“Yavaşla ve Keşfet” Kent Atölyelerimizin çalışmalarına, 8 Kasım Cumartesi günü, Beşiktaş ve Üsküdar ‘keşif’ ekipleri ile başladık. Hızla akan hayatlarımızda yavaşlayıp yaşadığımız alanlara daha dikkatli gözlerle baktığımız atölyemizde, çekirdek olarak 3er kişilik toplam 10 ekip çalışma yapıyor.

Atölye amaçlarının ve yöntemlerinin paylaşıldığı, Yapı Endüstri Merkezi’nin ev sahipliğinde yapılan tanışma toplantısında, yapılan keşiflerin, çevre ve yerli halk etkileşimi ile birlikte geliştirilmesi özellikle belirtildi. Mimar, iç mimar, görsel iletişim tasarımcı, şehir ve bölge planlamacı, elektronik ve haberleşme mühendisi, endüstri mühendisi, endüstriyel tasarımcı, sosyal antropoloji dallarından katılımcılarımızla; mimar, sosyolog, tasarımcı, şehir bölge planlamacıdan oluşan ekibimiz buluştu. Ekibimizden Sevcan, Türkiye’de ve dünyada uygulanan farklı etkileşim yöntemlerini paylaştı. İnsanlarla etkileşim ve iletişim kurmanın boyutları hakkında tartışıldı.  4 hafta sürecek kent atölyelerimizde, ekiplerin çalışma semtleri belirlenerek programın süreci konuşuldu.

Atölyenin ikinci gününde, Üsküdar ve Beşiktaş’ta ayrı zaman dilimlerinde buluştuk. Ekibimizin hazırladığı haritalardan, önceden belirlenmiş rotaları izleyerek tarihi yapıları dolaştık. Üsküdar’da Mihrimah Sultan Çocuk Kütüphanesi önünde buluşarak Üsküdar’da yerleşimin ilk başladığı günlerden bugüne evrimini konuştuk. Beşiktaş’ta Deniz Müzesi önünde toplanarak kimi zaman eskizlerin, kimi zaman söyleşilerin eşlik ettiği bir gezi yaptık. Hep birlikte zihnimizdeki çerçevelerin dışına çıkarak senaryolar üretmeye çalıştık. Alışkanlıklarımızdan birkaç adım ileriye giderek daha esnek bir gözle sokakta aylaklık yaptık.

Atölyenin ikinci cumartesi günü, Üsküdar ekipleri ile İstanbul Klasik Türk Sanatları Vakfı’nın toplantı salonunda buluşarak tüm keşif ögelerini birlikte değerlendirdik. Her ekip kendi keşiflerini sundu. Ekibimizden Yasemin, sosyolojideki yaklaşımlarla boşluk(space)/yer(place)/konum(location)/duygusal manzara(landscape) konusunda bir paylaşım yaptı. Bazen aynı kareye farklı yorumları, durumun sosyo-ekonomik etkilerini, mekanları çeşitli altyapılar ile görebildiğimizde nelerin bizi zenginleştirdiğini değerlendirdik.

Bu hafta kaynak araştırması ile tek ögeye indirilecek olan keşiflere, kaynak desteği sağlamak isterseniz, lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Gezi rotası boyunca katılımcılara hem ortak hem de bireysel keşifleri için zaman verildi. Hem nüfusun yoğun ve hem de hızın üst seviyelerde olduğu bu iki bölgede, yavaşlayıp keşfetmek adına yaptığımız çalışmalardan ekiplerle 5er öge belirlendi. Bu alanlarda belirlenen 5 keşif öğesi (tarihi, yaşam ve ihtiyaç öğeleri), eskiz, fotoğraf ve alan ile ilgili ekiplerin algılarından oluşuyor.

Bu keşifler, ikinci hafta Cumartesi günü ekiplerin kendi semtlerinde bir araya gelerek değerlendirildi. Her ekip ile kendi pencerelerimizden semti tanırken, aynı ögeye bile ne kadar çeşitli gözlerle balkabileceğimizi gördük. Yakaladığımız bu çeşitlilik ve renklilik algısı, yaşadığımız alanların gelişiminde bize ufuk açtı.

ÜSKÜDAR KEŞİFLERİ

Metaform Ekibi; Özge Aykut, Büşra Birinci ve İpek Geç

Ekip, Üsküdar’daki kaybolmuş mekanlar, kullanımda ve tanımlamalarda arada kalmıştlık hissiyatına dikkat çekiyor.

Ağırçekim Ekibi; Ayşe Nisa Kılıç, Cansu Kırcan, Heves Şahin ve Dilara Tokgöz

Ekip, su yolları üzerindeki çeşmeler, tarihi alanlardaki avlular, üzerinden kullanım çeşitliliği ve aidiyet duygusunu sorguluyor.

Yavaşlamak ve keşfetmek için Üsküdar’da pazar günü yaptığımız araştırma gezisi bizim için bir başlangıç oldu. Çoğunlukla yol üstü bir geçiş rotası olarak kullandığımız semtin arka sokaklarını, tarihi yapılarını ve yaşamını keşfetme imkânı bulduk.
Çoğunlukta muhafazakâr bir kesimin odak noktası olan mekanlara, daha farklı bakış açısındaki bireylerin de dahil edilebilmesiyle geniş kitlelerin bir arada yaşayabilme potansiyelini sorgulattı. Bu doğrultuda atölyenin bize, hedeflerimize, sorularımıza ve sorfularımıza destek olmasıyla kendi şehrimizde rahatsızlık duyduğumuz sorunları fark ettirip bunların üzerine gidilmesini sağlayacağımıza inanıyoruz.

Tarihi Öğeler

  • Mihrimah Sultan Külliyesi
  • Balaban Baba Tekkesi ve çeşmesi
  • Karadavut Camii
  • Sultan 3. Ahmet Meydan Çeşmesi
  • Şemsi Ahmet Paşa Camii

Yaşam Öğeleri

  • Şemsi Ahmet Camii’nin denize bakan cephesi
  • Üsküdar Meydan
  • Üsküdar İskelesi
  • Mihrimah Sultan Külliyesi Avlusu
  • Balaban Caddesi

İhtiyaç Öğeleri

  • Üsküdar Çarşı
  • Tarihi Üsküdar Yumurtacısı
  • Çok Katlı Otopark
  • Şemsi Ahmet Paşa Avlusunda bulunan tuvalet
  • Otobüs Firmalarının Bulunduğu Sokak

-Farklı kültür, bakış açısı, yaş aralığı gibi demografik özelliklere sahip kişiler için ortak kullanım alanları oluşturulabilir mi?
– Fonksiyonunu kaybetmiş tarihi alanları kentin şu anki hızına entegre ederek yeni işlevler kazandırılıp kullanıma sunulabilir mi?
– Kısıtlayıcı çitlerle kullanımı engellenen fakat donatı hesaplarında bize ait olduğu söylenen alanları halka kazandırabilir miyiz?
– Orada yaşayan insanlar sokakların tarihi yapısının farkına varıp yaşamlarını buna göre biçimlendirebilirler mi?
– Üsküdar’ın günümüzdeki altyapısal su sorunlarına bir çözüm getirilebilir mi? Çeşmelerin çoğunluğunun işlevsizleşmesinin bugünkü altyapı problemleriyle bir ilgisi kurulabilir mi?

Takım Gibi Takım Ekibi; Metin Akın, Bige Öktem ve Gaye Naciye Koyuncu

Ekip, tarihi dokunun çeşitli yöntemlerle sıradanlaştırıldığını farkediyor. Kenti kullanım ilişkileri ile ele alıyor.

DSC_0253

Farklı zamanlarda Üsküdar’ı keşfettik ve sakin, huzurlu; dingin haline rağmen sokakta bir çeşit tabela istilasına kurban gittiğini keşfettik.
Bu tabelalar, tarihi dokuya/yapıya hiç düşünmeden yerleştiriliveriyor. İnanmadıysanız, ispatlayabiliriz, elimizde çok ciddi deliller var. Yukarıdaki fotoğrafta 3 tabela da aynı yeri gösteriyor ve üç farklı kuruma ait. Kültür Bakanlığı, Üsküdar Belediyesi ve kime ait olduğu belli olmayan bir başkası tarafından farklı bilgi kümeleri ve yazı türleri ile açıklamalar eklenmiş.

IMG_0757

Keşfettiğimiz bir başka şey ise; tarihsel dokuya “modernce” montelenmiş yapılar… Yapıların ne kadar tarihi değeri olduğunu bilemesek de, bu biçimde görüntülerle etrafta sıkça karşılaştık. Nerede bir güzide çeşme/bedesten/han vardıysa, hemen dibinde yeni bir yapılanma ile gösteriş çabasına kurban gitmiş gibi geldi. Düşününce bunun tarihsel dokuyu sıradanlaştırdığını anladık.

IMG_0802

İlginçtir, kime sorduysak, Üsküdar hakkında aldığımız cevaplar tek kelimeyle özetlendi “muhafazakar”. Üsküdar’ın toplumsal dokusunun muhafazakar olmasına yorduğumuz biçimde, parklarında/cami avlularında kadının pek yeri olmadığını keşfettik. Kaldırımı ol(may)an sokaklarında bile o kadar azdı ki bu durumu kadınların ve engellilerin toplumda var olma koşullarının sağlanmaması olarak görebiliriz.

Az Çoktur Ekibi; Zeynep Fettahoğlu, Tuğba Ünal, Tuğçe Arslan ve Ayla Ay

Ekip, Mihrimah Sultan Camisi avlusunu “balkon” olarak nitelendiriyor. Semtteki geçici yollar, kulübeler gibi ögelerin insancıllığını sorguluyor.

Atölyenin ilk durağı olan keşif gününde her gün aceleyle geçip gittiğimiz sokak, cadde ve meydanlardan, belirli bir rota üzerinde bu defa daha yavaş ve fark ederek görmek, verimli ve keyifliydi. Mekanları dünü, bugünü ve yarınlarıyla düşünerek, şehrin kaosunda birer odak haline getirmek ve bu mekanlara farkındalık yaratarak yeni bir kimlik kazandırmak amaçlı senaryolar hayal ettik. Bu senaryolarda kimi zaman mevcut işlevi korurken, kimi zaman tarihine işaret eden, kimi zamansa potansiyeli canlandıran yeni misyonlar yükledik.

Tüm Üsküdar ekipleri, 16 Kasım Pazar günü Üsküdar merkezde kaynak araştırması yapıyor olacaklar. Çekirdek ekiplere katılmak isterseniz twitterdan #yavaşlavekeşfet @sehrinesesver ile iletişim kurabilirsiniz. Sizleri de keşife katkıda bulunmaya çağırıyoruz!

 Beşiktaş ekipleri ile değerlendirmelerimizi yarın takip edebilirsiniz…

Please follow and like us: