar içinde hayatlarını devam ettirdikleri bir alandır.

TİRE EKİBİ; Büşra Yiğit, Şizen Türkal, Yeşim Çınar

Ekip, eski ve yeninin var olma savaşını inceliyorlar.

KAŞİFLER EKİBİ; Tuğçe Ungan, Ece Doğan

Ekip, yaşamın, yıkım ve dönüşümü Beşiktaş üzerinden inceliyor.

 Tarihi Öğeler

  • Eski AKEV Tütün Deposu
  • Sinan Paşa Camii
  • Tuzcu Baba Camii
  • Yenilik Sokak Evleri
  • Ermeni Okulu

Yaşam Öğeleri

  • Peri Çıkmazı Sokak
  • Kahvaltıcılar Sokağı
  • Çatısında mini bir seraya sahip olan yapı
  • Kartal heykeli çevresi
  • Balık pazarı

İhtiyaç Öğeleri

  • Kıyı şeridinde aktif sosyal alanlar
  • Yeşil yaşanabilir ve kullanılabilir alan
  • Sosyal duraklama ve dinlenme noktaları
  • Yeraltı otoparkı
  • Araçlar tarafından istila edilmemiş sirkülasyon alanları
  • Yeni odak noktaları

Beşiktaş, İstanbul genelinde gerek kıyı şeridindeki konumu gerekse önemli şehir aksları ile olan yakın ilişkisi nedeniyle son derece önemli bir jeopolitik konuma sahiptir. Bu nedenle merkezinde kaotik bir ortam var, bu kaotizm ticari ve sosyal akslarda devam ederek dinamizmi oluşturmakta. Konut akslarında ise(Akaretler, Yıldız, Ihlamur) bir mahalle dokusu hissediliyor. Mahalle dokusu ahşap cumbalı evler ve 50’ler apartmanlarıyla destekleniyor. Fakat yıldız mahallesinde Köyiçi’nden farklı olarak siteleşmenin olduğunu gözlemledik. Tipoloji farklılığı ve Barbaros Bulvarı nedeniyle Beşiktaş’ın bu iki bölgesinde sosyal bir kopukluk görülüyor. Bölgeye ait diğer bir önemli gözlem ise bölgeye ait topografyanın son derece eğimli oluşu ve bu eğimin yavaşlatıcı bir etkisinin olması. Eğim ögesi sirkülasyon akslarında yavaşlatıcı olmakla beraber yapılaşmayı da oldukça etkilemiş ve Beşiktaş’ın karakteristik özelliklerinden birini oluşturmuş.Birçok yavaşlatıcı ve duraklatıcı öge bulunmasına rağmen insanlar, topluluğun sirkülasyonuna kapılıp bu ögeleri fark edemediğini gözlemledik. Cafe, restaurant, pasaj.. gibi uzun süreli duraklama mekanlarında ise insanlar yavaşlamışlardır fakat yavaşlansa bile keşife başlanmadığını gördük. Kendimize bu sorunlara çözümü destekleyecek sorular sorduk;

  • Beşiktaş ziyaretçileri, Beşiktaş’ta ikamet eden veya esnafın gördüğü Beşiktaş arasındaki farklar nedir?
  • Yaya akışlarının Beşiktaş içerisindeki yoğunluk dağılımı nedir? İnsanlar Beşiktaş’ta daha çok hangi yolları kullanmaktadır ve bunun nedeni nedir? (vitrinleri izleme, sakinlik, güvenlik gibi, alışveriş, dinlenme..)
  • Buluşma ve toplanma mekanları olarak hangi bölge tercih edilmektedir ve bunları sağlamak için nasıl bir yol izlenmelidir?
  • Beşiktaş’ta bulunan harabe yapılar ne türden yeni kullanımlar ile hayata kazandırılmalıdır?
  • Beşiktaş merkezi ile rıhtım bağlantısı sosyal ve fiziksel olarak nasıl sağlanabilir?

 

Geç Kalanlar Ekibi; Semih Dilekçi, Elif Sinem İnan, Melike Erkan

Ekip, Beşiktaş’ın güncel kullanımını sorgulamaktadır.

Hayvan Barınma Alanları / Köpek Parkı Eksikliği: İnsanlar sahiplendiği hayvanlarla özgür bir şekilde vakit geçirememekte. Bu sorun yeşil alan eksikliğini de beraberinde getirmekte. Diğer sokak hayvanları için de yaşam alanı darlığı mevcut.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

Oyun Alanı Eksikliği: Beşiktaş bir sahil semti olmasına rağmen insanların doğa ile bütünleşebileceği, çocuk ve gençlerin vakit geçirebileceği alanların eksikliği söz konusu.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

Aidiyet: Eskiye dair bir imge arayışı ve o parça ile bir arada bulunduğunu gösteren bir hatıra.

şehrine ses ve yavaşla ve keşfet

Sahiplenme: Konum ve çevredeki duyarsızlıktan dolayı görülen ama önemsenmeyen heykel.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

Geniş kaldırımlı caddelerin restoranların işgali sonucu yayaların yoldan yürümesi ve bu durumun doğal karşılanması.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

“Çöp atmayınız” tabelası ve atılan çöpler ile mekanın sahiplenilmemesi ve insanlar arası iletişim bozukluğu.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

Doğa ile iç içe; bu fotoğrafta eski bir binanın üzerinde oluşan sarmaşıkları görüyoruz. Kendiliğinden ortaya çıkmış doğal güzellik unsuru, beton bir yapıda yaşamakta ve insanları rahatsız etmemekte.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

Ekipler çalışmalarına Beşiktaş merkezinde yapacakları kaynak arayışı ve etkileşimlerle devam edecekler. Sosyal medyadan #yavaşlavekeşfet #şehrinesesver ile takip edip ekiplere katkı verebilirsiniz.

Kategoriler
atölye kent

YAVAŞLA VE KEŞFET KENT ATÖLYELERİ, İLK DEĞERLENDİRME HAFTASI | ÜSKÜDAR

“Yavaşla ve Keşfet” Kent Atölyelerimizin çalışmalarına, 8 Kasım Cumartesi günü, Beşiktaş ve Üsküdar ‘keşif’ ekipleri ile başladık. Hızla akan hayatlarımızda yavaşlayıp yaşadığımız alanlara daha dikkatli gözlerle baktığımız atölyemizde, çekirdek olarak 3er kişilik toplam 10 ekip çalışma yapıyor.

Atölye amaçlarının ve yöntemlerinin paylaşıldığı, Yapı Endüstri Merkezi’nin ev sahipliğinde yapılan tanışma toplantısında, yapılan keşiflerin, çevre ve yerli halk etkileşimi ile birlikte geliştirilmesi özellikle belirtildi. Mimar, iç mimar, görsel iletişim tasarımcı, şehir ve bölge planlamacı, elektronik ve haberleşme mühendisi, endüstri mühendisi, endüstriyel tasarımcı, sosyal antropoloji dallarından katılımcılarımızla; mimar, sosyolog, tasarımcı, şehir bölge planlamacıdan oluşan ekibimiz buluştu. Ekibimizden Sevcan, Türkiye’de ve dünyada uygulanan farklı etkileşim yöntemlerini paylaştı. İnsanlarla etkileşim ve iletişim kurmanın boyutları hakkında tartışıldı.  4 hafta sürecek kent atölyelerimizde, ekiplerin çalışma semtleri belirlenerek programın süreci konuşuldu.

Atölyenin ikinci gününde, Üsküdar ve Beşiktaş’ta ayrı zaman dilimlerinde buluştuk. Ekibimizin hazırladığı haritalardan, önceden belirlenmiş rotaları izleyerek tarihi yapıları dolaştık. Üsküdar’da Mihrimah Sultan Çocuk Kütüphanesi önünde buluşarak Üsküdar’da yerleşimin ilk başladığı günlerden bugüne evrimini konuştuk. Beşiktaş’ta Deniz Müzesi önünde toplanarak kimi zaman eskizlerin, kimi zaman söyleşilerin eşlik ettiği bir gezi yaptık. Hep birlikte zihnimizdeki çerçevelerin dışına çıkarak senaryolar üretmeye çalıştık. Alışkanlıklarımızdan birkaç adım ileriye giderek daha esnek bir gözle sokakta aylaklık yaptık.

Atölyenin ikinci cumartesi günü, Üsküdar ekipleri ile İstanbul Klasik Türk Sanatları Vakfı’nın toplantı salonunda buluşarak tüm keşif ögelerini birlikte değerlendirdik. Her ekip kendi keşiflerini sundu. Ekibimizden Yasemin, sosyolojideki yaklaşımlarla boşluk(space)/yer(place)/konum(location)/duygusal manzara(landscape) konusunda bir paylaşım yaptı. Bazen aynı kareye farklı yorumları, durumun sosyo-ekonomik etkilerini, mekanları çeşitli altyapılar ile görebildiğimizde nelerin bizi zenginleştirdiğini değerlendirdik.

Bu hafta kaynak araştırması ile tek ögeye indirilecek olan keşiflere, kaynak desteği sağlamak isterseniz, lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Gezi rotası boyunca katılımcılara hem ortak hem de bireysel keşifleri için zaman verildi. Hem nüfusun yoğun ve hem de hızın üst seviyelerde olduğu bu iki bölgede, yavaşlayıp keşfetmek adına yaptığımız çalışmalardan ekiplerle 5er öge belirlendi. Bu alanlarda belirlenen 5 keşif öğesi (tarihi, yaşam ve ihtiyaç öğeleri), eskiz, fotoğraf ve alan ile ilgili ekiplerin algılarından oluşuyor.

Bu keşifler, ikinci hafta Cumartesi günü ekiplerin kendi semtlerinde bir araya gelerek değerlendirildi. Her ekip ile kendi pencerelerimizden semti tanırken, aynı ögeye bile ne kadar çeşitli gözlerle balkabileceğimizi gördük. Yakaladığımız bu çeşitlilik ve renklilik algısı, yaşadığımız alanların gelişiminde bize ufuk açtı.

ÜSKÜDAR KEŞİFLERİ

Metaform Ekibi; Özge Aykut, Büşra Birinci ve İpek Geç

Ekip, Üsküdar’daki kaybolmuş mekanlar, kullanımda ve tanımlamalarda arada kalmıştlık hissiyatına dikkat çekiyor.

Ağırçekim Ekibi; Ayşe Nisa Kılıç, Cansu Kırcan, Heves Şahin ve Dilara Tokgöz

Ekip, su yolları üzerindeki çeşmeler, tarihi alanlardaki avlular, üzerinden kullanım çeşitliliği ve aidiyet duygusunu sorguluyor.

Yavaşlamak ve keşfetmek için Üsküdar’da pazar günü yaptığımız araştırma gezisi bizim için bir başlangıç oldu. Çoğunlukla yol üstü bir geçiş rotası olarak kullandığımız semtin arka sokaklarını, tarihi yapılarını ve yaşamını keşfetme imkânı bulduk.
Çoğunlukta muhafazakâr bir kesimin odak noktası olan mekanlara, daha farklı bakış açısındaki bireylerin de dahil edilebilmesiyle geniş kitlelerin bir arada yaşayabilme potansiyelini sorgulattı. Bu doğrultuda atölyenin bize, hedeflerimize, sorularımıza ve sorfularımıza destek olmasıyla kendi şehrimizde rahatsızlık duyduğumuz sorunları fark ettirip bunların üzerine gidilmesini sağlayacağımıza inanıyoruz.

Tarihi Öğeler

  • Mihrimah Sultan Külliyesi
  • Balaban Baba Tekkesi ve çeşmesi
  • Karadavut Camii
  • Sultan 3. Ahmet Meydan Çeşmesi
  • Şemsi Ahmet Paşa Camii

Yaşam Öğeleri

  • Şemsi Ahmet Camii’nin denize bakan cephesi
  • Üsküdar Meydan
  • Üsküdar İskelesi
  • Mihrimah Sultan Külliyesi Avlusu
  • Balaban Caddesi

İhtiyaç Öğeleri

  • Üsküdar Çarşı
  • Tarihi Üsküdar Yumurtacısı
  • Çok Katlı Otopark
  • Şemsi Ahmet Paşa Avlusunda bulunan tuvalet
  • Otobüs Firmalarının Bulunduğu Sokak

-Farklı kültür, bakış açısı, yaş aralığı gibi demografik özelliklere sahip kişiler için ortak kullanım alanları oluşturulabilir mi?
– Fonksiyonunu kaybetmiş tarihi alanları kentin şu anki hızına entegre ederek yeni işlevler kazandırılıp kullanıma sunulabilir mi?
– Kısıtlayıcı çitlerle kullanımı engellenen fakat donatı hesaplarında bize ait olduğu söylenen alanları halka kazandırabilir miyiz?
– Orada yaşayan insanlar sokakların tarihi yapısının farkına varıp yaşamlarını buna göre biçimlendirebilirler mi?
– Üsküdar’ın günümüzdeki altyapısal su sorunlarına bir çözüm getirilebilir mi? Çeşmelerin çoğunluğunun işlevsizleşmesinin bugünkü altyapı problemleriyle bir ilgisi kurulabilir mi?

Takım Gibi Takım Ekibi; Metin Akın, Bige Öktem ve Gaye Naciye Koyuncu

Ekip, tarihi dokunun çeşitli yöntemlerle sıradanlaştırıldığını farkediyor. Kenti kullanım ilişkileri ile ele alıyor.

DSC_0253

Farklı zamanlarda Üsküdar’ı keşfettik ve sakin, huzurlu; dingin haline rağmen sokakta bir çeşit tabela istilasına kurban gittiğini keşfettik.
Bu tabelalar, tarihi dokuya/yapıya hiç düşünmeden yerleştiriliveriyor. İnanmadıysanız, ispatlayabiliriz, elimizde çok ciddi deliller var. Yukarıdaki fotoğrafta 3 tabela da aynı yeri gösteriyor ve üç farklı kuruma ait. Kültür Bakanlığı, Üsküdar Belediyesi ve kime ait olduğu belli olmayan bir başkası tarafından farklı bilgi kümeleri ve yazı türleri ile açıklamalar eklenmiş.

IMG_0757

Keşfettiğimiz bir başka şey ise; tarihsel dokuya “modernce” montelenmiş yapılar… Yapıların ne kadar tarihi değeri olduğunu bilemesek de, bu biçimde görüntülerle etrafta sıkça karşılaştık. Nerede bir güzide çeşme/bedesten/han vardıysa, hemen dibinde yeni bir yapılanma ile gösteriş çabasına kurban gitmiş gibi geldi. Düşününce bunun tarihsel dokuyu sıradanlaştırdığını anladık.

IMG_0802

İlginçtir, kime sorduysak, Üsküdar hakkında aldığımız cevaplar tek kelimeyle özetlendi “muhafazakar”. Üsküdar’ın toplumsal dokusunun muhafazakar olmasına yorduğumuz biçimde, parklarında/cami avlularında kadının pek yeri olmadığını keşfettik. Kaldırımı ol(may)an sokaklarında bile o kadar azdı ki bu durumu kadınların ve engellilerin toplumda var olma koşullarının sağlanmaması olarak görebiliriz.

Az Çoktur Ekibi; Zeynep Fettahoğlu, Tuğba Ünal, Tuğçe Arslan ve Ayla Ay

Ekip, Mihrimah Sultan Camisi avlusunu “balkon” olarak nitelendiriyor. Semtteki geçici yollar, kulübeler gibi ögelerin insancıllığını sorguluyor.

Atölyenin ilk durağı olan keşif gününde her gün aceleyle geçip gittiğimiz sokak, cadde ve meydanlardan, belirli bir rota üzerinde bu defa daha yavaş ve fark ederek görmek, verimli ve keyifliydi. Mekanları dünü, bugünü ve yarınlarıyla düşünerek, şehrin kaosunda birer odak haline getirmek ve bu mekanlara farkındalık yaratarak yeni bir kimlik kazandırmak amaçlı senaryolar hayal ettik. Bu senaryolarda kimi zaman mevcut işlevi korurken, kimi zaman tarihine işaret eden, kimi zamansa potansiyeli canlandıran yeni misyonlar yükledik.

Tüm Üsküdar ekipleri, 16 Kasım Pazar günü Üsküdar merkezde kaynak araştırması yapıyor olacaklar. Çekirdek ekiplere katılmak isterseniz twitterdan #yavaşlavekeşfet @sehrinesesver ile iletişim kurabilirsiniz. Sizleri de keşife katkıda bulunmaya çağırıyoruz!

 Beşiktaş ekipleri ile değerlendirmelerimizi yarın takip edebilirsiniz…