Kategoriler
atölye kent

Kayseri Kent Tartışmaları Atölyesi Ürünleri

Mayıs ayında Kayseri Mimarlar Odası’nın davetlisi olarak Kent Tartışmaları-2 etkinliğine katıldık. Kayseri’deki üniversitelerden çeşitli bölümlerden gelen öğrenciler ile kentin ulaşım sistemi üzerine çalışmalar gerçekleştirdik.

Ekibimizden Merve Akdağ Öner ve Sevcan Alkan’ın yürüttüğü atölyede, katılımcı öğrencilerin, en çok kullandıkları rotalardaki algıları üzerine çalıştık. Bir de baktık ki, 12 kişisel rota kesişip birbirini takip eden bir ağa dönüştü. Kişisel rotalar, algı ve bellek üzerinden geliştirilen haritalar, tasarlanan iletişim kurma yöntemleri, var edilen durum ile kişisel izlenim ilişkilerini görmemizi sağladı. Sunulan çözüm yöntemleri ile de çalışmalar zenginleşti.

Mimarlar Odası’nın Kayseri Belediyesi yetkilileri, ulaşım ve kent alanında uzman kişiler, yerel halk katılımı ile oluşturduğu konferansta sunumlar yapılıp çalışmalar tartışıldı.

KAYMİMOD‘a daveti ve güzel ilgisi için, tüm katılımcı öğrencilere azimleri ve emekleri için teşekkür ediyoruz.

 

Kategoriler
atölye

Şehrine Ses Ver | Tasarım Kampı 1 Çağrısı

Şehrine Ses Ver, kentlerimizdeki ortak üretim kültürünü oluşturan ve yaygınlaştıran tasarım odaklı bir sosyal girişim platformudur. Şehrine Ses Ver tarafından organize edilen atölye, etkinlik vb. çalışmaların tamamı, kent yaşamına ilgi duyan mimar, grafiker, ürün tasarımcısı ve sosyologlar gibi çeşitli uzmanlık alanlarının katılımıyla hayat buluyor. Yerel/bölgesel ürünlerin geliştirildiği çalışmalarımıza Haziran ayında bir yenisini ekliyoruz.

sehrine ses ver tasarim kampi

ŞSV Tasarım Kampı | 1

Tarih: 5-6 Haziran 2015

Adres: Sosyal Kuluçka Merkezi / İstanbul

Etkinlik Süresi: 24 saat

Başlangıç: 5 Haziran saat 19.00

Tanışma Toplantısı ve Atölye Sunumları: 6 Haziran saat 16.00-19.00

* Atölyeye katılım 15 kişi ile sınırlıdır.

Etkinlik Detayları: Tasarım kampında, Mayıs 2015 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Düşlerinle Gel Beşiktaş Panosu ve Kasım 2014 tarihinde yaptığımız Yavaşla Keşfet Kent Atölyelerinin verileri üzerinden çıktılar elde edilecek. Sosyal tasarımlar, infografikler, videolar ve haritalar şeklindeki çıktıların birçok alanda görünürlüğü sağlanacak. Büyük bir kitleye ulaşmasını hedeflediğimiz çalışmalar ile bu alanlarda farkındalık ve uygulamalar sağlamayı hedefliyoruz.

Sizleri de 24 saatlik tasarım kampımızda ortak üretime dahil olmaya, birikimlerinizi keyifli bir ortamda paylaşmaya davet ediyoruz. Çalışmada tüm atölyelerimizde olduğu gibi farklı disiplinlerden bir araya gelerek ortak dile ulaşılmasına öncelik verilecektir. Kekinizi, meyvenizi, uyku tulumuzunu ve tabii ki bilgisayarınızı kapıp bize dahil olmanızı heyecanla bekliyoruz!

Başvurular kapanmıştır. Yarın sabah sonuçlar açıklanacaktır. Ilginiz için teşekkür ederiz.

Kategoriler
araştırma etkinlik güncel kent

DÜŞLERİNLE GEL ETKİLEŞİMLİ PANOSU | BEŞİKTAŞ

16-18 Mayıs tarihleri arasında naif ve romantik bir çağrıyla yola çıktığımız ‘Düşlerinle Gel’ etkileşimli panomuz Beşiktaş’ta büyük ilgi gördü. Pano çeşitli insanların fikirleri ve renkleri ile kendine bir yaşama alanı inşaa etti. Düşle Beşiktaş Gençlik Festivali için ekibimizce tasarlanan pano, Beşiktaş merkezindeki Demokrasi  Meydanı’nda, Beşiktaş hakkındaki fikirlerinizi, yaşınıza göre seçtiğiniz renkli iplerle işlediğiniz büyük, renkli bir haritaya dönüştü. Her gün sonunda panoya işlenen ipleri titizlikle tek tek saydık ve fikirlerinizi kayda geçirdik.

Düşle Beşiktaş Festivali’ndeki üç günlük etkinliğimiz boyunca, hem kentimizi paylaştığımız kişiler ve kendimize dair birçok şey öğrendik, hem de çok keyifli vakit geçirdik. Yaptığımız renkli anket aracılığıyla çeşitli bakış açılarından kimselerin şehri nasıl kullandıklarını, ilişkinliklerini (aidiyetlerini) ve memnuniyet durumlarını kaydetme fırsatı yakaladık.

Etkileşimli (interaktif) haritalama yöntemi ile oluşturduğumuz panomuzu hazırlarken son derece heyecanlıydık. Kasım ayında gerçekleştirdiğimiz Yavaşla ve Keşfet kent atölyelerinden birikimlerimizi de yansıttığımız sorulara ve cevaplara gelecek tepkileri merak ediyorduk. Acaba insanlar bu yöntemi nasıl karşılayacaklardı? Sokakta karşılaştıkları diğer anketler gibi bizi de geri çevirirler mi diye biraz çekincemiz vardı açıkçası. Sonuç olarak üç gün boyunca Beşiktaş Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizde panomuz büyük ilgi gördü! Özellikle gençlerin yoğun katılım gösterdiği panomuza (bakınız mavi renklerin cokluğu), çocukların (7-12 yaş arası) da en az büyükler kadar ilgili olduğunu ve soruları bir yetişkin ciddiyetiyle cevapladıklarını gördük. Kimisinin boyu da erişmiyordu, çocuklarla birlikte doladık ipleri… Yaşlıların çevrelerine ne kadar hassas ve duyarlı olduğunu, kentin gelişimine ne kadar yalın bir gözlemle dahil olduklarını keşfettik.

Her günün sonunda yaşlara göre sarılan ipleri tek tek sayarak toplarken, insanlar büyük merakla beklediler. Akşamları kuyruk oluşturup yapmaya devam ettiler, biz de bu ilgi karşılığında panomuzu gece yaşamına da dahil ettik. Sabah bir geldik ki, onlarca insan kendi kendine örmüş iplerini, doldurmuş anketini. Panoya zerre kadar zarar verilmemiş, ipler ve hatta makas bile yerli yerinde! Sabah gördüğümüz bu görüntü muhteşemdi!

Bizler öğrendik ki; her yaştan ve her kesimden insanın şehir ve ilişkinlikleri hakkında konuşacakları, aktaracakları varmış. Yeter ki, aktarım şekilleri keyifli ve güvenilir bir hale getirilsin… Sokakta yaşayanların panoyu sahiplenmesi, katılım göstermesi ve ilgi ile takip etmesi de bir diğer mutluluk verici gözlemimizdi. Bizler kendi dünyamızda sonu gelmeyen gündelik koşuşturmanıza saplanmış kalmışken, sokak ışıklarının rahatsız ediciliği gibi şehre ve hayata dair fark edemediğimiz gerçeklikleri bizimle paylaştılar.

Festival bitiminden sonra panomuz taşınmak üzere konacağı araca sığmadı, sığamadı, sığmak istemedi. ‘Düşlerinle Gel’ panomuz meydanda kendi yaşamını kurdu ve devam ettiriyor. Bundan sonrasında sırada yerel yönetim yetkililerinin de ilgisi olur ise ekibimizce yapılacak analiz çalışmaları var.

duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (5) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (6) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (7) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (9) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (1) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (2) duslerinlegel_besiktas_sehrinesesver (4)

Rengarenk bir şekilde Beşiktaş’ta hayalini kurduğumuz geleceğin yolunu çizmemize yardımcı olduğunuz için tüm katılımcılarımıza ve panoyu yaşatanlara teşekkür ediyoruz.

 

Pano kurgu ve tasarım: Merve Akdağ Öner, Sevcan Alkan, Yasemin Altunbulak

Grafik Tasarım: Sevcan Alkan

Sonuç yazısı ve kayıtlar: Ayşe Taşpınar, Merve A. Öner

Çalışmaya katkıda bulunanlar: Yeşim Us, F. Yaren Akyürek, Didem Toy, Tuğba Ünal, Ertunç Öner

* Proje konsept tasarımında Dorota Grabkowska ve Kuba Kolec’in “What Made Me” sergisinden ilham alınmıştır.

Etkinliğin gerçekleşmesinde pay sahibi olan Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’a teşekkür ederiz.

Düşle Beşiktaş Gençlik Festivali koordinatörü Elif Dağıstan’a  ve katkılarını paylaşan Sosyal Kuluçka Merkezi’ne teşekkür ederiz.

 

 

Kategoriler
araştırma etkinlik kent TASARIM

DÜŞLERİNLE GEL | DÜŞLE BEŞİKTAŞ GENÇLİK FESTİVALİ

16-18 Mayıs tarihleri arasında düşlerinizi topluyoruz! Beşiktaş Düşle Beşiktaş Gençlik Festivali kapsamında, Demokrasi  Meydanı (Beşiktaş merkezi) ve Ortaköy Meydanında kendinizi ve görüşlerinizi yansıtabileceğiniz büyük bir “Düşlerinle Gel” panosu kuruyoruz.

Düşle Beşiktaş Festivalinde, Beşiktaş hakkındaki fikirlerinizi renkli iplerle panomuza işleyebileceksiniz… Etkinlik içerisinde, düşlerinizin resimlerini yapabilir, görselleştirmelerinizi paylaşabilir, semtle ilgili sanat eserleri üretebilirsiniz. Düşlerinle Gel panosu sizinle renklenecek!

Düşlerinizle gelin, geleceğimize ve Beşiktaş düşlerimize doğru birlikte yol alalım.

 düslebesiktas_duslerinlegel_yayin

 

  • Düş kurarken, Ekim 2014’te yaptığımız Yavaşla ve Keşfet Beşiktaş Kent Atölyeleri zihin açıcı olabilir…
  • Şehrine Ses Ver, kentte ortak üretim kültürünü oluşturan ve yaygınlaştıran bir sosyal tasarım girişimidir.

 

Kategoriler
araştırma atölye etkinlik

YAVAŞLA VE KEŞFET KENT ATÖLYELERİ |1 ARDINDAN…

Kasım ayında gerçekleştirmiş olduğumuz Üsküdar ve Beşiktaş merkezlerindeki Yavaşla ve Keşfet atölyeleri, bize yaşadığımız yerler ve insanların geçtikleri yerleri algılamaları ile ilgili önemli izlenimler kazandırdı. İstanbul Tasarım Bienali-2015 paralel etkinliği olarak da duyurulan atölyelerde, yine farklı pratiklerden ve uzmanlık düzeylerinden kişiler ile bir araya gelerek yerel halkın katılımı ile çalışmalar yaptık

İstanbul’un hızlı ve karmaşık şehir hayatında, geçip gittiğimiz yerlerin farkına varmak, bir araya gelerek kentin senaryoları üzerine tartışmak için düzenlediğimiz atölyeler, yapılan forumlarla sonuçlandı. Şehrine Ses Ver ekibi olarak atölye ekipleri ile birlikte, Beşiktaş ve Üsküdar merkezlerini araştırdık, varolan potansiyelleri çıkardık ve tartıştık. Yaşadığımız alanları daha fazla görerek müdahil olabileceğimize karar kıldık.

Çalışmalarımız, her iki semt için belirlediğimiz temaların anlatımı ile başladı.

Bu temalar;

1. Katmanlar (plan, yapı, işlev)

besiktas_1958

2. Su Kültürü (su yolları, yapıları ve ürünleri)

damat ibrahim paşa su yolu

3. Kapalı-Yarı Kapalı – Açık Alan Kurguları (kentsel tasarım, bekleme, toplanma ve son cemaat yerleri, pasajlar, örtüler)

besiktas_ssv

4. Sokakta Yaşam / Yaşanabilirlik (kamusal alan, sokak, çocuklar, göçmenler, esnaf, seyyar satıcılar, canlılar)

başlıkları altında detaylandırıldı.

Alanda yapılacak araştırmalar için etkileşimli senaryolar ön plana çıkarıldı. Halkla yapılacak araştırmalar için çeşitli iletişim ve sergileme yöntemleri paylaşıldı.

Picture2 Picture1

Her iki semt merkezlerinde yapılan haritalar ile detaylı anlatım yapılan keşif gezisi düzenlendi. Alanın tarihi ile güncel kullanım ilişkileri değerlendirildi, çağdaş yaklaşımlar ile kullanımların ilişkilendirilmesi üzerine beyin fırtınaları yapıldı.

uskudar_sehrinesesver_harita Model

uskudar_kuskonmaz_camisi cami_mihrimah_avlu

Keşif gezisinden sonra ekipler, ilgilerini çeken yerlerin eskizleri yaptılar. Alanlardaki tespitler, tüm ekiplerce tartışılarak çözüm yolları arandı. Haftasonları soğuk havaya rağmen yapılan buluşmalarda, her iki belediyenin de semt merkezinde ortak kullanım alanı sağlayamamasından ötürü zorluklar yaşandı. Soğuğa aldırmadan yapılan söyleşiler, görsel haritaların eşlik ettiği görüşmeler, yerel halkın heyecanlı katılımı ile devam etti.

besiktas_yavaslavekesfet

besıktas_etkilesimli harita

Çalışma sürecini zenginleştirmek amacı ile son haftasonu İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü öğretim üyesi Mehmet Erkök’ün atölyesini ziyaret ederek ilham verici tasarımları eşliğinde sohbet ettik. İTÜ Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Oruç Çakmaklı ile yapılan mini atölyede de hayal evrenimize bir yolculuk yaptık.

mehmeterkok_sehrinesesver_yavaslavekesfet

oruccakmaklı_sehrinesesver_yavaslakesfet

Yapılan tüm çalışmalar ve tartışmalar, haftalık raporlar ve son hafta her iki semtte düzenlenen forumlar ile sonuçlandı. Çalışmalar, kağıt üzerinde yapılan tüm projelerin sahaya çıkıldığında üçüncü ve dördüncü boyutunu kazandığını kanıtlar nitelikte idi.

Yavaşla ve Keşfet | Beşiktaş Süreci ve Çalışmaları

Ekipler ile iki haftasonu süren bir ön paylaşım ve değerlendirme sürecinin ardından yerel halkın etkileşimini sağlamak ve bunu bir ürüne dönüştürmek üzere çalışıldı.

Beşiktaş ilk değerlendirme haftası, Üsküdar ilk değerlendirme haftası, birçok kişinin zihninde yarattığı izlenimler ile alandaki gerçeklerin farklılaştığını ortaya koydu.

BİLİNMEYEN EKİBİ; İbrahim Özvarış, Derya Yaman, Seda Altan

Ekip, sokak ve cephe dokularını sorgularken tarihi yapılar ve “yeşil”in işlevsizleştirilmesine dikkat çekiyor. Sunumlarında, tarihi yapıların işlevselliklerini koruması ya da çağdaş kullanımlarla yeniden işlevlendirilmesi üzerine değerlendirmeler yaptılar.

 

KAŞİFLER EKİBİ; Tuğçe Ungan, Ece Doğan

Ekip, Beşiktaş’taki yaşamı, tarihi yapılar ve odak noktalarının kullanımı üzerinden inceliyor. Beşiktaş merkezde ve Beşiktaş-Kadıköy vapurunda görüşmeler yapan ekip, insanların dikkatini “an”a çekiyor.

Ekip, Kadıköy-Beşiktaş bağlantısını eğlenceli bir dille videoda aktarıyor:

http://vimeo.com/117728449

Getback Ekibi; Cansev RAKİPSİZ, Gubse KÜREŞ, Elif TEZEL

Ekip, yöre halkının kullanım ihtiyacının ne olduğuna dair bir araştırma yaptı. Daha sonra en fazla oy alan “yeşil alan” kavramını derinleştirerek “nasıl bir yeşil alan?” sorusunu tartıştı.

Beşiktaş’ın interaktif katılımla ihtiyacı olan ögelerinin keşfedilmeye çalışılması amaçlanmıştır. 2. aşamada, yeşil alan ihtiyacına yönelik çalışmamızı gerçekleştirdik. İnteraktif pano sayesinde, Beşiktaş Meydanı ve Kartal Meydanı’nda çalışma fırsatı elde ettik. 60 kişiyle görüşme fırsatı bulduk. Bu çalışma sonucunda; 16 park, 10 bisiklet yolu, 10 yol üstü dinlenme alanı, 6 ağaçlandırma çalışmaları, 5 oturma alanı, 5 paten alanı, 3 kaykay alanı, 2 balık tutma alanı, 2 köpek gezdirme alanı ve 1 adet mangal alanı talep edilmiştir. Rekreasyon ve spor alanları kategorilerini çeşitlendirerek, farklı düşünceleri yakalamak istemiştik. Bu yöntem ile, başarıyı yakaladığımızı düşünmekteyiz. Park ihtiyacının fazla çıkması aslında Abbasağa ve Yıldız parklarının etkin bir şekilde kullanılmadığını düşündürttü. Özellikle, denizle bağlantılı yeşil alanların eksikliğinin giderilmesi gerektiği belirtildi. Topoğrafya açısından bizi zorlayabilen Beşiktaş, bizi yavaşlatmakta fakat yaşlı insanlara belli zorluklar yaşatmaktadır. Yol üzerinde dinlenme alanları ihtiyacının yüksek oranda çıkması, buna bağlanabilir. Uygulama konusunda, soğuk hava dışında hiçbir sorun yaşamadık. Katılımın yüksek olması, sevindirici bir sonuç oldu.

* Yavaşla ve Keşfet | Üsküdar süreci ve çalışmalarını, forumlardaki tartışmaları, blogumuzdan bir sonraki gönderide takip edebilirsiniz…

 

Kategoriler
araştırma gezi

SAKLI VADİ KEMALİYE (EĞİN)

“Eğin’in altından akan Fırad’dır
Ağamın bindügi tallü gıratdur
Sılaya gelmesi haylü muratdur…”

Dağların arasından Kemaliye (Eğin)’ye vardığınızda bir vaha çıkar karşınıza.  Bir yanda Fırat’a yansıyan boz dağlar, diğer yanda yeşillikler içerisinde ahşap evler. Kentin içine girdikçe insanların sıcaklığı, yerel kültürünü sahiplenmesi de çarpıyor gözünüze. Çok uzun zamandır yaşadıkları yeri bu kadar seven bir topluma rastlamamıştım diyebilirim. Kemaliye 1938’de Erzincan’a bağlanmış. Tarihi M.Ö. 2000 lere dayanan Erzincan ve çevresi, Hititler ve Urartular’dan kalan önemli kültürel miraslara ev sahipliği yapıyor. Çok güzel, doğa sporlarına uygun ve dünya sıralamasında bir kanyona ev sahipliği yaptığını da belirtelim.

Kemaliye‘nin hangi dönemde kurulduğu tam olarak bilinmiyor. Kemaliye yöresi, MS 4. yüzyıldan itibaren Bizans İmparatorluğu’nun topraklan içinde kalmış, 7. yüzyılda Müslüman Araplar`ın akınlarına uğramış. Türkler’in Anadolu’ya gelişleri ile Anadolu Selçukluları’nın, İlhanlı Devleti’nin ve Akkoyunluların egemenliği altına girmiş. Çelebi Mehmed döneminde Osmanlı Devleti’ne bağlanmış. Uzun süre Diyarbekir Eyaleti’nin Arapkir Livası’na bağlı bir kaza merkezi olarak yönetilmiş. Geçmişte Eğin olarak bilinen ilçenin adı, yöre halkının Kurtuluş savaşındaki yiğitlikleri ile, Mustafa Kemal’in adından da esinlenerek Kemaliye’ye çevrilmiştir.

Ilçenin bilgi tabelalarinda isim “Kemaliye (Eğin)” olarak yer alıyor. Türkü ve maniler de Eğin ağırlıklı. Elazığ, Malatya ve Erzincan üçgeninde olan ilçe, uzun süre Elazığ’a bağlı kaldıktan sonra 1990’larda Erzincan’a bağlanmış. Kültürünün ise daha çok diğer iki kenti de içine alan, Halep’e doğru uzanan bir koridordan beslendiği görülebiliyor. Yerleşime Malatya’ya veya Erzincan’a uçakla gidip minibüs ile ulaşılabiliyor. Elazığ’dan minibüs veya Anadolu ekspresini kullanabilirsiniz.

Yöre, senelerce Karadeniz’den güneye inen ticaret kervanlarına, insanlara, çevreye dağıtılacak mallara ev sahipliği yapmış. Zanaatkarları, dokuma işçiliği, kasaplığı ile nam salmış. Bir zamanlar Ermeni ve Rum nüfusu yoğun olarak barındıran yerleşim yeri, savaşlardan sonra toplum yapısında ağır yaralar almış.

Özgün taş mimarisi ile bütünleşen ahşap işçiliği, bölgenin ana karakterlerinden bir tanesi. Ahşapların kar tutması ve ara dolgu malzemesi olan kerpicin ıslanması sebebiyle yapıların üzerilerine metaller kaplanmış. (Ege’de de gümüş rengi muşambalar kaplanıyor cepheye.) Bu çözüm hem iklimsel olarak, hem de ahşabın dayanımı açısından çok verimli gözükmüyor. Ancak şu anki sosyoekonomik durumda en pratik uygulama olarak yayılmış. Evler sokağa önce bir bahçeyle bağlanıyor. Eve girerken de “güverte” denilen çakıl taşlı bir giriş alanından giriliyor. Bu çakıl taşı döşemeler Likya’lılardan Anadolu’ya miras… Evlerin bahçeleri, yerleşimin yamaca kurulmasının etkisi ile “seki”dedikleri teraslama şeklinde oluşturulmuş.

Evlerde, ilk kattaki taş örgü dikkat çekiyor. Küçük taşların büyüklerinden aralarını tuttuğu taş duvar örgü yöntemi ile yapıların, deprem bölgesindeki dayanımı da arttırılıyor. Alt kattaki bu alanların bazı evlerde ahır, bazılarında depo olarak kullanıldığını öğreniyoruz.

Ahşap işçiliğini hem evin içindeki mobilyalardan, hem de hatıl, pencere, kepenk, saçak vb. öğelerden takip edebilirsiniz.Özellikle çevre köylerde çok güzel kapı işçilikleri ile karşılaşılıyor.

Sivil mimari örnekleri, halkın evlerin kullanımını koruması, ahşap ve malzeme zanaatlerini unutmaması sayesinde çoğunlukla korunabilmiş. Bakım ihtiyaçları göze çarpsa da Anadolu’da tanık olduğun birçok yere göre daha iyi durumdalar. Osmanlı’nın zanaatçı halkları Ermeniler ve Rumlar, göç etmeden önce çıraklarını yetiştirmiş olmalı. (Rum nüfus Venk(Yaka) ve Şırzı(Esertepe) köylerinde var olmuş.) Şu anda da bu zanaatlere önem verildiği, güncel işlerden hissedilebiliyor. Sokaklardaki su yolları ve su sesi de ayrı bir yaşam veriyor bu diyara…

Alandaki en büyük güncel sıkıntılardan biri son zamanlardaki su seviyesi düşüklüğü, diğeri de başka illerden gelen uygulayıcılar. Yörenin karakterini gözardı eden, son yıllardaki bazı uygulamalar insanların tepkisini çekiyor. “Restorasyon” adı altında yapılan ve Toki’ye ihale edilen bir kısımda bu etki çok belirgin. Taşların araları oyulup aradaki küçük taşlar sökülmekle kalmamış, araya yapılan harç, özensiz ve delik deşik yapılmış. Teraslarda yapılan ahşap işler de özensiz ve dayanımsız görünüyor. Yakın bir zamanda, karın da etkisi ile çatlama, kırılma ve çökme olması pek muhtemel. Küçük yörelerde yapılan bu tarz uygulamalar daha çabuk tepki yaratabiliyor. Sokakta konuştuğum herkeste uygulamadan duyulan rahatsızlık açıkça dile getirildi. Bir genç adamın işçilere yüksek sesle söylediği “işinizi severek yapmayacaksanız çekin gidin Kemaliye‘mizden” yakarışı ise dikkate alınmayacak gibi değildi. İlçenin içinde birçok tecrübeli ve işi bilen yapıcı varken, üniversiteye bağlı açılmış bir restorasyon bölümü işliyorken, ihale ile başka yörelerden deneyimsiz işçilerin buraya taşınması pek mantığımıza sığmadı açıkçası. Bu deneyimsizlik yapılan işlerde de açıkça görülüyor. Kemaliyeli yapıcıların ellerinden çıkan ahşap ve taş işçilikleri (daha çok merkezin üst kısmında yer alıyor) göz dolduruyor.

Aynı şekilde dış cepheye yapılan ahşap kaplama renkleri de hem bilmezlik, hem de acele yapım nedeni ile rengarenk olmuş. Yörede yaşayan bir uygulamacıdan, bu ahşap işleri için yine farklı yörelerden dayanımsız malzeme getirildiğini öğreniyorum. (Hangi ağacın hangi iklimde kullanılacağı dayanımı açısından çok önemli. Hatta önceleri, ahşabın iklime uyum sağlaması için yapım yerinde birkaç ay bekletilirmiş.) Ayrıca verniklerin de ahşap uygulandıktan birkaç ay sonra aralıklarla yapılması doğru yöntemmiş. Ahşap evlerin toprak damlarındaki toprağın, bazı evlerde kaldırıldığına tanık oluyoruz ki, bu da evin taşıyıcı sistemini baştan aşağı sarsan bir müdahale. (Bu izlenimlerimizi Kemaliye resmi kurumlarına da ilettik. Bir etkisi olacak mı diye merakla bekliyoruz.)

Hemen merkezde olan ve zanaatkarların olduğu eski çarşı alanı, büyük bir yangın ile yitirilmiş. Bu alan, kullanım olarak yine merkezi niteliğini koruyor. Yangından zarar görmeyen üst kısımlara çıkılırken, özgün sokaklara, yapılara, sokakların kenarlarından akan oluk oluk sular eşlik ediyor. Su sesi Kemaliye‘nin vazgeçilmezi denilebilir. Barajlardan önce Fırat’ın sesi etrafta yankılanırmış. Bu sene ise yöre oldukça susuzdu. Kemaliye‘nin üst kısmında yer alan Kemahlılar uzun süredir HES’lere karşı mücadele veriyorlar. Sanıyorum haklı olacaklar ki, alanda su ile ilgili herkesin endişeli olduğuna tanık olduk. (Bu projeler şimdilik iptal edildi. Prehistorik geçmiş ile ilgili önemli bulgulara içerdiği düşünülen alan da böylece kurtulmuş oldu.)

Kemaliyenin yüksek kısımlarında hala işleyen bir değirmen, tarihi bir cami, kurudut ve ceviz karışımından oluşan “lök”ün üretildiği lökhane bulunuyor.

Dünyanın ikinci büyük karanlık kanyonuna ev sahipliği yapması, yabancı turist ilgisini çekiyor olsa da, yurtiçinde pek bilinirliği bulunmuyor. Erzincan’ın eski valisi Recep Yazıcıoğlu’nun buraya yoğun emekleri ile kazandırdığı doğa sporları şenlikleri yazın katılmaya değer! Her yaz Kültür ve Doğa Sporları şenliği düzenlenerek hareketli zamanlar geçiriliyor.

62 tane köyü bulunan ilçenin bu köylerinin de oldukça güzel olduğunu söyleyebiliriz. Bu seferlik sadece Apçağa Köyü’nü gezebildik. “Orada bir köy var uzakta” türküsünü birçoğumuz biliriz. Dizelerin sahibi Ahmet Kutsi Tecer, bu köyü betimliyormuş.

Bu köyde de etraftan bilinmeye başlamanın etkisi ile olsa gerek “restorasyon” faaliyetleri hız kazanmış. Eğin merkeze göre ise evler daha çok bakım istiyor. Çeşitli zamanlarda bazı üniversiteler (MSGSÜ, KTÜ vb.) gelip araştırmalar yapıyorlarmış. Yörede tasarım ilgililerini besleyebilecek o kadar çok şey var ki, gezerek görerek konuşarak birçok görgü edinebiliyorsunuz.

Eğin’in beni en çok etkileyen yanı ise ne sadece mimarisi, ne de malzemeleri oldu. İnsanların, yörenin karakterini koruyan yaşama kültürleri, yaşadıkları yeri sahiplenmeleri (birçoğu İstanbul gibi farklı illerde yaşasalar da) çok etkileyici… Kültürel devamlılık için tek yürek olunması, etkisini üzerinizde uzun süre sürdürecek cinsten. Türkülerine eşlik eden kadınlar, erkekler ve çocuklar… Yöresel özünü koruyan, kadınlı erkekli halaylar ve halay sonuna eklenen minicik çocuklar… Kahvaltıda, bahçede kadınlarca çalınan tefler, davullar… Sokakta şahit olunan söyleşmeler, ikramlar…

İnsanı, doğası, yapılı çevresi ile oldukça güzel olan bu yöreye yolunuzu mutlaka düşürün…


[one_half] [align type=”left”]merveakdagoner[/align] Yazan; Merve Akdağ Öner
İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Mezunu, Şehrine Ses Ver Kurucusu
Paylaşımları için Sayın Özgür Sarp, Gamze Seyyah Yazıcı ve Mehmet Fatih Güven’e teşekkürlerimle…

Kategoriler
araştırma

ŞEHRİNE SES VER İNFOGRAFİĞİ

şehrine ses ver infografik

Tasarım: Sevcan Alkan (mimar, grafik tasarımcı)

Kategoriler
atölye etkinlik kent

YAVAŞLA VE KEŞFET | ÜSKÜDAR&BEŞİKTAŞ KENT ATÖLYELERİ FORUMLARI

“Yavaşla ve Keşfet!” Kent Atölyeleri ile yaşadığımız yerleri tanıdık, üzerine düşündük, tartıştık. Beşiktaş ve Üsküdar merkezlerine farklı bir gözle baktık. Kent için oluşan fikirlerin “kentli” ile etkileşime geçince nasıl üçüncü ve dördüncü boyutu kazandığını gördük, evrildik.

Çeşitlilik içerisinde tartıştık, birbirimizden yeni şeyler öğrendik. Meraklar edindik. Uzman ziyaretleri yaptık, ilham aldık. Ekipler ile birlikte tekrar tekrar konularımızı, araştırmaları ve yöntemleri ele aldık… Geleceğimizi şimdiden harekete başlayarak düşleyip hayallerimizi birlikte gerçekleştirebileceğimize inandık.

Ele aldığımız konular “sadece” bizim değil, çoklu ögelerin bir araya gelerek oluşturduğu toplumsal konular… Ve ancak özgür bir ortamda, çeşitlilik sağlanarak, toplumsal farkındalık uyandırarak ele alınabilir. Bunun için de süreçte karşılıklı etkileşim “cesaret”ini ve bir adım daha atma hareketliliğini göstermek adına sizleri aramıza davet ediyoruz.

Print şehrine ses ver yavaşla ve keşfet forumu

Üsküdar | Yavaşla ve Keşfet Kent Atölyesi Forumu : 5 Aralık 2014, 18.30-21.00 Bağlarbaşı Kültür Merkezi

Beşiktaş | Yavaşla ve Keşfet Kent Atölyesi Forumu : 9 Aralık 2014, 18.30-21.00, Ortaköy Kültür Merkezi

Etkinliğimizi, Facebook sayfamızdan gözlemleyebilirsiniz.

Tüm ilgilileri, tartışıp ortak akıl üretmek adına bekliyoruz..

 

Kategoriler
atölye kent

YAVAŞLA VE KEŞFET KENT ATÖLYELERİ, İLK DEĞERLENDİRME HAFTASI | BEŞİKTAŞ

Yavaşla ve Keşfet” Kent Atölyelerimizin çalışmalarına, 8 Kasım Cumartesi günü, Beşiktaş ve Üsküdar ‘keşif’ ekipleri ile başladık. Hızla akan hayatlarımızda yavaşlayıp yaşadığımız alanlara daha dikkatli gözlerle baktığımız atölyemizde, çekirdek olarak 3er kişilik toplam 10 ekip çalışma yapıyor. Tanışma toplantısı ve Üsküdar bilgilerini ilgili sayfamızdan inceleyebilirsiniz.

Tanışma toplantısı ile başlayan atölye çalışmamızın ikinci gününde, Üsküdar ve Beşiktaş’ta ayrı zaman dilimlerinde buluştuk. Beşiktaş turumuz, Deniz Müzesi önünde ekiplerin toplanmasıyla başladı. Akaretler’de başlayan yürüyüşümüze, Beşiktaş Çarşısı’nda ekiplerin serbest çalışmasıyla devam ettik. Hızın ve popülasyonun fazla olduğu bu bölgede yapılan çalışmalarımızda yavaşlatan, yavaşlamayı engelleyen ve çarşı etrafında kullanımı düşündürten yorumlar geliştirildi. Ekiplerin tekrardan toplanmasından sonra ara sokaklardan Tuzcubaba Camii ve çevresine keşif yürüyüşlerimiz devam etti. Beşiktaş merkezinin kalabalık ve hızlı akışından sonra yerleşim bölgelerindeki sakinliğin eşlik ettiği yürüyüş, sokaklardaki yokuşlarla daha da yavaşladı. Yerleşim bölgesinde göze çarpan ve başımızı yukarı kaldırmamız gerektiğini de hatırlatan eski binalar ile yeninin kesiştiği bölgelerde, ekipler sokakları, insanları ve semt kedilerini fotoğrafladı. Abbasağa Parkı’ında verilen küçük moladan sonra Vişnezade bölgesine geçti. Kısa bir serbest çalışmadan sonra Sinanpaşa Camii avlusunda toplandık. Ekiplerle yapmış olduğumuz gezilerden sonra günü özetleyen çalışma olarak bilişsel haritalamalar -cognitive map- yaptık. Her ekip kendi bilişsel haritasını oluşturdu ve ardından diğer ekiplerin haritalarına bakarak “bizim keşfetmediğimiz neler keşfedildi?” sorusu üzerinden konuşmalar gerçekleşti.

Atölyenin ikinci cumartesi günü, Beşiktaş ekipleri ile ETMK (Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu) toplantı salonunda buluşarak tüm keşif öğelerini birlikte değerlendirdik. Her ekip kendi keşiflerini paylaştı. Ekiplerle birlikte mekanların güncel kullanımlarını yeniden düşündük; mahalle dönüşümlerini tartıştık; mimarlık ve tüketim üzerinden oluşmuş kavramları yeniden değerlendirdik.

BEŞİKTAŞ KEŞİFLERİ

KEŞMEKEŞFET EKİBİ; Melda Zeren, Elif Özyürek.

Ekip, Beşiktaş’ta geçişleri, engelleri ve bağlantıları sorguluyor. Sokak isimlerinin hikayelerini ele alıyor. 

Tarihi Öğeler

  • Akaretler
  • Ertuğrul Tekke Camii ve Türbesi
  • Tuzcu baba Camii
  • Tarihi Simit ve Sokağı

İhtiyaç Öğeleri

  • Yeşil Alan ve Toprak
  • Araç, Motor Alanı
  • Gelip Geçenlerin Duraksaması
  • Toplu Duyuru Alanı
  • Çocuk Alanı

ÇIKARIMLAR

Yavaşla ve Keşfet atölyesi dahilinde Beşiktaş’a her zamankinden farklı şeyler görmeye geldik. Beşiktaş’ın daha önceleri gözümüzden kaçan tarihi zenginliğini, kültürel çeşitliliğini fark ettik. İnsanların kullanım alanlarını, alışkanlıklarını sorguladık. Kısacası bu keşifte Beşiktaşlı gibi hissetmeye çalıştık.

SORULAR

  • Abbasağa Parkı canlandırılabilir mi? Alışkanlıklar değişebilir ve açık alanlara rağbet artabilir mi?
  • Beşiktaş Köyiçi dışında daha iç ve yukarı bölgelerine insanlar çekilebilir mi?
  • Tarihi yapılar, sokak aralarında kalmış yapılar işlevlendirilip yeniden kullanıma açılabilir mi?
  • Gelip geçenlerin veya Beşiktaşlı’nın sokak isimlerinin tarihçesi hakkında bir fikri var mı, öğrenmeye merakları var mı?

 

BİLİNMEYEN EKİBİ; İbrahim Özvarış, Derya Yaman, Seda Altan

Ekip, sokak ve cephe dokularını sorgularken tarihi yapılar ve “yeşil”in işlevsizleştirilmesine dikkat çekiyor.

Tarihi Öğeler

  • Tuzcu baba camii
  • Balık pazarı
  • Tarihi çeşmeler
  • İşlevsiz harabe yapılar
  • Ertuğrul Tekke Camii

Yaşam Öğeleri

  • Abbasağa Parkı
  • Çarşı
  • Vapur İskelesi ve otobüs terminali
  • Balık pazarı
  • İnönü Stadı

İhtiyaç Öğeleri

  • Manavlar
  • Cafe-restoranlar
  • İskele ve otobüs terminali
  • Yeşil alanlar – park

DEĞERLENDİRME

Beşiktaş insanların gündüz ve gece yoğun olarak kullandığı transfer, kültür-sanat ve eğlence merkezidir. Bunun yanı sıra konutların da yaygın olduğu bir yerleşmedir. Farklı dönemlere ait farklı yapı tipolojilerini barındırmaktadır. Topografyası organik sokak dokusunun oluşmasını sağlamış, sosyal ilişkilerin yansımasını sokaklar üzerinden okumamızı kolaylaştırmıştır.

Deniz kenarında bulunmasına rağmen bu özel konumunu yeteri kadar kullanamamaktadır. Çarşı içerindeki yoğun nüfus ve ticari faaliyetlerin mekanı hor kullanması yeşil alanların hapsolmasına ve nefes alma alanlarının azalmasına neden olmuştur.

Beşiktaş içerisinde keşfedilmeyi bekleyen potansiyellerinin kullanılarak (sahip olduğu çeşitlilik nedeniyle algılanması zor olan) semt içerisinde yavaşlama alanları belirlenmesi kentsel ritmi de büyük ölçüde etkileyip, mekanın algılanmasını kolaylaştıracaktır.

SORULAR

1 – Merkezdek tarihi yapılar tekrar işlevlendirilebilir mi? Kamuya açık yavaşlama odakları haline getirilebilir mi?

2 – Çarşı ve çevresindeki sokaklar arasında keskin bir insan yoğunluğu ve hareketliliği farkı var mı? Bu keskin geçiş nasıl yumuşatılabilir?

3 – Semt su kenarında olmasına rağmen su ile ilişkisi kopuk durumdadır. Su ögesi insanları yavaşlatmak için kullanılabilir mi?

4- Köyiçi ile Vişnezade arasındaki mekansal ve sosyal kopukluk nasıl giderilebilir?

 

GETBACK EKİBİ; Cansev Rakipsiz, Gubse Küreş, Elif Tezel

Ekip, ihtiyaç farklılıklarını çeşitli canlıların ve bölgelerin özelinde değerlendiriyorlar.

Tarihi Öğeler

  • Balık Pazarı
  • Tuzcu baba Camii
  • Akaretler
  • Deniz Müzesi
  • Ertuğrul Tekke Camii

Yaşam Öğeleri

  • Sinan Paşa Camii önü
  • Abbasağa Parkı
  • Meydan
  • Meyhaneler Caddesi
  • İskeleler

İhriyaç Öğeleri

  • Kahvaltıcılar
  • Pasajlar
  • İskele
  • Balık Pazarı
  • Otobüs Durakları

Beşiktaş kendi içerisinde hem yaşayanlar hem de kullananlar açısından değerlendirildiğinde dinamik bir mekan olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu algının ortaya çıkmasının nedeni başta konumu olmak üzere atölye kapsamında tespit edilen tarih, yaşam ve ihtiyaç öğelerinin hepsini bir arada barındırmasıdır. Birçok kişi için kentin odak noktası ve transfer merkezi olarak değerlendirilebilir. Sahip olduğu bu düzensizliğin nedeni farklı kullanımlara açık olmasından da gelmektedir.
Farklı öğelerin bir biri üzerine birikmesiyle gelen bu oluşum aslında bir noktada insanları yavaşlatıp bazen hızlandırmaktadır.
Karşılaşma mekanları olarak düşünülen alanlar kentte dinamizmin çok yüksek olduğu noktalar olarak düşünülse de aslında bu kalabalık insanı yavaşlatır mı?
İnsanların birçok odak öğesini bir mekanda kullanmak istemesinden gelen hızlılık aslında bir noktada insanları yavaşlatır mı?
Kenti algılamak için kullandığımız yavaş ve hızlı kavramları semtlerin özelliğine göre birbirlerine entegre olarak mı çalışır?
Semtin sahip olduğu bu karma kullanım mekanda kaousu dengeler mi yoksa belirli bir kapasiteye ulaştıktan sonra mekanı uçuruma mı sürükler?
Semtin sahip olduğu kapasite bu yükü daha ne kadar kaldırabilir?
Verilen sorular fotoğlarla bağlantılı olarak kurgulamıştır. Bunun yanı sıra bu sorular: gece gündüz kullanımının güvenliği, kullanıcı profilleri, sokak hayvanlarının kente etkileri, yeşil alanların semte yeterliliği ve mevcut yeşilin bu sorguda hangi noktada olduğu… değerlendirebileceğimiz diğer kavramlar olarak ele alınabilir.

Semtin iki yakasındaki sosyal yapı farklarının fiziksel mekana aktarılması olarak tespit edilen fotoğrafta Beşiktaş Köyiçi bölgesinde yaşayanlar sokaklarda oturup birbirleriyle konuşurken Yıldız tarafında insanlar daha içe kapanık halde yaşamaktadır.

şehrne ses ver yavaşla ve keşfet

Beşiktaşın kaotizmini sadece meydan ve yaşayan alanlarında değil bina cephelerindede görmek mümkündür. Semtin dinamik yaşantısı sadece tek bir formda kalmayıp kentin diğer öğeleriyle özellikle bu fotoğrafta görüldüğü gibi konut tipolojisiyle iç içe geçerek kaos, denge ve düzeni bize her alanda gösterir.

şehrne ses ver yavaşla ve keşfet

Beşiktaş her ne kadar gelip geçilen bir mekanda olsa yaşayan için öyle bir yer değildir. Bu fotoğrafta bizim en çok dikkat ettiğimiz şey kişinin evinin güzelliğiyle yetinmeyip sokak içinde bir şeyler yapmaya çalışmış olmasıdır. Ekip olarak bu tür karelerle Beşiktaşta sıkça karşılaşıp dikkatimizi çeken özelliklerden biridir.

şehrne ses ver yavaşla ve keşfet

Semt sakinlerinin mekana yansıması olarak görülen ve yüzlerde tebessüm uyandıran bir fotoğraf olduğunu düşünüyoruz.Çünkü semtler her ne kadar insanlarında olsa yaşayan canlılar içinde hayatlarını devam ettirdikleri bir alandır.

TİRE EKİBİ; Büşra Yiğit, Şizen Türkal, Yeşim Çınar

Ekip, eski ve yeninin var olma savaşını inceliyorlar.

KAŞİFLER EKİBİ; Tuğçe Ungan, Ece Doğan

Ekip, yaşamın, yıkım ve dönüşümü Beşiktaş üzerinden inceliyor.

 Tarihi Öğeler

  • Eski AKEV Tütün Deposu
  • Sinan Paşa Camii
  • Tuzcu Baba Camii
  • Yenilik Sokak Evleri
  • Ermeni Okulu

Yaşam Öğeleri

  • Peri Çıkmazı Sokak
  • Kahvaltıcılar Sokağı
  • Çatısında mini bir seraya sahip olan yapı
  • Kartal heykeli çevresi
  • Balık pazarı

İhtiyaç Öğeleri

  • Kıyı şeridinde aktif sosyal alanlar
  • Yeşil yaşanabilir ve kullanılabilir alan
  • Sosyal duraklama ve dinlenme noktaları
  • Yeraltı otoparkı
  • Araçlar tarafından istila edilmemiş sirkülasyon alanları
  • Yeni odak noktaları

Beşiktaş, İstanbul genelinde gerek kıyı şeridindeki konumu gerekse önemli şehir aksları ile olan yakın ilişkisi nedeniyle son derece önemli bir jeopolitik konuma sahiptir. Bu nedenle merkezinde kaotik bir ortam var, bu kaotizm ticari ve sosyal akslarda devam ederek dinamizmi oluşturmakta. Konut akslarında ise(Akaretler, Yıldız, Ihlamur) bir mahalle dokusu hissediliyor. Mahalle dokusu ahşap cumbalı evler ve 50’ler apartmanlarıyla destekleniyor. Fakat yıldız mahallesinde Köyiçi’nden farklı olarak siteleşmenin olduğunu gözlemledik. Tipoloji farklılığı ve Barbaros Bulvarı nedeniyle Beşiktaş’ın bu iki bölgesinde sosyal bir kopukluk görülüyor. Bölgeye ait diğer bir önemli gözlem ise bölgeye ait topografyanın son derece eğimli oluşu ve bu eğimin yavaşlatıcı bir etkisinin olması. Eğim ögesi sirkülasyon akslarında yavaşlatıcı olmakla beraber yapılaşmayı da oldukça etkilemiş ve Beşiktaş’ın karakteristik özelliklerinden birini oluşturmuş.Birçok yavaşlatıcı ve duraklatıcı öge bulunmasına rağmen insanlar, topluluğun sirkülasyonuna kapılıp bu ögeleri fark edemediğini gözlemledik. Cafe, restaurant, pasaj.. gibi uzun süreli duraklama mekanlarında ise insanlar yavaşlamışlardır fakat yavaşlansa bile keşife başlanmadığını gördük. Kendimize bu sorunlara çözümü destekleyecek sorular sorduk;

  • Beşiktaş ziyaretçileri, Beşiktaş’ta ikamet eden veya esnafın gördüğü Beşiktaş arasındaki farklar nedir?
  • Yaya akışlarının Beşiktaş içerisindeki yoğunluk dağılımı nedir? İnsanlar Beşiktaş’ta daha çok hangi yolları kullanmaktadır ve bunun nedeni nedir? (vitrinleri izleme, sakinlik, güvenlik gibi, alışveriş, dinlenme..)
  • Buluşma ve toplanma mekanları olarak hangi bölge tercih edilmektedir ve bunları sağlamak için nasıl bir yol izlenmelidir?
  • Beşiktaş’ta bulunan harabe yapılar ne türden yeni kullanımlar ile hayata kazandırılmalıdır?
  • Beşiktaş merkezi ile rıhtım bağlantısı sosyal ve fiziksel olarak nasıl sağlanabilir?

 

Geç Kalanlar Ekibi; Semih Dilekçi, Elif Sinem İnan, Melike Erkan

Ekip, Beşiktaş’ın güncel kullanımını sorgulamaktadır.

Hayvan Barınma Alanları / Köpek Parkı Eksikliği: İnsanlar sahiplendiği hayvanlarla özgür bir şekilde vakit geçirememekte. Bu sorun yeşil alan eksikliğini de beraberinde getirmekte. Diğer sokak hayvanları için de yaşam alanı darlığı mevcut.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

Oyun Alanı Eksikliği: Beşiktaş bir sahil semti olmasına rağmen insanların doğa ile bütünleşebileceği, çocuk ve gençlerin vakit geçirebileceği alanların eksikliği söz konusu.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

Aidiyet: Eskiye dair bir imge arayışı ve o parça ile bir arada bulunduğunu gösteren bir hatıra.

şehrine ses ve yavaşla ve keşfet

Sahiplenme: Konum ve çevredeki duyarsızlıktan dolayı görülen ama önemsenmeyen heykel.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

Geniş kaldırımlı caddelerin restoranların işgali sonucu yayaların yoldan yürümesi ve bu durumun doğal karşılanması.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

“Çöp atmayınız” tabelası ve atılan çöpler ile mekanın sahiplenilmemesi ve insanlar arası iletişim bozukluğu.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

Doğa ile iç içe; bu fotoğrafta eski bir binanın üzerinde oluşan sarmaşıkları görüyoruz. Kendiliğinden ortaya çıkmış doğal güzellik unsuru, beton bir yapıda yaşamakta ve insanları rahatsız etmemekte.

şehrine ses ver yavaşla ve keşfet

Ekipler çalışmalarına Beşiktaş merkezinde yapacakları kaynak arayışı ve etkileşimlerle devam edecekler. Sosyal medyadan #yavaşlavekeşfet #şehrinesesver ile takip edip ekiplere katkı verebilirsiniz.

Kategoriler
atölye kent

YAVAŞLA VE KEŞFET KENT ATÖLYELERİ, İLK DEĞERLENDİRME HAFTASI | ÜSKÜDAR

“Yavaşla ve Keşfet” Kent Atölyelerimizin çalışmalarına, 8 Kasım Cumartesi günü, Beşiktaş ve Üsküdar ‘keşif’ ekipleri ile başladık. Hızla akan hayatlarımızda yavaşlayıp yaşadığımız alanlara daha dikkatli gözlerle baktığımız atölyemizde, çekirdek olarak 3er kişilik toplam 10 ekip çalışma yapıyor.

Atölye amaçlarının ve yöntemlerinin paylaşıldığı, Yapı Endüstri Merkezi’nin ev sahipliğinde yapılan tanışma toplantısında, yapılan keşiflerin, çevre ve yerli halk etkileşimi ile birlikte geliştirilmesi özellikle belirtildi. Mimar, iç mimar, görsel iletişim tasarımcı, şehir ve bölge planlamacı, elektronik ve haberleşme mühendisi, endüstri mühendisi, endüstriyel tasarımcı, sosyal antropoloji dallarından katılımcılarımızla; mimar, sosyolog, tasarımcı, şehir bölge planlamacıdan oluşan ekibimiz buluştu. Ekibimizden Sevcan, Türkiye’de ve dünyada uygulanan farklı etkileşim yöntemlerini paylaştı. İnsanlarla etkileşim ve iletişim kurmanın boyutları hakkında tartışıldı.  4 hafta sürecek kent atölyelerimizde, ekiplerin çalışma semtleri belirlenerek programın süreci konuşuldu.

Atölyenin ikinci gününde, Üsküdar ve Beşiktaş’ta ayrı zaman dilimlerinde buluştuk. Ekibimizin hazırladığı haritalardan, önceden belirlenmiş rotaları izleyerek tarihi yapıları dolaştık. Üsküdar’da Mihrimah Sultan Çocuk Kütüphanesi önünde buluşarak Üsküdar’da yerleşimin ilk başladığı günlerden bugüne evrimini konuştuk. Beşiktaş’ta Deniz Müzesi önünde toplanarak kimi zaman eskizlerin, kimi zaman söyleşilerin eşlik ettiği bir gezi yaptık. Hep birlikte zihnimizdeki çerçevelerin dışına çıkarak senaryolar üretmeye çalıştık. Alışkanlıklarımızdan birkaç adım ileriye giderek daha esnek bir gözle sokakta aylaklık yaptık.

Atölyenin ikinci cumartesi günü, Üsküdar ekipleri ile İstanbul Klasik Türk Sanatları Vakfı’nın toplantı salonunda buluşarak tüm keşif ögelerini birlikte değerlendirdik. Her ekip kendi keşiflerini sundu. Ekibimizden Yasemin, sosyolojideki yaklaşımlarla boşluk(space)/yer(place)/konum(location)/duygusal manzara(landscape) konusunda bir paylaşım yaptı. Bazen aynı kareye farklı yorumları, durumun sosyo-ekonomik etkilerini, mekanları çeşitli altyapılar ile görebildiğimizde nelerin bizi zenginleştirdiğini değerlendirdik.

Bu hafta kaynak araştırması ile tek ögeye indirilecek olan keşiflere, kaynak desteği sağlamak isterseniz, lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Gezi rotası boyunca katılımcılara hem ortak hem de bireysel keşifleri için zaman verildi. Hem nüfusun yoğun ve hem de hızın üst seviyelerde olduğu bu iki bölgede, yavaşlayıp keşfetmek adına yaptığımız çalışmalardan ekiplerle 5er öge belirlendi. Bu alanlarda belirlenen 5 keşif öğesi (tarihi, yaşam ve ihtiyaç öğeleri), eskiz, fotoğraf ve alan ile ilgili ekiplerin algılarından oluşuyor.

Bu keşifler, ikinci hafta Cumartesi günü ekiplerin kendi semtlerinde bir araya gelerek değerlendirildi. Her ekip ile kendi pencerelerimizden semti tanırken, aynı ögeye bile ne kadar çeşitli gözlerle balkabileceğimizi gördük. Yakaladığımız bu çeşitlilik ve renklilik algısı, yaşadığımız alanların gelişiminde bize ufuk açtı.

ÜSKÜDAR KEŞİFLERİ

Metaform Ekibi; Özge Aykut, Büşra Birinci ve İpek Geç

Ekip, Üsküdar’daki kaybolmuş mekanlar, kullanımda ve tanımlamalarda arada kalmıştlık hissiyatına dikkat çekiyor.

Ağırçekim Ekibi; Ayşe Nisa Kılıç, Cansu Kırcan, Heves Şahin ve Dilara Tokgöz

Ekip, su yolları üzerindeki çeşmeler, tarihi alanlardaki avlular, üzerinden kullanım çeşitliliği ve aidiyet duygusunu sorguluyor.

Yavaşlamak ve keşfetmek için Üsküdar’da pazar günü yaptığımız araştırma gezisi bizim için bir başlangıç oldu. Çoğunlukla yol üstü bir geçiş rotası olarak kullandığımız semtin arka sokaklarını, tarihi yapılarını ve yaşamını keşfetme imkânı bulduk.
Çoğunlukta muhafazakâr bir kesimin odak noktası olan mekanlara, daha farklı bakış açısındaki bireylerin de dahil edilebilmesiyle geniş kitlelerin bir arada yaşayabilme potansiyelini sorgulattı. Bu doğrultuda atölyenin bize, hedeflerimize, sorularımıza ve sorfularımıza destek olmasıyla kendi şehrimizde rahatsızlık duyduğumuz sorunları fark ettirip bunların üzerine gidilmesini sağlayacağımıza inanıyoruz.

Tarihi Öğeler

  • Mihrimah Sultan Külliyesi
  • Balaban Baba Tekkesi ve çeşmesi
  • Karadavut Camii
  • Sultan 3. Ahmet Meydan Çeşmesi
  • Şemsi Ahmet Paşa Camii

Yaşam Öğeleri

  • Şemsi Ahmet Camii’nin denize bakan cephesi
  • Üsküdar Meydan
  • Üsküdar İskelesi
  • Mihrimah Sultan Külliyesi Avlusu
  • Balaban Caddesi

İhtiyaç Öğeleri

  • Üsküdar Çarşı
  • Tarihi Üsküdar Yumurtacısı
  • Çok Katlı Otopark
  • Şemsi Ahmet Paşa Avlusunda bulunan tuvalet
  • Otobüs Firmalarının Bulunduğu Sokak

-Farklı kültür, bakış açısı, yaş aralığı gibi demografik özelliklere sahip kişiler için ortak kullanım alanları oluşturulabilir mi?
– Fonksiyonunu kaybetmiş tarihi alanları kentin şu anki hızına entegre ederek yeni işlevler kazandırılıp kullanıma sunulabilir mi?
– Kısıtlayıcı çitlerle kullanımı engellenen fakat donatı hesaplarında bize ait olduğu söylenen alanları halka kazandırabilir miyiz?
– Orada yaşayan insanlar sokakların tarihi yapısının farkına varıp yaşamlarını buna göre biçimlendirebilirler mi?
– Üsküdar’ın günümüzdeki altyapısal su sorunlarına bir çözüm getirilebilir mi? Çeşmelerin çoğunluğunun işlevsizleşmesinin bugünkü altyapı problemleriyle bir ilgisi kurulabilir mi?

Takım Gibi Takım Ekibi; Metin Akın, Bige Öktem ve Gaye Naciye Koyuncu

Ekip, tarihi dokunun çeşitli yöntemlerle sıradanlaştırıldığını farkediyor. Kenti kullanım ilişkileri ile ele alıyor.

DSC_0253

Farklı zamanlarda Üsküdar’ı keşfettik ve sakin, huzurlu; dingin haline rağmen sokakta bir çeşit tabela istilasına kurban gittiğini keşfettik.
Bu tabelalar, tarihi dokuya/yapıya hiç düşünmeden yerleştiriliveriyor. İnanmadıysanız, ispatlayabiliriz, elimizde çok ciddi deliller var. Yukarıdaki fotoğrafta 3 tabela da aynı yeri gösteriyor ve üç farklı kuruma ait. Kültür Bakanlığı, Üsküdar Belediyesi ve kime ait olduğu belli olmayan bir başkası tarafından farklı bilgi kümeleri ve yazı türleri ile açıklamalar eklenmiş.

IMG_0757

Keşfettiğimiz bir başka şey ise; tarihsel dokuya “modernce” montelenmiş yapılar… Yapıların ne kadar tarihi değeri olduğunu bilemesek de, bu biçimde görüntülerle etrafta sıkça karşılaştık. Nerede bir güzide çeşme/bedesten/han vardıysa, hemen dibinde yeni bir yapılanma ile gösteriş çabasına kurban gitmiş gibi geldi. Düşününce bunun tarihsel dokuyu sıradanlaştırdığını anladık.

IMG_0802

İlginçtir, kime sorduysak, Üsküdar hakkında aldığımız cevaplar tek kelimeyle özetlendi “muhafazakar”. Üsküdar’ın toplumsal dokusunun muhafazakar olmasına yorduğumuz biçimde, parklarında/cami avlularında kadının pek yeri olmadığını keşfettik. Kaldırımı ol(may)an sokaklarında bile o kadar azdı ki bu durumu kadınların ve engellilerin toplumda var olma koşullarının sağlanmaması olarak görebiliriz.

Az Çoktur Ekibi; Zeynep Fettahoğlu, Tuğba Ünal, Tuğçe Arslan ve Ayla Ay

Ekip, Mihrimah Sultan Camisi avlusunu “balkon” olarak nitelendiriyor. Semtteki geçici yollar, kulübeler gibi ögelerin insancıllığını sorguluyor.

Atölyenin ilk durağı olan keşif gününde her gün aceleyle geçip gittiğimiz sokak, cadde ve meydanlardan, belirli bir rota üzerinde bu defa daha yavaş ve fark ederek görmek, verimli ve keyifliydi. Mekanları dünü, bugünü ve yarınlarıyla düşünerek, şehrin kaosunda birer odak haline getirmek ve bu mekanlara farkındalık yaratarak yeni bir kimlik kazandırmak amaçlı senaryolar hayal ettik. Bu senaryolarda kimi zaman mevcut işlevi korurken, kimi zaman tarihine işaret eden, kimi zamansa potansiyeli canlandıran yeni misyonlar yükledik.

Tüm Üsküdar ekipleri, 16 Kasım Pazar günü Üsküdar merkezde kaynak araştırması yapıyor olacaklar. Çekirdek ekiplere katılmak isterseniz twitterdan #yavaşlavekeşfet @sehrinesesver ile iletişim kurabilirsiniz. Sizleri de keşife katkıda bulunmaya çağırıyoruz!

 Beşiktaş ekipleri ile değerlendirmelerimizi yarın takip edebilirsiniz…