İstanbul, 300 bin yıllık bir yerleşim tarihine ve kültürüne sahip. Bunun 1600 yılında, çeşitli devletlere başkentlik yapmış. Sayısız insan, dil, kültür, tapınak, barındırmış. Şu anda içinde bulunduğumuz hayat koşuşturmasında ise o kadar hızlı yaşıyoruz ki, yavaşlamak ve bir nefes almak, durup bir etrafa bakmak bazen zor geliyor. Geçtiğimiz, gördüğümüz yerlerin farkına varamıyoruz, kentin kültür oluşumuna katkıda bulunma fırsatı yakalayamıyoruz.  Kentteki önemli ögelerin, herkesce farkındalığının sağlanabilmesi doğrultusunda yapılan Şehrine Ses Ver Kentsel Tasarım Atölyesi | İstanbul ürünleri, her kentlinin bir nebze nefes alıp kentine ve yaşadığı kültüre bakması inancı ile geliştirildi.

Eylül ve Ekim aylarında gerçekleştirilen atölye, kentlerdeki gizil güçleri (potansiyelleri) yakalamayı, tasarlamayı, kentin kullanıcıları ile birlikte uygulamacıların kentsel alanlara dokunmasını yüreklendirmeyi, nitelikli ve kimlikli kentsel/kamusal alanların kente kazandırdıklarına ilgi çekmeyi hedefliyor. Şehrine Ses Ver Disiplinlerarası Üretim’in ilk atölyesi, Eylül ayında Kadıköy’de, infografik ve bilgi görselleştirmeleri konusunda gerçekleşmişti. İkinci atölye de Şehrine Ses Ver’in öncülüğünde,  tasarimyarismalari.cominfografik.com.tr ve Sokak Bizim Derneği eşliğinde, SALT Galata evsahipliğinde yapıldı.

Şehrine Ses Ver Kentsel Tasarım Atölyesi | İstanbul’da şehrin çeşitli alanlarında çalışmalarını yürüten beş ekip, çalışmalarını Şubat ve Mart aylarında geliştirerek 18 Mart’ta SALT Galata’da yapılan sunumlar ve forumda paylaştılar. 125 başvuru arasından seçilen atölye katılımcıları, mimar, endüstri ürünleri tasarımcısı, kentsel tasarımcı, şehir ve bölge planlamacısı, peyzaj mimarı, toplumsal ve siyasal bilimci ve grafik tasarımcı alanlarından uzmanlaşıyor. 12 üniversiteden ve 7 bölümden gelen 15 katılımcıda, üniversite 3. ve 4. sınıf öğrencisi olması veya mezuniyetlerinin üzerinden en fazla 3 yıl geçmiş olması koşulu arandı.

atölye infografik

18 Mart tarihinde yapılan sunumlar ve forum ile Süleymaniye’yi Keşfet; Kent Bostanları; Söğütlüçeşme’de ‘Kutu içinde Kutu’, Üsküdar ve Karaköy’den Sürpriz Yansımalar, Metrobüs’te Nereden Gideyim? temalarında yapılan çalışmalar, sunularak tartışıldı. Yoğun gündemde, “geleceğimizi besleyecek üretkenliği korumak ve geliştirmek” konulu forumda ilerleme yolları konuşuldu.

Atölye katılımcısı ekipler, çalışma sürecinin kendilerine birçok katkısı olduğunu belirttiler. Keyifli bir süreçte içlerine sinen çalışmalar oluştuğunu ve bundan mutluluk duyduklarını söylediler. Mesleki ve pratik alanlarda, zorunlu gidiş yolu olarak gösterilenlerden farklı yolları denemek ve keşfetmek herkesin ortak heyecanı idi.

Foruma katılan Cumhuriyet döneminin en üretken ve önemli mimarlarından Cengiz Bektaş, çalışmalardan büyük heyecan duyduğunu belirtti. Genç nesillerin üreterek öğrenmesinin önemini vurguladı. Okullarda ne yazık ki sağlanamayan, çeşitli yaş ve meslek gruplarının bir arada üretim yapmasının faydalarını dile getirdi. Her projenin parmak bastığı noktaların, kentte değerli bir yeri olduğunu, insanların farkındalıklarının arttırılmasının çok değerli olduğunu vurguladı.

Atölye Ürünleri

SÜLEYMANİYE’Yİ KEŞFET!  Proje ayrıntıları için tıklayınız…

şehrine ses ver_Süleymaniye Külliyesi

 

ÜSKÜDAR’DAN VE KARAKÖY’DEN SÜRPRİZ YANSIMALAR   Proje ayrıntıları için tıklayınız…

 

SÖĞÜTLÜÇEŞME’DE ‘KUTU İÇİNDE KUTU’   Proje ayrıntıları için tıklayınız…

şehrine ses ver_söğütlüçeşme

 

METROBÜSÜ KULLANABİLİYOR MUSUNUZ? NEREDEN NEREYE GİDERİM?  Proje ayrıntıları için tıklayınız…

metrobüs_sehrinesesver

BOSTANDAN İNDİM ŞEHİRE  Proje ayrıntıları için tıklayınız…

BOSTANCIBAŞI_ŞEHRİNESESVER

Proje sunumlarından sonra yapılan forumda, İstanbul’daki kültür üretimi ve tüketimi tartışıldı.1950’den itibaren tarım politikalarının değişmesi ve hazırlıksız sanayileşme ile çok yoğun göçler alan kentin, geleceğe yönelik kentsel politikalar üretememiş olmasının doğurduğu sonuçlar konuşuldu. İnsanları besleyecek tiyatro, edebiyat gibi sanat üretimlerinin de bundan etkilendiği, sanatsal üretimdeki bu durağanlığın kentsel alanlara da yansıdığı dile getirildi. Bu durumun da artık İstanbul’u ‘kent’ tanımına uymaktan çıkmak üzere yönlendirdiği söylendi. Kentin insanları bir araya getirmesi, gençlere yer açması, tasarım ve nitelikli üretimler ile tüketimin dengelenebilmesi beklentileri aktarıldı. Tarihi ve geçmişi ile İstanbul’un  özgün ve doğal hali ile yaşatılması dileği vurgulandı.

Şehrine Ses Ver tarafından, bundan sonraki çalışmalarda Anadolu kentlerine yayılma durumu açıklandı. Anadolu’nun var olan ve yitirilmemiş dokusu ile yüzyıllardır süren kültürel geçmişinin, genç nesilleri besleyerek güçlendireceği belirtildi. Bu hedefle yapılabilecekler, foruma katılanlar ile değerlendirildi. Yazın Anadolu’da yapılabilecek bir etkinlik ile hem çevrenin tanınabileceğinin, hem de çocuklar ve yerel halk ile doğrudan iletişim kurulabileceğinin kanaatine varıldı.

Şehrine Ses Ver Atölye çalışmaları ürünleri, önümüzdeki günlerde yapılacak sergiler ile de paylaşılacak.

TÜM PROJELER İÇİN GALERİ SAYFAMIZI ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ.

Tüm atölye katılımcılarımıza keyifli katkıları ve yoğun emekleri için çok teşekkür ederiz.

Please follow and like us: