Kategoriler
araştırma atölye data etkinlik kent şehir TASARIM

Düşlerinle Gel Beşiktaş Etkileşimli Panosu Veri Analizi Sonuçları

Şehrine Ses Ver olarak geliştirdiğimiz çeşitli alan araştırmalarından sonra, kamusal alan kullanımlarını daha detaylı değerlendirebilmek, katılımı yoğunlaştırmak, kent kullanımlarındaki görüşleri haritalayabilecek bir yöntem geliştirmek hedefiyle Düşlerinle Gel panosunu tasarladık. İnfografiklerle kenti tanımıştık, ‘yavaşla ve keşfet’ diyerek görüşümüzü zenginleştirmiştik. İnsanların daha yoğun katılacağı ve bu yoğun bilgiden tasarım yoluna girebileceğimiz bir teknik arayışı içerisindeydik. 2015 yılında Düşle Beşiktaş Festival ekibinin daveti ile kamusal alanda deneysel bir araştırma yapma fırsatımız doğmuş oldu. Öncesinde bu konuda bir altyapı araştırması yapmış olduğumuzdan bu fırsatı yakalayabildik. Hem naif, hem de insanların gönüllerine dokunabilecek bir çağrı ile “düşlerinle gel” dedik. İnsanlar önce düş kursunlar, bunun için elleriyle işlesinler ve harekete geçsinler diyerek tasarladık.

Etkileşimli pano, 2015 yılında Beşiktaş Meydanı’nda, 2016 yılında Sanatçılar Parkı’nda kuruldu ve birkaç günlük de olsa kendi örüntüsünü oluşturdu. Çeşitli yaşlardan, fikirlerden, kullanıcılardan sadece doğal yönlendirilmelerle gelenlerden büyük ilgi gördü. Analiz edilmiş içeriği yönlendiren doğru bir soru-cevap ilişkisi ve etkili bir iletişim stratejisini, el işi ile birleştirerek deneysel bir yaklaşım getirmek ana hedeflerimizden biriydi. Nitekim insanlar bu motivasyonumuzu yakalayarak güven duydu ve el birliği ile panoyu her gün bir kere daha renklendirdi. Toplam 403 katılım yapılan panodaki cevapları, her kişisel cevabı değerlendirebilecek şekilde gün sonunda tek tek saydık. Nadasa bıraktığımız verilerimizi yakın bir zamanda tekrar çıkararak analiz etmeye başladık ve değerlendirdik.

İki sene üst üste yapılan çalışmada, öncelikle tekil sorular üzerinden bir oranlama yaptık. Sonrasında çapraz ilişkiler kurarak anlamlı yorumlamalar çıkabiliyor mu diye analiz ettik. Kentte açık verinin herkese ulaşabilmesi hedefi ile tüm verileri paylaştığımız analiz çalışmamıza, okuyucularımızın veya katılımcılarımızın katkı sunmasını bekliyoruz.

Öncelikle 2015 yılında Beşiktaş Özgürlük Meydanı’ndaki katılımcılarımızın görüşlerini derledik:

sehrinesesver düslerinlegel

Çalışmamıza 2016’da katılanların %43’ü Beşiktaş’ta oturuyor, %20’si Beşiktaş’ta çalışıyor/okuyor, %37’si ise Beşiktaş’ı kullanıyor. Görüşülen kişilerin yarısından fazlasının 18-25 yaş aralığında, kalan %47’nin ise çeşitli yaşlardan olduğunu görüyoruz. Beşiktaş’ta oturanların %7lik bir kısmının sakini oldukları semtte 8 saatten daha az zaman geçirmesi bize dikkat çekici gelen bir oran. Çok çalıştıklarından mı, yoksa çok gezdiklerinden mi eve ulaşamıyorlar dersiniz? Hem deniz yolu, hem de köprü yoğunluklarını karşılayan bir ulaşım aktarım bölgesi olması sebebiyle, Beşiktaş’ı kullananlar çok çeşitli zaman aralıklarını bu ilçeye ayırdıklarını belirtmişler. Sadece yarım saatlik bir kullanım yapanların %10luk bir dilimde olması, ilçe çok büyük olsa da bu soruyu merkez aktarma alanları üzerinden değerlendirdikleri izlenimine yol açtı. Alandaki ulaşım yöntemi olarak 30%lik bir yürüyüş oranı, sosyal-kültürel ve ekonomik ihtiyaçların yürüyüş mesafesinde rahatça karşılanabildiğini gösteriyor. Asıl dikkat çekici olan ise toplam %60lık bir toplu taşıma kullanımı! Özel araç kullananların duraklama yapıp festivale katılmadıklarını göz önüne alsak bile, alan kullanımı açısından diğer bir dikkate değer veri olarak bunu kabul edebiliriz. Bu kadar yoğun kullanımlı toplu taşıma ve bekleme alanları acaba yaşayanların servis ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu? Ya da ilçe genelinde, yaya ve toplu taşıma dostu olma konusunda neler sunulabilir? Bu konuyu da birden ona kadar aralıkta (10 en yüksek memnuniyet puanı) değerlendirilen memnuniyet soruları ile çapraz değerlendirebiliriz. Bu sorularda görülüyor ki, ulaşım rahatlığı konusunda yüksek olmayan, ortalama bir memnuniyet durumu var. Özel işlevlendirilmiş yollar (kaldırımlar, engelli, bisiklet yolları vb.) konusu ise, bizim pano başında iken de çok dikkatimizi çekecek şekilde düşük puanlanan bir seçenek oluyor.

Yukarıdaki tabloda memnuniyet sorularına verilmiş yanıtların ortalamalarını ve dağılımlara dair bazı temel bilgileri görüyoruz.  Ortalama değerlere baktığımızda “”özel işlevlendirilmiş yollar” sorusunun en düşük puanı almış. 5,190 değeri en düşük değer olsa da, bu konuda tam bir memnuniyetsizlik / yetersizlik düşüncesi olduğundan bahsetmek güç. Değer, 5’in altına düşerek net bir memnuniyetsizlik ifadesine dönüşmemiş. Meseleye böyle baktığımızda sorulan hiçbir soruya açık bir memnuniyetsizlik ifadesiyle yaklaşılmadığını görüyoruz. Ortalama olarak en yüksek skorun ise “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorusuna verilmiş olduğunu görüyoruz.  8.118 ortalama değeri bu konuda oldukça net bir tavrı işaret ediyor.

“Beşiktaş’a ulaşım rahat mı”, ” Beşiktaş’taki sokak sanatları” “Beşiktaş’ta kendimi güvende hissediyorum”, “Beşiktaş güzel ve estetik bir semt”, “Beşiktaş yaşanabilir bir semt” ve “Beşiktaşlı hissediyor musun” sorularına en çok verilen yanıtın (mod) 10 olduğunu görüyoruz. Ortalama değerlerin yanı sıra bu bilgi de sorulan sorulara dair genel bir memnuniyet halini ifade ediyor. Bu bağlamda ortalama değeri en düşük soru olan “özel işlevlendirilmiş yollar” sorusuna baktığımızda, en sık verilen yanıt olarak 1 değeriyle karşılaşıyoruz. Bu soruya yanıt veren kişilerden, 27’sinin 1 yanıtını vermiş olduğunu görüyoruz.

Sorulara verilen yanıtların çeşitliliğini, ortalama değere göre nasıl dağıldığını incelediğimizde en yüksek çeşitliliğin “özel işlevlendirilmiş yollar” sorusunda gerçekleştiğini, en düşük çeşitliliğin ise “ışıklandırma, aydınlatma” ve “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorularında gerçekleştiğini görüyoruz.

give sound of your city besiktas istanbul

Yaşa göre memnuniyet sorularının değerlendirilmesi

Daha sonra verideki yaş dağılımını gruplayıp veriyi daha anlamlı kılmak ve daha sağlıklı analizler yapabilmek adına 25 yaş üstü ve altı olmak üzere tekrar baktık. Katılımcılarımızın %68’inin 25 yaş altı, %32’sinin de 25 yaş üstü olduğunu gördük.

SEHRİNESESVER interactive board

Çapraz tablolarla, bir değişkene bağlı olarak memnuniyet puanlarının değişimine de bakmak istedik. Yaş değişkenini bu şekilde çalışmak için 25- ve 25+ olarak değiştirdik (grupladık). Bu yeni gruplama sonucunda memnuniyet sorularına verilen yanıtların ortalama değerleri üstteki slaytta yer alıyor. Yaş gruplamasına göre en yüksek fark “sahil şeridi” sorusundaydı. 25- kesimin bu soruya verdiği ortalama yanıt 6,43 iken 25+ kesimin ortalaması 5,10 idi. Bu analizde istatistiki olarak anlamlı farkların çıktığı sorular, sahil şeridi dışında, “özel işlevlendirilmiş yollar”, “aktivite mekanları” ve “tasarımlar ve tarihi yerler” sorularıydı. Bu sorulardan sadece “tasarımlar ve tarihi yerler” sorusuna 25+ kesim, 25- kesime göre daha yüksek puan vermişti. Bundan da alanların yaş gruplarının eşit kullanımını yüreklendirecek şekilde tasarlanmadığı yorumuna varabiliriz.

sehrinesesver düslerinlegel

Beşiktaş’ta olma haline göre memnuniyet sorularının değerlendirilmesi

Tabloyu incelediğimizde sorulan sorulara en yüksek memnuniyetli yanıtların Beşiktaş’ta oturanlardan gelmiş olduğunu görüyoruz.  Bu bağlamda Beşiktaş’ta oturanlar, aynı zamanda Beşiktaş’tan en çok memnun olanlar.

Üç soruda Beşiktaş’ta oturanların diğer gruplara göre en düşük puanı verdiğini görüyoruz.

  • Sahil şeridini verimli kullanabiliyor mu?
  • Etkinlik mekanları – imkanları yeterli mi?
  • Kültür yapıları yeterli mi?

Bu sorular, Beşiktaş’ta yaşamayan gruplar tarafından daha yüksek puanlanırken, Beşiktaş’ta yaşayanlar tarafından daha düşük puanlanmış.

Bu durum Beşiktaş’ta yaşamayanların Beşiktaş’la kurdukları sahil, etkinlik ve kültür ilişkisinin tatmin ediciliği üzerine fikir vermektedir.  Beşiktaş’ta yaşayanlar bu üç başlık bağlamında daha sınırlı bir tatmin içindedir.  Beşiktaş’ta yaşamayanların, Beşiktaş’la kurdukları ilişkinin bu üç başlıkta görece sınırlı olması da bu tatmin farkını açıklayabilir.

Yukarıdaki tablo ve grafik yardımıyla Beşiktaş’ta oturmayanların en yüksek puanı verdikleri soruları da okumak anlamlı olacaktır.  Sokak sanatları sorusuna en yüksek puanı verenlerin Beşiktaş’ı kullananlar olması gibi.

Beşiktaş’ta oturanlar, Beşiktaş’ı kullanan ya da orada çalışan-okuyanlara göre anlamlı derecede kendilerini daha fazla Beşiktaşlı hissediyorlar. Bu anlamda kendisini en az Beşiktaşlı hisseden grup Beşiktaş’ı kullananlar.

give sound of your city beşiktaş

2016 yılında Düşlerinle Gel Beşiktaş etkileşimli panomuzu Çiçek Festivali kapsamında Sanatçılar Parkı’na kurduk ve oradaki katılımcılarımızın görüşlerini derledik:

sehrinesesver 2016 çiçek festivali

2015-2016 karşılaştırma tablosuna baktığımızda değerlerin yapısında benzer bir örüntü görüyoruz. Özel işlevlendirilmiş yollar yine memnuniyet olarak en düşük puanı alırken, “Beşiktaş yaşanabilir bir semt mi?” sorusu yine en yüksek puanı alıyor.

Bu bulguyu aslında başlı başına çok değerli ve heyecan verici olarak görüyoruz. İlk araştırmanın temel örüntüsünün devam etmesi, süreç aşamaları ile deneysel olan bu çalışmamızın sürdürülebilirliği açısından bize azim katıyor.

Karşılaştırma tablosunda ilk göze çarpan veri, 2016 puanlarının 2015 puanlarından neredeyse her soruda daha düşük olması. Sadece yeşil alanlar sorusunda bu anlamda olumlu bir fark var. 2016 değeri, 2015 değerinden daha yüksek… Bunu da 2016’da bir parkın tam içinde olmamıza ve kullanıcıların parktan yararlanma halinin yüksek olmasına bağlayabiliriz.

sehrinesesver 2016 çiçek festivali

sehrinesesver_besiktas_düslerinlegel kültür sanat

SEHRİNESESVER interactive board

SEHRİNESESVER interactive board

Mümkün olduğunca çeşitli görüşlerin aktarılmasına çalıştığımız Düşlerinle Gel panosunu, iki farklı, sene iki farklı alanda kurduğumuzda karşımıza çıkan sonuçlar bu şekilde oldu. Bu süreçte, sorunun insanları yönlendirme kabiliyetini daha iyi anladık. Örneğin, ön araştırmalarını yaparak özel işlevlendirilmiş yolların bir değer olarak öne çıkarılması, ya da yollardaki aydınlatmaların güven duyumu ile ilişkisi gibi. Belki bizi en az, birçok insanı ise en çok şaşırtan katılım yoğunluğu oldu. Gördük ki insanlar yaşadıkları, kullandıkları alanlar ile ilgili kendilerine danışılmasını bekliyorlar. Yine anladık ki, kapıdan yapılan kurum anketleri bu konuda çok yetersiz. Özellikle de yeşil alanların kullanımı konusunda ilçe belediyesi üst düzey bir verimlilik sunduğunu savunurken, kullanıcıların ortalama bir beğeniye sahip olduklarını aktarmaları, eminiz ki ilçe belediyesini şaşırtacaktır. Buna ek olarak, panoyu kurduğumuzdan itibaren katılım gösteren, panoya sahip çıkan sokakta yaşayan çocuklarının aydınlatmalar ve sokak tasarımları ile ilgili olumsuz geri bildirimleri, bu yerleri tasarlarken “kimin için?” tasarlandığı sorusunu bize sordurdu.

Kentte her bireyin kullanım hakkı olan kamusal alanlarda daha yenilikçi stratejiler, iletişim kanalları, katılımcı tasarımlar beklendiği açık. İstanbul gibi koca bir şehrin bir parçası olan Beşiktaş’ta yaptığımız bir çalışmada, orada yaşayanların fikirleri, görüşleri ile zenginleşen bir süreç ilerlettik. Bu akışta çeşitli disiplinlerden oluşan Şehrine Ses Ver ekibimizle, sivil toplum kuruluşları tecrübesi olanlar,  tasarım ve iletişim ile ilgilenenler, sosyal bilim dalları ile uğraşan kişilerden çok değerli katkılar edindik. Beşiktaş’taki ritime ve düşlere kulak verdik. Bir sonraki basamak, düşlediğimiz alanları benzer bir süreçle tasarlayarak hayat vermek olacak.

Kategoriler
atölye data şehir

Şehrİne Ses Ver Kentsel Tasarım Atölyesİ | İstanbul Çalışmaları Süreci

Şehirlerdeki potansiyelleri yakalamayı ve tasarlamayı, şehrin ana kullanıcıları ile birlikte profesyonellerin kentsel alanlara dokunmasını teşvik etmeyi, kaliteli ve kimlikli kentsel/kamusal alanların şehre kazandırdıklarına dikkat çekmeyi hedefleyen Şehrine Ses Ver Kentsel Tasarım Atölyelerinin ilki 1-10 Şubat tarihleri arasında SALT Galata ev sahipliğinde yapıldı. Şehrine Ses Ver Disiplinlerarası Üretim Platformu’nun ilk atölyesi, Eylül ayında Kadıköy’de infografik konusunda gerçekleşmişti. İkinci atölye de Platformun organizasyonunda, tasarimyarismalari.com, infografik.com.tr ve Sokak Bizim Derneği eşliğinde yapılıyor.

Katılımcı ve açık şehir stratejisi ile kurgulanan kentsel tasarım atölyeleri, şehirlere veya şehirlerin belli bölümlerine kullanım, bilgi ve ihtiyaç bazlarında mercek tutuyor, Geleceğin şehirleri üzerine tasarımlar geliştirerek kent ve teknoloji algısı, kentin sürdürülebilir vizyonu, dönüşüm ve yeni teknolojilerin kent yaşamına entegresi konusunda ortak paydaları oluşturuyor, Yoğun şehir dokusu içerisinde nitelikli, kaliteli, kimlikli 1:1 tasarımlar ile üretime katılarak, tasarımın kent içerisindeki rolünü, yerel zanaatlerin ve zanaatkarların tasarımcılar ile paylaşımını, genç profesyonellerin malzeme/mekan/ölçek algısını kurmayı ve bunu kamuoyu ile paylaşmayı önemsiyor.

Çalışma konuları; Kentsel Alan (Public Space), Kent Mobilyaları (Urban Furniture), Kent Bahçeleri (Urban Farms), Pavilyon (Urban Pavillion), Bilgi Tasarımı (Information Design), Infografik (Infographics) olan atölyede, disiplinlerarası beş grup, atölye yürütücüleri eşliğinde çalışmalarını sürdürüyor.

Disiplinlerarası çalışmaları, etkileşimli ve birbirini besleyici özellikte kurgulayan SSV|Platform’un yaptığı atölye duyurusuna 13 ekip başvurusu, 86 kişisel başvuru, toplam 125 tekil başvuru yapıldı. tüm başvurular titizlikle değerlendirilerek, 2 ekip ve 9 bireysel başvuru sahibi, çalışmalar için davet edildi. Katılımcılar, mimar, endüstri ürünleri tasarımcısı, kentsel tasarımcı, şehir ve bölge planlamacısı, peyzaj mimarı, toplumsal ve siyasal bilimci ve grafik tasarımcı alanlarından oluşuyor. 12 üniversiteden ve 7 bölümden gelen katılımcılarda, 3. ve 4. sınıf öğrencisi olması veya mezuniyetlerinin üzerinden en fazla 3 yıl geçmiş olması koşulu arandı.

İlk gün yapılan yuvarlak masa toplantısında proje hedefleri ve amaçları, katılımcılarla paylaşıldı. Çalışma konuları, proje vizyonunu kapsayacak şekilde aktarıldı. Kent ve yerleşim oluşumları, kamusal alan dinamikleri ve kamusal alan tanımı tartışmaları yapıldı. Kamusal alanın, sınırlı özel mülkiyet kullanımları dışında olan tüm alanları kapsadığının altı çizildi. Kentte nitelikli üretimlerin; alanı, kurgusu ve malzemeleri uygun tasarımlarla mümkün olabileceği ve bu şekilde oluşturulan kamusal alanların insanların hayat kalitesini arttırmakla beraber kent yaşantısını da her anlamda canlandırdığı tartışıldı. Etkin tasarımlara geçiş aşamasında, veri kullanımlarının infografikler yöntemi ile nasıl kurgulanabileceği, tüm proje anlatımlarının her bilgi düzeyinden insana ulaşabilmesinin önemi vurgulandı. Çeşitli ülke ve kamusal alanlardan kent mobilyaları tasarımları, kamusal alan mobilyalarındaki estetik, işlevsellik ve dayanıklılık kriterleri ile incelendi.

Tüm ekipler ilgilerini çeken konuları değerlendirerek onlara uygun alanlar seçimleri yaptılar. Alanlar ve konular üzerinden ayrıntılı tartışmalar ve çalışmalardan sonra, ekipler fikirlerini geliştirerek aralıklar ile tüm katılımcılar ve yürütücü ekibe projelerini sundular. İkinci haftasonu belirli bir kurguya ulaşan tasarımların kullanıcılar ile güçlü bağlantılar kurabilmesine yönelik olarak, kamusal alan tasarımlarındaki pazarlama senaryoları ve teknikleri peyzaj mimarı ve sanat yönetmeni Sena İzgi tarafından paylaşıldı. Kamusal alana yapılan tasarımlarda, kullanıcıları tasarımın bir parçası kabul ederek yapılan yaklaşımlar tüm katılımcılarla tartışıldı. Kullanıcıları, alan özelliklerini göz önüne alarak ışık, ses, malzeme etkileşimleri ile çeken tasarımların ana özellikleri projelerin kurgularına eklemlendi. Kamusal alan tasarımlarının geniş açılı vizyonu, tasarım kalitesi ve kurgusu ile ilişkisi ŞANALarc ortaklarından mimar ve kentsel tasarımcı Alexis Şanal tarafından ilham verici bir sunum ile aktarıldı. ‘Cömertliğe imkan veren kentsel tasarımlar’ proje örnekleri ile aktarılırken, büyük kamusal ölçekteki projelerin adım adım gerçekleştirilme pratiği yakın zamanda açılacak olan ŞişhanePark projesi üzerinden aktarıldı. Kamusal alanda yürünebilirlik ve erişilebilirlik gibi ana ihtiyaçlar katılımcılar ile tartışıldı. Beş ekip, projelerini yeniden gözden geçirerek veriler, ihtiyaçlar ve tasarımları doğrultusunda geliştirmeye devam etti.

Oldukça keyifli bir paylaşım ortamında süren çalışmalar, sunum ve paylaşım düzenlemeleri ile kamuoyuna duyurulacak. Mart ayında yapılması planlanan sunumlar ve tartışma forumu için lütfen takipte kalınız.

29_ikincihafta_sehrinesesver_kta (3)

Exactly grubunu oluşturan Ecem Hisar, Hazal Gülşan ve İrem Yeşil, Söğütlüçeşme’yi inceleyerek projelerini tasarladılar.

 Verilen konular atölyenin başvurularından itibaren hepimizin çok ilgisini çekti ve hepsini uygulamak istedik ancak ne yazık ki yalnızca iki haftamız olduğu için verilen alanlara bakıp gereksinimlerini çıkarttıktan sonra pavilyon ve kent mobilyaları konularını birleştirip, insanların da ilgilerini çekebilecek, eğlenceli ve uygulanması da aslında mümkün olan bir tasarım çıkartmaya çalıştık. Kadıköy’de Söğütlüçeşme Tren İstasyonu’nun çevresindeki park alanın ve tren raylarının altındaki tekinsizlik hissi veren alanı bekleme ve sosyalleşme alanı olarak tasarlayıp bu alanın  kullanımını ve verdiği hissiyatı değiştirmeyi amaçladık. Bunu da birbirine geçebilen küplerden yararlanarak yapmayı düşündük. Böylece bölgedeki halkın da pavilyonu istedikleri gibi tasarlamalarını sağlayacak esneklikte bir tasarım ortaya çıkarttık.

Bu süreçte Merve, Ertunç, Emrah, Arzu ve Erman her aşamada yanımızda olup zaman zaman yaptıkları sunumlar, zaman zaman da verdikleri bireysel tavsiyelerle projelerin tasarlanmasında oldukça yardımcı ve etkili oldular. Hepsine çok teşekkür ediyoruz ve en kısa zamanda yeni bir atölyede birlikte çalışmayı istiyoruz.

28_ikincihafta_sehrinesesver_kta (4)

Bostancıbaşı grubunu oluştıran Didem Aybaş, Hande Kalender ve  Melda Yanmaz, İstanbul’daki sürdürülebilir üretimi ‘Kent Bostanları’ çalışmalarında infografik olarak çalıştılar.

Bostancıbaşı grubu olarak biz, grafik tasarımcı, endüstri ürünleri tasarımcısı, permakültür tasarımcısı, mimar ve peyzaj mimarı olmamızın yanı sıra sürdürülebilirliği, doğayı ve sosyalleşmeyi seven üç farklı kişileriz. Bununla beraber gündemi takip eden ve ilgimizi çeken konular ile ilgili neler yapabileceğimize kafa yoran, konuşmakla kalmayarak bunları kağıda dökmeye çalışan insanlarız. Bu atölyenin başlama zamanı ile paralel olarak gündemde olan Antalyalı pazarcıların eylem yaparak kontak kapatması, ilgimizi çekti ve bununla ilgili bir çalışma yapmak istedik. Çalışma için bilgi toplarken meyve ve sebzelerin ne kadar uzaklıktan, ne şekilde geldiğini gördük ve bunların üretici, satıcı ve alıcı için negatif paydalarını gördük. Daha sonra kent içerisinde meyve sebze üretimi yapma fikri doğdu. Bunun ile beraber kent bahçeleri konusunu kent bostanlarına nasıl çeviririz diye düşündük. İnsanların daha fazla toprakla haşır neşir olmasını, kendi meyve sebzelerini mahallelerinde, evlerinin bahçelerinde ve balkonlarında, yetiştirebilmelerini sağlamayı amaçladık. Konu ile ilgili bilgileri harmanlayarak bir infografik hazırlıyoruz. Umarız bu herkes için uygulanabilir, yararlı ve keyifli olur.

29_ikincihafta_sehrinesesver_kta (19)

Pusula Grubunda, Kübra Cenk, Kübra Demirtuna, Zeynep Burcu Kaya, Süleymaniye Bölgesinin, Eminönü ve Beyazıd Meydanı’ndan keşfine yönelik bir proje geliştirdiler.

Pusula grubu olarak yaptığımız ilk konuşmalarda üçümüzü heyecanlandıran şeylerin birbirine ne kadar benzediğini keşfettik. İstanbul’a, gezmeye, yeni tatlara, her çeşit iyi tasarıma olan sevgimizden bahsederken konu kendiliğinden şekillendi. Çünkü ortaya çıkaracağımız ürün bunları içermeliydi. İstanbul’un hak ettiği değeri göremeyen köşelerini ortaya çıkarmalı, insanları yürümeye ve keşfetmeye teşvik etmeliydik.

Heyecanımıza kendimizi belki biraz fazla kaptırarak iki haftaya sığdırabileceğimizden çok daha fazlasını yapmak istedik: Bir rota çizip başlangıç ve bitiş noktalarına bilgilendirme panelleri ve oturma elemanları yerleştirerek meydanlar oluşturma, yol boyunca kendi ikonlarımızı içeren bilgilendirme levhaları yerleştirme, üzerine düştüğümüz sorunu tespit eden bir infografik, meydanlarda ücretsiz wifi’dan paylaşılacak bir akıllı telefon uygulaması…

Bu fikirlerin hiçbirinden vazgeçmek istemesek de adım adım ilerlemeye karar verdik. Rota çizimi ilk aşama elbette. Kullanacağımız fotoğrafların çekimi bu adıma dahil oldu. Rotanın her köşesine baktığımız koca bir gün geçirdik. İkinci haftasonu gelmeden önce göstereceğimiz noktalar hakkında bilgi topluyoruz. Bir an önce tasarıma başlamak istiyoruz, fotoğraflar üzerinde çok keyifli kolajlar hazırlayacağız. Umarız bizi heyecanlandıran tüm fikirleri bir gün sunumda değil, sokakta görürsünüz.

26_ikincihafta_sehrinesesver_kta (5)

Süpriz grubundan Hilal Kurt, Kıymet Uzun ve Selen Çatalyürekli, Üsküdar Meydanı ve kamusallığı inceleyerek Sürpriz Yansımalar başlıklı projelerini geliştirdiler.

Üsküdar Meydanı, son dört ay içinde, ‘Marmaray’ ulaşım sisteminin de eklenmesiyle; şehrin diğer yakasına pratik ulaşım sistemleri sunmaktadır. Ancak buna karşın, meydanın insan ve araç sirkülasyonu, oldukça kaotik bir haldedir. Kamusal alanın merkezinde bulunan fiziksel sınırlandırmalar ve yeni eklenen ulaşım sistemlerinin entegrasyonun plansız şekilde yapılması  vb. nedenler, bu kaotik duruma neden olmaktadır. Grubumuz, bu durumun görsel  temsilini, meydanın yaya geçiş noktasına konumlandırılan yerleştirmeyle, kentin ana kullanıcılarına alternatif bir yöntemle tekrar algılamasını sağlamayı hedeflemektedir.

Tasarımımızı konumlandırdığımız noktanın tespitinde; odak, kamusal alan kullanımı, istatistiki verilerin karşılaştırılması ve imaj analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır.  Yerleştirmemizin oluşturulmasında ve konumlandırılmasında, şehrin çok benzer kaotik ve yapısal özelliklerine sahip Karaköy Meydanı’yla karşılıklı interaktif görüntü teması sağlanacaktır.

27_ikincihafta_sehrinesesver_kta (2)

Artı Bir grubundan Müge Güler, İrem İnce ve Hilal Burcu Kocaoğlu, Metrobüs deneyimini inceleyerek bir yönlendirme paketi üzerinde çalıştılar.

Çalışmamızda, İstanbul’u tanımladığımızda etkili bir deneyim olarak değerlendirebileceğimiz “Metrobüs” kavramını ele almak istedik. Bunun için İstanbul’un kaos ortamının kısa bir özeti olan metrobüs’ü ilk önce kullanıcıları ve yaşadığı sorunları ile gözlemledik. Özellikle, metrobüsü ulaşım aracı olarak sık kullanmayanların yaşadıkları şaşkınlıkları en alt seviyeye indirgemek ve bu süreçte yaşayacakları metrobüs deneyimini en bilinçli hale getirmek için bir yönlendirme paketi hazırlamaya karar verdik. Bu amaçla; metrobüs kullanıcıların yaşadığı en önemli sorunlardan biri olan bilgilendirme ve yönlendirme konularını ele alarak, kullanıcıların bilet alım aşamasından, metrobüsle varmak istedikleri noktaya kadar olan süreçlerini yönlendirme paketimizle tasarlamaya çalıştık. Bu süreçte, gözlem noktamız olarak en önemli aktarma noktalarından biri olan, metrobüsün otobüs ve metroyla bağlantısını sağlayan Mecidiyeköy aktarma noktasını ele aldık.  Yönlendirme paketi kapsamında olan, kullanıcının yalnız metrobüs kullanımı sırasında değil, metrobüsten indikten sonrada hızlı ve bilinçli bir şekilde aktarmak istedikleri noktaya, soru sormadan nasıl ulaşabileceklerini kurguladık. Bu amaçla, İstanbul’un en önemli ulaşım akslarından biri olan metrobüs hattının, kullanım aşamasında yaşanan yönlendirme ve bilgilendirme sorunlarını ele alarak, gereksinimlerini bir tasarım paketi olarak ortaya koymayı düşündük.

18_ikincihafta_sehrinesesver_kta

14_ikincihafta_sehrinesesver_kta (7)

22_ikincihafta_sehrinesesver_kta (16)

15_ikincihafta_sehrinesesver_kta (8)

Atölye Yürütücüleri

Merve Akdag Öner sehrinesesver kurucusu

İTÜ Mimarlık Bölümü mezunu, özel sektörde mimar olarak çalışıyor. Şehrine Ses Ver proje koordinasyonunu yapıyor.

Ertunç Öner tasarimyarismalari.com kurucusu

İTÜ  Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü mezunu, tasarımcı, MSGSÜ Bilgisayar Ortamında Sanat ve Tasarım yüksek lisansına devam ediyor.

Arzu Erturan sokakbizimci

MSGSÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü lisan ve yüksek lisans mezunu, aynı bölümde Araştırma Görevlisi olarak çalışıyor.

Erman Topgül sokakbizimci

AÜ DTCF Sosyoloji Bölümü mezunu, MSGSÜ’de Şehir ve Bölge Planlama Bölümünde yüksek lisans yapıyor.

Emrah Cengiz infografik.com.tr kurucusu

İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümü mezunu, dijital marketing sektöründe tasarımcı olarak 10. yılını doldurdu.

Katkıları için ilk atölye katılımcılarından Ayşe Ece Eyisoy’a, tüm konuklarımıza ve fikirlerini paylaşanlara teşekkür ederiz.

 

Kategoriler
data şehir

Şehrine Ses Ver İnfografik Atölyesi 1 | Kadıköy Sergisi Açıldı

Şehrine Ses Ver İnfografik Tasarım Atölyeleri, infografikler yardımı ile şehrin ana kullanıcılarının ve profesyonellerin, yaşadıkları veya tasarladıkları alanlardaki farkındalıklarının arttırılmasını hedefliyor. tasarimyarismalari.com ve infografik.com.tr organizasyonunda düzenlenen ilk atölye, Kadıköy’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Enformatik Bölümü ve Tasarım Atölyesi Kadıköy (TAK) işbirliği ile 7 Eylül – 7 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirildi. İstanbul’un Kadıköy semtinde düzenlenen ilk atölyenin infografikleri, 25 Ekim – 9 Kasım arasında ilk olarak Tasarım Atölyesi Kadıköy’de sergilendi. Ayrıca 9 Kasım – 15 Kasım tarihleri arasında AmberFest kapsamında sergi yapıldı.

Atölye sürecinde çeşitli disiplinlerden bir araya gelen üçer kişilik beş grup, semt ile ilgili beş ana konu çalıştı. Son Durak Haydarpaşa, Herkesin Kadıköy’ü, Göztepe Parkı, Kadıköy’de Kültür ve Sanat Üretimi ile Semt Pazarları/ Gel Vatandaş Gel başlıklarında hazırlanan infografikler için ekipler, kendi alanlarında işlenmemiş dataları toplayarak metaforlar yardımıyla infografiklere dönüştürdüler.

Şehrine Ses Ver Atölyesinde, organizasyon ekibi ve katılımcılar, hızla gelişen ve değişen yaşam alanlarını, bilimsel bir araçla kavramayı; kentin zaman içerisindeki dönüşümünü aktararak profesyonellerin ve kentlilerin çevrelerindeki dönüşüme ve gelişime iştirak etmeyi cesaretlendiriyor. Bunu yaparken mümkün olduğunca disiplinlerarası bir ortam oluşması, şehrin gelişimine hem sosyolojik, hem tasarımsal, hem de istatistiki bilgi aktarılması, bütünleşen ihtiyaçlar için kritik bir önem arz ediyor. Kentsel stratejiler, yaşanabilir kimlikli şehirler ve tasarımlar geliştirmeye eşlik edecek infografikler, ülkemizde bu alanı hedefleyen ilk disiplinerarası çalışmalardan biri olma özelliğini koruyor.

[custom_gallery id=”185″ layout=”sliced”]

Kategoriler
data şehir

İnfografik Atölyesi 1|Kadıköy Atölye Süreci

İnfografikler yardımı ile şehrin ana kullanıcılarının ve profesyonellerin, yaşadıkları alanlardaki farkındalıklarının arttırılmasını hedefleyen,Türkiye’nin bir ilçe özelindeki ilk infografik atölyesi, İstanbul’un Kadıköy Semtinde gerçekleştirildi. Bir tasarimyarismalari.com ve infografik.com.tr projesi olan Şehrine Ses Ver Projesi kapsamında düzenlenen ilk atölye, Kadıköy’de Tasarım Atölyesi Kadıköy ve MSGSÜ Enformatik Bölümü işbirliğinde semtle ilgili var olan bilgilerin toplanması, yararlı bilgilerin ayırt edilmesi, görsel olarak işlenerek kolay algılanabilir hale getirilmesini amaçlıyor.

Şehrine Ses Ver 1 l Kadıköy, bölgenin sosyal ve kültürel değerlerinden beslenerek ilçedeki yaşamı oluşturan insanların, yapıların, alanların, araçların, kurumların ve işletmelerin nicelik ve niteliklerinin araştırılması ve gözlemlenmesi ile elde edilecek verilerin işlenmesi ve infografikler aracılığı ile aktarılmasını sağlayacak. Yoğun nüfus yığılmaları, ekonomi, sosyal bilinçsizlik, arz-talep ilişkisindeki kopukluklar, hızla dönüştürülen alanlar ile kentler hızla dönüşüme uğruyor. Günümüz teknoloji çağında, dünyanın değişimi ile insanlar, ihtiyaçları, kullanımları farklılaşıyor. Hayat hızlanırken kentten sosyal, ekonomik ve mekânsal olarak beklentiler değişerek çoğalıyor. Şehrine Ses Ver Atölyesinde, organizasyon ekibi ve katılımcılar, hızla gelişen ve değişen yaşam alanlarını, bilimsel bir araçla kavramayı; kentin zaman içerisindeki dönüşümünü aktararak profesyonellerin ve kentlilerin çevrelerindeki dönüşüme ve gelişime iştirak etmeyi cesaretlendiriyor. Bunu yaparken mümkün olduğunca disiplinlerarası bir ortam oluşması, şehrin gelişimine hem sosyolojik, hem tasarımsal, hem de istatatistiki bilgi aktarılması, bütünleşen ihtiyaçlar için kritik bir önem arz ediyor. Uzun süredir disiplinlerarası çalışmayı teşvik eden, sürecin de değerli bir ürün olduğunu savunan ekip, bunun paralelinde yaptığı duyuru ile gelen 55 grup ve kişi başvurusundan interdisipliner iki grup seçti, ayrıca üç grubu da kriterler dahilindeki kişisel başvurulardan oluşturdu. Katılımcılar, görsel iletişim tasarımı, mimar, endüstri ürünleri tasarımcısı, şehir ve bölge planlama, halkla ilişkiler, sosyolog-kamu yönetimi, grafik tasarımcı ve sosyal bilim uzmanlık alanlarından oluşuyor. 9 üniversiteden gelen katılımcılarda, 3. ve 4. sınıf öğrencisi olması ile mezuniyetlerinin üzerinden en fazla 2 yıl geçmiş olması koşulu arandı. [align type=”full-width” title=””]

Şehrine Ses Ver Katılımcıları İnfografiği
Şehrine Ses Ver Katılımcıları İnfografiği

[/align] Çalışmalara ilk hafta yuvarlak masa tanışması ile başlandı. Projenin amacı ve vizyonu katılımcılar ile paylaşıldı. Kadıköy üzerine belirlenen konular  ile program  aktarıldı. [align type=”full-width” title=””] 1 [/align] İkinci hafta, infografik kavramı, infografik örnekleri ve tasarımı, veri toplama ve ayrıştırma teknikleri paylaşıldı. Bu noktada disiplinlerarası oluşan platformun ürettiği görüşler ve fikir alışverişleri oldukça verimli oldu. Kişisel çalışma yapılması alışkanlığının ekip ortamına geçerken yaşattığı zorluklar gruplar tarafından tecrübe edilirken, birbirlerini tamamlayıcı unsur olarak görebilen ekipler daha hızlı yol aldılar. Ekipler konularını belirleyerek bu konular üzerinde veri toplama, ayrıştırma, senaryo ve metafor üretimi, infografik başlığı ve tipografi tasarımı, piktogram tasarımı ve görselleştirme üzerine çalıştılar.

Atölye’ye katılan grupların atölye hakkındaki görüşleri


 Lokomotif grubunu oluşturan Alper Hatinoğlu, Gökhan Karakoç ve Sefa Feyzioğlu,’ Son Durak Haydarpaşa’  isimli çalışmalarını geliştirdiler.
9
Şehrine Ses Ver İnfografik Atöltesi Lokomotif Grubu

 Çalışma günlerinde erken saatte izmit’ten yola çıkarak Alper ile İstanbul’a geldik.. Konumuzu Haydarpaşa olarak belirledik. Grup ismimiz lokomotif oldu ve logomuzu hazırladık. Konuya yaklaşımımız toplantılarla daha da iyi şekillendi. Bir mindmap uygulaması yapıp konumuzu daha spesifik hale getirdik. Konumuz belirginleşti ve veri toplamaya başladık, onları süzdük. İçerikte ne kullanacağımızı belirledik. Sonra beyin fırtınası yaparak bu bilgileri ne  tarzda, nasıl sunabileceğimizi düşündük. Şehrine Ses Ver ekibi ile de konuşarak melez bir infografik çalışması yapmaya doğru yol aldık. Sefa, katılımcı demografilerinden ilk hafta yaoılan yuvarlak masa toplantısından yola çıkarak bir infografik tasarladı. Çalışmamızda, Haydarpaşa ile ilgili basit eskizlerden detaylı taramalara girdik. İzometrik bir alan çalışması yaptık, iş bölümü ile metaforlar çıkararak piktogramları, renkleri, nesneleri belirledik yazı ailesi setini seçtik ve çalışmaya başladık. İşin dijital alandaki ayağında oldukça emek sarfettik. Veri seçiminde ve kullanımında zorluk çeksek de infografiğimizde güzel bir grafik dil ile verileri kullanmaya özen gösterdik. Şehrinesesver insiyatif olarak değerli bi yapı. üstünde bir akıl ve emek var. Hepinize her şey için teşekkür ederiz. 


Tezgah Grubunu oluşturan Ayşe Ece Eyisoy, Ayça Bayrak ve Ceyda Pektaş, Semt Pazarları “Gel Vatandaş Gel!” temasında çalıştılar.

Şehrine Ses Ver İnfografik Atölyesi Tezgah Grubu
Şehrine Ses Ver İnfografik Atölyesi Tezgah Grubu
Konular arasından ortak ilgimizi en çok çeken konu semt pazarlarıydı. Pazar araştırmasının keyifli olacağını düşünmemizin yanında, alan çalışmaları da yaparak renkli bir çalışma olabilir diye düşündük. Üstelik pazarların hayatta kalmasına bağlı olan bir kültürel ve toplumsal değerler toplamı var. Aynı zamanda sosyal bir paylaşım ortamı da olan pazarlar; her sınıftan tüketiciye hitap eden yapısı ve yerli ekonomiye olan katkısının yanında; şehir içinde olduğu kadar şehir dışında yaşayan pek çok kimsenin, köylülerin, de hayatında önemli bir role sahiptir.
Toplumsal kimliğimizin bir parçası olan pazarların geleceği, tüketicinin tercihi ile doğrudan ilgilidir. Bu nedenle tüketicinin semt pazarlarının sağladığı fayda ve avantajları hatırlaması, yaşadığı çevredeki pazarları tanıması ve pazarlara erişebilmesi önemlidir.
Bütün bu noktaları göz önüne alarak, sürecin ilk aşamasında çalışmamızı; pazarların fayda ve avantajları, Kadıköy genelindeki pazarların bilinen ve bilinmeyen yönleri ile tanıtılması ve pazarlara ulaşım başlıkları üzerine inşa etmeye ve infografik tasarımımızı akış diyagramı şeklinde hazırlamaya karar verdik. Böylece eğlenceli ve esprili bir dille hazırlamış olduğumuz akış diyagramımız hem daha keyifli bir hal alacak hem izleyicinin katılımını sağlayarak dikkatini kazanabilecektik.
İkinci aşamada, belirlediğimiz başlıklara uygun verilerin neler olabileceğine ve bu verileri nerelerden elde edebileceğimizi listeledik. Yaptığımız listeye göre bir iş bölümü yaparak planımızı eyleme geçirdik. Kadıköy’deki pazarlara giderek gözlem yaparak, pazarcı ve seyyar esnaflar odasını ziyaret ederek, internet taraması yaparak birçok veri elde ettik.Bir sonraki aşama verileri bir araya getirerek akış diyagramı oluşturma kısmı. Bu kısımda biraz zorlanmakta olsak da inanıyoruz ki güzel bir sonuç elde edeceğiz.
Çalışmamızın; Kadıköy’ün kültürel kimliğinin ve renkliliğinin bir parçası olan semt pazarlarının tekrar hatırlanmasına ve gerekli önemim verilmesine katkısı olacağını umuyoruz.

Kedi Grubunu oluşturan Pelin Kahraman, Sevcan Alkan ve Yağmur Ruzgar, Kadıköyde Üretim Başlığı altında Kültür ve Sanat üretimi üzerine yoğunlaştılar.
18
Şehrine Ses Ver İnfografik Atölyesi Kedi Grubu

 Çalışmamızın başlangıcında amacımız Kadiköy’de Üretim başlığı altında Kadiköy’ü yegane yapan küçük çaplı üretim yerlerini ve onların kendilerine özgü ürünlerini ön plana çıkaran bir infografik hazırlamaktı. Ancak bu kapsamda araştırmalarımıza başlandığımızda asıl incelemek istediğimizin Kadiköy’ün kültür ve sanat alanlarındaki faaliyetleri olduğunu farkettik ve konumuzu bu şekilde sınırladık. Bu noktaya gelmemizde; “Kadiköy sanata yeterince açık ve ilgili iken neden daha büyük galeriler burada yok? Neden örneğin Bienal gibi uluslararası bir etkinliğin bir ayağı da Kadiköy’de değil?” gibi sorular etkili oldu. Örneğin Beyoğlu’ndaki bir galeri açılışına giden insanlarla konuştuğumuzda yaklaşık olarak %42’sinin Kadiköy’den gelmiş olduğunu farkettik. Bu düşünceler doğrultusunda hazırladığımız infografiğimizde Kadiköy’ün sahip olduğu kültürel ve sanatsal faaliyetlerin ne kadar çok ve değerli olduğunu istatistiksel veriler ile kanıtlamaya çalıştık. Bir yandan Kadiköy’ün görünmeyenini gösterirken diğer yandan da daha fazlasının neden olmadığını sorguladık. 


Muera Grubunda Büşra Cantürk, Ezgi Gül ve Mustafa Güney Kadıköyün Akciğerleri Parklar konu başlığı altında Göztepe Parkını incelediler.
Şehrine Ses Ve İnfografik Atölyesi_Muera Grubu
Şehrine Ses Ve İnfografik Atölyesi_Muera Grubu

İnfografiğin ne olduğu, infografik çeşitleri, hizmet ettiği amaçlar (yararlı bilgileri kolay algılanır hale getirebilmek, infografik çalışması yapılacak alandaki farkındalığı artırmak gibi), hangi infografik çeşidinin nasıl çalışmalarda kullanılabileceği, bilgiye ulaşma yolları ve hatta google kullanma metodları hakkında dahi saygı ve sevgideğer atölye yöneticilerimiz aracılığıyla bilgi edinmemizin ardından sıra konu seçmeye gelince epey bir zorlandığımızı itiraf etmeliyiz. Bunun grubumuzun bireysel çalışmaya alışkın birer bir grafik tasarımcı, bir mimar ve bir endüstriyel tasarımcıdan oluşmasının da bir neticesi olduğunu düşünebiliriz. Üçümüz de bambaşka konuları çalışmaya hevesliyken yürütücülerin önerisiyle Kadıköy’de Parklar konusunu seçtik. Ardından Kadıköy’deki tüm parklar hakkında bilgi toplamak için zamanımız kısıtlı olduğundan Göztepe 60. yıl Parkı’nda, yepyeni olması ve pek çok ilki içinde barındırmasından dolayı karar kıldık. Bilgi toplamak için parka gittiğimizde tramplenlerde zıplayıp birkaç oyuncakla epeyi vakit geçirdik, çalışmanın tadını çıkardık. Her neyse, park koordinatöründen ihtiyacımız olan bilgileri aldıktan sonra format üzerinde çalışmaya başladık. Eskizlerimizde, bilgi akışının yönünü belirten geniş açılı çizgiler kullandık, parkın rengarenkliğine ithafen renk çeşitliliğine önem verdik ve park denince akla gelen küçük imgeleri piktogram olarak kullanmaya özen gösterdik. Her şey için teşekkürler. 


Nokta Grubunda Mehmet Oğuz Arıkan, Zeynep Burcu Kaya ve Gürkan Kuşçu Kadıköy’deki Odak Noktalar üzerine çalışma yaptılar.
Şehrine Ses Ve İnfografik Atölyesi_Nokta Grubu
Şehrine Ses Ve İnfografik Atölyesi_Nokta Grubu

Sürece baslarken aklımızda yabancı turistleri öncelikli hedef alan, Kadiköy’u tanıtıcı bir harita çalışması vardı. Daha sonra harita formatından uzak durmak adına başka fikirler geliştirmeye calıştık ve haritayı soyutlayarak kullanmaya karar verdik. Kadiköy imgesini oluşturan ögeleri listeledik. Bu sırada sadece turistleri ele almak yerine, kadikoyün zengin çesitlilikteki kullanıcılarının rotalarını, en çok kullandıkları mekanlar üzerinden gostermeye karar verdik. Kamusal alanlar üzerinde yogunlaşarak Kadıköy’ün odak noktalarını belirledik. Bu odak ve buluşma noktalarını demografik olarak grupladık ve stereotiplerimizi oluşturmaya basladik. Altı stereotipin, Kadiköy merkezdeki bir günlerini ele alan altı rota çıkardık. Rotalar içerisinde Kadıköy imgesini oluşturduğunu düşündüğümüz mekanların bulunmasına dikkat ettik. İkinci hafta içerisinde listeledigimiz tüm mekanlara dair verileri topladik. Bu veriler arasından en ilgi çekicilerini ayıklayip belli bir dil kullanımıyla senaryolar geliştiriyoruz. Son aşamaya geçtigimizde rotaların basit grafiksel çözümlemelerine yogunlaştık. Mekanların arasındaki ilişkilerin vazgeçilmez olduğu düşüncesi ile seçtiğimiz noktaların çizgisel değil, mekansal bağlamları da taşıyarak birleştirilmelerine karar verdik. Tum rotaları biraraya getirme aşamasi zorlayıcı bir aşama ve bunun üzerinde uzun süre uğraştık. Aynı zamanda mekanlar uzerine piktogram  çalışmaları yaptık. Verileri senaryo içerisinde cümleleştirerek vermek üzerinde çalıştık. Kişiler üzerinden kurduğumuz senaryo ile keyifli bir infografik hazırladık.

Çalışma süresince TAK’tan Hazar Arasan ve MSGSÜ BOST yüksek lisans öğrencisi Tahsin Demir, yardımcı oldular. Atölyeye kayıt olmak, takip etmek ve daha ayrıntılı bilgi için web sitemizi takip edebilirsiniz. Çalışmalara “atölye ürünleri” bölümümüzden ulaşabilirsiniz.

 


[recent_portfolios count=”5″ ratio=”16:9″ category=”3″]