Günümüzde yeni mezun mimar ve iç mimarların genellikle en büyük eksikliği yapım deneyimleri ve meslek pratiklerinin yalnızca şantiye stajları ile kısıtlı kalmasıdır. Bunun en önemli nedeni aslında bir bütün olarak uygulanması gereken tasarım ve yapım eylemlerinin eğitim aşamasında genellikle farklı süreçler olarak ele alınmasıdır. Bu araştırmanın amacı mimarlık eğitiminde tasarlama ve yapma eylemlerini tek bir süreç olarak ele alan ve mesleki literatürde “tasarla-yap” (design-build), “inşa ederek öğrenme” (learning by building), “birebir yaparak öğrenme” (1/1 learning) gibi çeşitli adlarla anılan yaklaşımı örnekler yardımı ile incelemektir. Bu bağlamda, çalışmada öncelikle bu yaklaşım ve  pedagojik özellikleri araştırılmış ve bu yaklaşımı uygulayan okullar ve bu deneyimleri yaklaşımın öğrencilere katkılarını değerlendirmek amacıyla incelenmiştir.

Tarihsel süreç içinde mimarlık ve tasarım eğitimi birçok farklı yaklaşıma paralel olarak yürütülmüştür. Bu yaklaşımlarda, özde aynı olan ve öğrencilere verilmesi istenen mimarlık bilgisi ve becerisi farklı biçimlerde ve farklı pedagojik yaklaşımlar ile aktarılmıştır. Mimarlık eğitimi tarihinde üç dönemden bahsetmek mümkündür. Bunlardan ilki mimarlık eğitiminde gerçek anlamda usta-çırak eğitimi yaklaşımının benimsendiği ve eğitimin fiziksel ortamının “lonca ve inşaat alanlarının” olduğu dönemdir. İkinci dönemde fiziksel ortam “mimarlık okullarına” dönüşmekte; bu okullarda sadece kuramsal dersler verilirken tasarım deneyimi ise okul dışında mimarların atölyelerinde gerçekleştirilmektedir.[1] Bu dönemde yeni mezun öğrencilerin tasarım ve yapım sürecinin bütünlüğünü kavrama ve yapım süreci ile ilgili deneyim eksikleri mimarlık okullarının yeni arayışlar içine girmesine neden olmuştur. Günümüzde, temelleri Bauhaus ile atılmış olan ve teori ve pratiğin, tasarım ve yapımın bir bütün olarak uygulandığı bir yaklaşım benimsenmeye başlamıştır.[2]  Bu yaklaşım “tasarla-yap” (design-build), “inşa ederek öğrenme” (learning by building), “birebir yaparak öğrenme” (1/1 learning) gibi çeşitli adlarla anılmaktadır.

Pedagojik Yaklaşım

Günümüz geleneksel tasarım stüdyo eğitiminde öğrenciler genellikle önce projeyi eskiz ve modeller yardımı ile geliştirmekte ve son aşamada malzeme ve yapım tekniklerine karar vermektedir. Tasarla-yap (design-build) yaklaşımında geleneksel eğitimin tersine, yapılacak mimari ürünün kullanıcısı, yapım yeri, yapım olanakları gibi kısıtlayıcı gerçek şartlar nedeniyle tasarım, yapım teknikleri, malzeme seçimi yani baştan başa tüm süreç eşzamanlı olarak düşünülmektedir.  Dolayısı ile tüm tasarım ve yapım süreci iç içe geçmiş bir bütün olarak uygulanmaktadır. Bu aşamada öğrenciler geleneksel tasarım stüdyolarında pek de akla gelmeyen “Seçilen malzeme çevre şartlarına dayanım gösterebilecek mi?”, “Malzeme nereden sağlanabilir?”, “Düşük maliyetli mi?” gibi sorular ile projeyi geliştirmekte; malzemenin doğası ve yapım aşamasının zorlukları ile yüzleşmektedir.  Projeler, kavramsal fikirleri gerçekçi ihtiyaçlar ile aynı değerde dengeleyen bir tasarım süreci ile yürütülmektedir. Ana amaç mimari problem olarak ortaya çıkan gerçekçi ihtiyaçların tüm konsepti güçlendiren bir çözüm ile karşılanmasıdır. Bir tasarla-yap projesi yürütmenin en önemli pedagojik getirisi konsept ve sonuç ürün arasındaki direkt ilişkiyi keşfetme olanağıdır. Bir fikrin yapılı hale dönüşmesinde izlenen adımlar tek tek deneyimlenebilmektedir. Öğrenciler, tasarım sürecinde potansiyel konsept fikirleri eleme sürecini ve yapım sürecinde malzemelerin şekillendirilmesi sürecini yaşarlar. Kent içinde çalışmak, çevre sakinleri ile işbirliği ve iletişim gerektirir. Bu sosyal süreç öğrenciler için yine önemli bir kazanımdır. Bununla birlikte kente yapılacak her mimari ürün için çeşitli izinlerin alınması gerekir. Bu aşamada öğrenciler kısıtlayıcı yönetmelikleri öğrenirler ve izin alma sürecini de deneyimler[3].  Tasarla-yap yaklaşımı, inşaat alanı, yerleşim, müşteriler, zaman çizelgesi, bütçe ve inşaat sürecinin teknik gerekliliklerini kapsayan bir pedagojiye dayalıdır. Bu öğrenim deneyimi, geleceğin mimar ve iç mimarlarının yapım ile ilgili entelektüel ve pratik becerilerinin artırılmasında önemli katkılarda bulunmaktadır. [4]

 

Carpenter (1997), yapım sürecini parçadan bütüne, etkiden sebebe giden normatif bir süreç olarak tanımlar. Bu yönden süreç direkt deneyim ve gerçeklik ile ilişkilidir. Mimarlık eğitiminde de yaparak öğrenme büyük önem taşır. Çünkü mimarlık pratiği döngüsel bir süreçtir;  mimarlık pratiğine benzer biçimde inşa ederek öğrenme (learning by building) yaklaşımında önce fikir ortaya koyulmakta, fikir yapılarak üç boyutlu hale getirilmekte, mekan deneyimlenmekte ve gerektiğinde fikre geri dönülüp süreç yeniden başlatılmaktadır. İnşa ederek öğrenme yaklaşımı, her eylemin diğerinin katalizörü olarak çalıştığı bütünleşik bir sistemdir.[5] Bu anlamda “deneyimleyerek öğrenme” yaklaşımı ile benzerlik gösterir. Mimarlık eğitiminde “deneyimleyerek öğrenme” süreci, tasarımın iki boyutlu çizimler üzerinde kalması yerine tasarlanan mekanın üç boyutlu ve hatta 1/1 ölçekli olarak yapılması ve mekanın deneyimlenebilmesi olanağını sunmayı amaçlar.[6] Her iki yaklaşımda da mekanın üç boyutlu olarak deneyimlenmesi esastır.

Birebir yaparak öğrenme (1/1 learning) yaklaşımında mimari fikirleri hayali biçimde test etme ve yeniden şekillendirme yolunu izleyen geleneksel tasarım sürecinin tersine malzemeler ve yapım teknikleri ilk aşamada somut gerçekler olarak düşünülmektedir. Gerçekleştirilen projelerde, çalışılan konudaki mimari olasılıklar derinlemesine araştırılmakta ve bunu yaparken okul içi ve dışı toplulukların konu ile ilgili söylem ve deneyime katkıları provoke edilmektedir.  Burada öncelikli kaygı mimarlık imgeleri ve seçilen malzemeleri, bir bütün yaratmak amacıyla bir araya getirecek yolun öğrenilmesidir. 1/1 ölçekte çalışmak bu bütünleşmeyi ilk elden sağlar. Katılımcılar, belirlenen konu ile ilgili problemlere inşa edilmiş mimari ürünleri ve sunumları kapsayan somut söylemler vasıtası ile çözüm arama olanağını elde ederler. Bununla birlikte doğaları gereği toplumsal ve ortak çalışmaya dayalı eylemler olmaları nedeniyle bu deneyimlerde gerçekleştirilen mimari işlerin pozitif ve uzlaşmacı etkisi sadece estetik değerleri nedeni ile oluşmamaktadır; önemleri, söz konusu estetik değerleri destekleyen etik, sosyal, bağlamsal ve eğitici kaygılarda yatmaktadır.[7]

Birebir yaparak öğrenme yaklaşımı öğrencileri tasarım-yapım-öğrenme bütünleşik sürecinin aktif katılımcıları haline getirmek için uyarıcı bir ortam hazırlar. Bütünleşik sürecin evrimsel doğası gereği öğrenciler tasarım ve yapım ile ilgili yaratıcı becerilerini artırma olanağı bulabilmektedir. Birebir yaparak öğrenme, mimarlık eğitiminin ayrılmaz bir parçası olarak teori ve pratik arasında önemli bir köprü görevi görür. Bununla birlikte yaklaşımın bir fikrin deneyim ile gerçeğe dönüştürülmesi amacı ile geliştirilmesi şeklindeki eğitsel boyutunun yanında öğrencinin kent ya da kasaba gibi gerçek bir alanda çalışması ve bu çevrenin sakinleri ile iletişim kurması pedagojinin sosyal boyutunun da önemini gösterir. Bu çalışmalar, öğrencinin mimarlığın sosyal, kültürel ve yerel yönlerinin farkındalığının gelişmesine ve yerel malzemeler ile o bölgeye ait geleneksel yapım teknikleri ile tanışmasına olanak sağlar.[8] Öğrenciler, bu yaklaşım ile okul sınırları dışında özgür bir ortamda kullanıcılarla işbirliği ve takım çalışması deneyimlerini de kazanmaktadırlar.

Tasarla-Yap Program Örnekleri

 Carleton Üniversitesi Mimarlık Okulu- “Dinner is Served!” (Yemek Hazır!)

Amerika’daki Carleton üniversitesi mimarlık okulu tasarım stüdyosunda kuruluşundan beri süre gelen bir 1/1 ölçekte yapım geleneği vardır. Bu çalışmalardan biri olan “Dinner is Served!” okulun üçüncü yıl tasarım stüdyosunda gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerden Carleton üniversitesi kampüsü içinde bulunan Rideau ırmağının kenarında resmi bir yeme-içme alanı için bir tasarım stratejisi belirlemesi ve 1/1 ölçekte yapması beklenmektedir. Projede gerçekleştirilecek eylemler hazırlık, sunum, yemek yeme ve aydınlatma olarak belirlenmiştir. Bütünleşik tasarım ve yapım süreci 4 hafta sürmüştür. Kısıtlı süre nedeniyle malzeme seçimi, tasarım ve yapım aşamaları eşzamanlı olarak yürütülmüştür. Öğrenciler, özellikle yapım aşamasında grup çalışması ve gruplararası işbirliği deneyimlerini kazanmıştır. Yapım aşaması tamamlandıktan sonra öğrencilerden süreci ve sonuç ürünü bir düşünsel araç olarak çizim ve video anlatımlar ile yeniden gözden geçirmeleri istenmiştir.[9] (Resim1, 2)

1:1 @ Carleton University School of Architecture

Resim 1. “Dinner is Served-Beam” Projesi (Fotoğraf: Lucie Fontein, Kaynak: Jemtrud, Cazabon, 2002)

1:1 @ Carleton University School of Architecture

Resim 2. “Dinner is Served-Lounge” Projesi (Fotoğraf: Lucie Fontein, Kaynak: Jemtrud, Cazabon, 2002)

 

New York Devlet Üniversitesi Mimarlık Okulu-“Small Built Works” (Küçük Yapılı İşler)

Small Built Works projesi kenti laboratuar gibi kullanan deneysel bir tasarla-yap programıdır. Program çerçevesinde yürütülen çalışmalar Amerika Buffalo’daki New York Devlet Üniversitesi mimarlık okulunun lisans ve lisansüstü öğrencilerinin katılabildiği açık bir tasarım stüdyosu kapsamında gerçekleşir. Pennsylvania-Plymouth otobüs durağı, 2002 yılında gerçekleştirilen Small Buit Works projelerinden biridir. Durak, kentin deniz kıyısında olmasından esinlenen öğrencilerin ortak tasarım kararı olarak dalga formunda inşa edilmiştir. Öğrenciler projede konsept-malzeme ve sonuç ürün arasındaki direkt ilişkiyi deneyimleme fırsatını elde etmiştir. Otobüs durağı, çevresinden bağımsız bir ünite olarak ele alınmamış; yerleştirileceği yerin topografik durumuna uygun biçimde engelli kullanıcıların da erişilebilirliğini sağlamak amacıyla rampa ile entegre edilmiştir. Çelik malzeme ile inşa edilen durağın, çevre sakinleri ile iletişim, tasarım, malzeme seçimi, malzemelerin şekillendirilmesi, taşınması ve montajı aşamalarının tümünde öğrenciler aktif rol oynamıştır. [10] (Resim3, Şekil 1)

 joae_75 18..24

Resim 3. “Pennsylvania-Plymouth Otobüs Durağı” Yapım Aşaması (Fotoğraf: Brad Wales, Kaynak: Wales, 2006)

joae_75 18..24

Şekil 1. “Pennsylvania-Plymouth Otobüs Durağı” Projesi (Fotoğraf: Brad Wales, Kaynak: Wales, 2006)

 

ODTÜ Mimarlık Bölümü-“Arılı Bilgisayar İşliği”

ODTÜ mimarlık bölümünde ilk yılını tamamlayan öğrenciler ile gerçekleştirilen yaz stajında (Arch 190) yapım eylemi mimarlık süreçlerini keşfetmek amacı ile eğitsel bir araç olarak kullanılmaktadır. 2003 yılında Rize’de gerçekleştirilen staj, Arılı köyü bilgisayar işliğinin öğrencilerin aktif katılımı ile birebir ölçekte yapım sürecini kapsar. Çalışmada öğrenciler fiziksel, sosyal ve kültürel verileri ilk elden tanıma, mimarlık-yerel malzeme-geleneksel yapım teknikleri ilişkisini deneyimleme fırsatını elde etmiştir.  Projede zeminden yükseltilmiş bir tür depolama birimi olarak kullanılan geleneksel “serender” yapı tipi model olarak kabul edilmiştir. Bilgisayar işliğinin tasarım sürecinde öncelikle serenderin formunun performatif nitelikleri soyutlanmıştır. Serenderin jenerik kesiti bilgisayar işliğinin yapılacağı yerin topografik özelliklerine uygun olarak yeni bir kesite evrilmiştir. Bilgisayar işliği kesitin farklılaşarak tekrarlanması stratejisi ile tasarlanmış ve Rize’de bolca bulunan yerel ahşap malzeme kullanılarak öğrencilerin aktif katılımı ile inşa edilmiştir. Bu örnekte birebir yaparak öğrenme, “biçimi işlemlemek” olarak tanımlanan pedagoji ile deneyimlenmiştir. Öğrenme süreci 1/1 yapma eyleminin biçime dönüşmesi ile başlar ve bilgisayar işliği olarak somutlaşarak sonlanır [11]. (Resim 4,5)

resim 4

Resim 4. “Arılı Bilgisayar İşliği” Projesi (Kaynak: Gür, Yüncü, 2010)

resim 5

Resim 5. “Arılı Bilgisayar İşliği” Projesi Dış Görünüm  (Kaynak: Gür, Yüncü, 2010)

 

Washington Üniversitesi Mimarlık Okulu, Kansas Üniversitesi Mimarlık Okulu- “Insurgent Architecture” (İsyankar Mimarlık)

Washington ve Kansas üniversiteleri mimarlık okullarının işbirliği ile gerçekleştirilen “Insurgent Architecture” projesi Katrina hortum felaketi sonrasında New Orleans şehrinde yaşayanlara destek amacıyla gerçekleştirilen toplum odaklı akademik bir tasarla-yap programıdır. Program, afet sonrası iletişim amaçlı duyuru panoları, gölgeleme birimi, sosyal kulüp bahçesinde toplanma alanı ve sosyal kulüp iç mekan mobilyalarının tasarla-yap yaklaşımı ile tasarlanması ve yapımını kapsar. Tasarımlarda gerçekleştirilen yenilikçi formlar yerel ahşap malzeme ve dış etkilere dayanıklı çelik malzeme kullanılarak CNC yapım teknikleri ile gerçekleştirilmiştir. Projede üçüncü ve dördüncü yıl tasarım stüdyosu öğrencileri, çevredeki afro-karayipli topluluk ile iletişim, bağış toplama, tasarım, yapım, birleştirme ve montaj gibi tüm süreçlerden sorumludur. Bu projede öğrenciler, tasarım ve yapım süreçlerinde kazandıkları deneyim yanında toplumsal sorumluluk ve çevre ile işbirliği konularında da önemli kazanımlar elde etmiştir. Proje 2008 yılında tamamlanmıştır.[12] (Resim 6,7,8)

joae_1001 32..39

Resim 6. “Insurgent-Architecture-Toplanma Alanı” Projesi Yapım Aşaması (Kaynak: Corser, Gore, 2009)

joae_1001 32..39

Resim 7. “Insurgent-Architecture-Toplanma Alanı” Projesi (Kaynak: Corser, Gore, 2009)

joae_1001 32..39

Resim 8. “Insurgent-Architecture- Sosyal Kulüp İç Mekan Mobilyaları” Projesi (Kaynak: Corser, Gore, 2009)

Sonuç

Tasarla-yap yaklaşımı mimarlık ve iç mimarlık eğitiminde tasarlama ve yapma eylemlerini entegre ederek teori ve pratiği öğrenciye bir bütün olarak sunan bir eğitim aracıdır. Çağdaş mimarlık eğitiminin beraberinde getirdiği özgür ortam sağlayarak hayal gücünü harekete geçirme, hipotezler ve yeni fikirler üretme, üretilen hipotezleri test etme ve fikirlerin yapılarak birebir deneyimlenmesi anlayışı, mimarlık okullarının tasarla-yap programlarına ilgisini artırmıştır.  Araştırmada incelendiği üzere yaklaşımın pedagojik açıdan öğrenciye kazandırdığı beceri ve deneyimler, malzeme ve yapım tekniklerini tanıma ve deneyimleme, tasarım ve yapım aşamalarının döngüsel ve bütünleşik bir süreç olduğunu kavrama, tasarladığı mekânların gerçekleşmesine aktif katılım, gerçek şartların kısıtlayıcılığı ile çalışma, kullanıcı ve müşteriler ile işbirliği tecrübesi kazanma, takım çalışmasını deneyimleme ve mimarlığın sosyal, kültürel ve ekonomik yönlerini tanıma şeklinde özetlenebilir.

Tasarla-yap yaklaşımının formel eğitimdeki uygulamaları çok çeşitli biçimlerde gerçekleşmektedir. Bu çalışmada seçilen örnekler incelendiğinde tasarla-yap projelerinin formel eğitime (1.)tasarım stüdyoları, (2.)yaz stajları, (3.)workshop çalışmaları bünyesinde entegre edilebileceği görülmüştür. Bunlardan ilki, yaklaşımın tasarım stüdyosu bünyesinde uygulanması yöntemi iki farklı biçimde yürütülebilir:   New York devlet üniversitesi mimarlık okulu tarafından gerçekleştirilen “Small Built Works” (Küçük Yapılı İşler) projesine benzer biçimde bazı mimarlık/tasarım okulları müfredatlarında sadece tasarla-yap projelerinin yapıldığı dönemlik tasarım stüdyolarına yer vermektedir. Bazı okullarda ise geleneksel tasarım stüdyo sürecinin sadece 4-5 haftalık kısmı tasarla-yap projelerine ayrılmaktadır. Bu uygulamaya örnek olarak verilebilecek Carleton üniversitesi mimarlık okulunda yürütülen “Dinner is Served!” (Yemek Hazır!) projesinde tasarım stüdyosunun 4 haftalık kısmında tasarla-yap projesi gerçekleştirilmiş geri kalan süreçte öğrenciler süreci ve sonuç ürünü bir düşünsel araç olarak çizim ve video anlatımlar ile yeniden gözden geçirmiş ve projeyi yeniden şekillendirmiştir. Yaklaşımın eğitime entegrasyonunun bir diğer yöntemi, ODTÜ mimarlık bölümünde uygulanan Arılı yaz stajı örneğindeki gibi yaz stajının bir tasarla-yap projesine ayrılmasıdır. Yaz stajları, öğrencilerin tasarla-yap-öğren sürecini gerçek şartların kısıtlayıcılığı ile deneyimlemesine olanak tanır. Yaz stajlarında öğrenciler, tasarım-yapım bütünleşik sürecini deneyimleme dışında yerel malzeme-geleneksel yapım teknikleri ilişkisini ilk elden tanıma fırsatını elde eder. Son olarak yaklaşımın formel eğitim dışında enformel bir uygulama olarak da eğitim ile bütünleştirilebileceği görülmüştür. Bunun en yaygın uygulama aracı workshoplardır. Workshoplar okul içi bir aktivite olarak düzenleneceği gibi “Insurgent Architecture” (İsyankar Mimarlık) projesinde olduğu gibi sivil toplum örgütleri, kamu kuruluşları  ya da gerçek müşteri/sponsorların ihtiyaçlarına yönelik olarak da gönüllü öğrenciler ile gerçekleştirilebilmektedir. Araştırmada incelenen “Insurgent Architecture” projesi hortum felaketi sonrasında mimarlık okullarının Porch isimli bir sivil toplum örgütü ile işbirliği kurması ile ortaya çıkmıştır. Bu süreçte öğrenciler yapım deneyimine ek olarak toplumsal sorumluluk ve çevre ile işbirliği hususlarında da önemli kazanımlar elde etmiştir. Araştırmada incelenen tasarla-yap-öğren yaklaşımının formel eğitime entegrasyon yöntemleri pedagojik açıdan daha yeni yeni araştırılmaya ve denemeye devam etse de çağdaş mimarlık ve tasarım eğitiminin teori ve pratiği bütünleştirme eğilimi,  gelecekte tasarla-yap yaklaşımının mimarlık okullarında çok daha fazla uygulama alanı bulacağını düşündürmektedir.

 

Kaynaklar

Carpenter, W.J. 1997, “Learning by Building: Design and Construction in Architectural Education”, Van Nostrand Reinhold, New York, ss.8

Canizaro, V.B. 2012, “Design-Build in Architectural Education: Motivations, Practices, Challenges, Successes and Failures”, International Journal of Architectural Research, S.6/3, ss.20-36

Ciravoğlu, A. 2003, “Mimari Tasarım Eğitiminde Formel ve Enformel Çalışmalar Üzerine”, Yapı Dergisi, S.257, ss.43-47.

Corser, R., Gore, N. 2009, “Insurgent Architecture, an Alternative Approach to Design-Build”, Journal of Architectural Education,  S.62/4, ss. 32-39

Gür, F.G., Yüncü, O. 2010, “An Integrated Pedagody for 1/1 Learning”, METU JFA, S.2010/2, ss.83-94

Jemtrud, M., Cazabon, Y.P. 2002, “1:1 @ Carleton University School of Arhitecture”, Journal of Architectural Education, S.55/3, ss. 167-173

Tuğlu Karslı, U. 2013, “Mimarlık Eğitiminde Deneyimleyerek Öğrenme, Uygulama Atölyelerine Bir Bakış, Les Grands Ateliers Örneği”, Mimar.ist Dergisi, S.47, ss.84-94

Wales, B. 2006, “Small Built Works Project, Energizing the Public Realm in Buffalo”, Journal of Architectural Education, S.60/2, ss. 18-24

 


 utuglu

Yazan; Yrd.Doç.Umut TUĞLU KARSLI

Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Görevlisi, utuglu@dogus.edu.tr
Bu yazı Mimarlık Dergisi’nin 379. sayısında yayınlanmıştır.
 

 

[1] Ciravoğlu, 2003

[2] Carpenter, 1997

[3] Wales, 2006

[4] Canizaro, 2012

[5] Carpenter, 1997

[6] Tuğlu Karslı, 2013

[7] Jemtrud, Cazabon, 2002

[8] Gür, Yüncü, 2010

[9] Jemtrud, Cazabon, 2002

[10] Wales, 2006

[11] Gür, Yüncü, 2010

[12] Corser, Gore, 2009

Please follow and like us: